1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Yabancı vatanda kayıp gençler

Almanya'nın sınır dışı ettiği Kosovalılar arasında, burada büyümüş olan yüzlerce çocuk ve genç de var. UNICEF'in son raporu, izlenen politikanın önemli ruhsal sorunlara yol açtığını gösteriyor.

Kosova’nın batısındaki İpek kentinin yoksul mahallelerinden biri… Sokaklara çöp dağlarının görüntüsünün hâkim olduğu bu mahalle, 20 yaşındaki Ardiyan Canay’ın yeni adresi. Almanya’da doğmuş ve büyümüş olan, ancak yedi ay önce anne babasının vatanına sınır dışı edilen Ardiyan, “Almanya’da okula gidiyordum, ama bu burada mümkün değil. Şimdi kiramı ödemek için çalışmak zorundayım. Ayda 100 euro kazanıyorum, kiram 120 euro. Kendimi çok kötü hissediyorum. Ne ailem, ne de bir yakınım var. Burada kendim için bir gelecek göremiyorum.” şeklinde konuşuyor.

Uyum çok zor

Ardiyan ile aynı mahallede oturan 52 yaşındaki Shkëlzen Rama, sınır dışı edilmiş gençlerin ve çocukların ciddi sorunlarla yüz yüze kaldığını anlatıyor. “Toplumumuza doğru dürüst uyum sağlayamıyorlar." diyen Shkëlzen Rama, "Almanya’da doğup büyüyenlerin çoğu pek Arnavutça konuşamıyor. Her yer farklı. Bizim çocuklarımıza bir parça ekmek ile bir dolmalık biber verin, mutlu oluyorlar. Ama Almanya’da pizzayla, dondurmayla büyüyen gençlere ne verebiliriz ki?” şeklinde konuşuyor.

Mitrovica, Kosovo

Kosova Avrupa'nın en yoksul ülkesi.

Tek sorun yoksulluk değil

Kosova Avrupa’nın en yoksul ülkesi. İşsizlik oranı yüzde 40. Ancak Ardiyan için tek sorun yoksulluk değil. Durumu etnik kökeni nedeniyle daha da zorlaşıyor. Zira Ardiyan bir Kosova Mısırlısı. Bu etnik azınlığın mensupları, aynı Romanlar ve Aşkaliler gibi, Sırplar ve Arnavutlar tarafından “Çingene” olarak adlandırılıp aşağılanıyor. Savaş sonrası bu üç etnik azınlık da, Sırplarla işbirliği yaptıkları suçlamasıyla Arnavutlar tarafından yurtlarından sürülmüştü. Benzeri suçlamalar bugün de azınlıkların gündelik hayatta ayrımcılığa uğramasına neden oluyor.

Ayrımcılığa rağmen Almanya sınır dışı politikasını sürdürüyor

Maruz kaldıkları bu ayrımcılığa rağmen, Almanya 2009 yılından bu yana Kosovalı azınlıkları sınır dışı etmeyi sürdürüyor. 2010 yılında dönemin Federal İçişleri Bakanı Hristiyan Demokrat Thomas de Maizière’in Kosova ile imzaladığı anlaşma çerçevesinde, 12 bin kişinin Balkanlar’a geri gönderilmesi öngörülüyor. Bunların arasında Roman, Aşkali ve Kosova Mısırlısı olan yaklaşık 6 bin çocuk ve genç de var. Zira Kosova artık güvenli bir ülke olarak kabul ediliyor.

Hert dört çocuktan biri intiharın eşiğinde

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun hazırladığı “Sessiz Acı” adlı bir raporda ise, sınır dışının çocuk ve gençlerin ruhsal ve bedensel sağlığına zarar vermesi halinde, uygulamadan vazgeçilmesi talep ediliyor. Neredeyse her gencin sorunlu olduğunu gözler önüne seren raporun arkasındaki ekipten sosyal bilimci Verena Knaus, “Gençler çoğu zaman depresyondalar. Korku içinde olan, hatta somut olarak intiharı düşünen çocuklar var. Her dört çocuktan biri intihar etmek istiyor.” diyor.

Aileler dağılıyor

Birçok çocuk ve genç için sınır dışı edilmek, aynı zamanda ailesinden koparılmak anlamına geliyor. 28 yaşındaki Faruk Kelmendi de bu acılı deneyimi edinmek zorunda kalanlardan. “Kosova’ya geldiğimde, yapacak hiçbir şeyim yoktu. Ne bir işim, ne de bir evim. Hep tanımadığım, bilmediğim evlerde yaşamak zorunda kaldım." diye konuşan Faruk Kelmendi, şöyle devam ediyor: "Başlangıçta eşim beni malî olarak destekledi. Ancak sonra ayrıldık. Şimdi o kızımla Almanya’da yaşamaya devam ediyor, bense Kosova’dayım. Bu mesafe de ilişkimizi zorladı."

"Geri dönebilmek için her şeyimi veririm"

Faruk şimdi tek başına. Hem geçim sıkıntısı, hem de yalnızlık. Bunlar, Kosova Mısırlısı Ardiyan Canay’ın da baş etmek zorunda olduğu sorunlar. 20 yaşındaki Ardiyan, Almanya’ya geri dönebilmek için her şeyini vereceğini, zira tüm hayatını orada bıraktığını söylüyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Ayete Bekiray / Çeviren: Aydın Üstünel

Editör: Beklan Kulaksızoğlu