′Yabancı olarak anılmak istemiyoruz′ | ALMANYA | DW | 18.02.2015
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

'Yabancı olarak anılmak istemiyoruz'

80 sivil toplum örgütü bir araya gelerek, 13 madden oluşan bir deklarasyon yayınladı. Örgütler, etnik kimlikleri öne çıkarılmadan Almanya’nın politik ve toplumsal hayatına eşit katılım talep etti.

Almanya'da her geçen gün daha fazla organizasyonun bu düşünceyi savunduğu belirtilen deklarasyonda, 'Bugün artık Alman olmak için Alman atalara sahip olmanın yeterli olmadığı' ifadesi yer aldı.

Yeni Alman Medyası'ndan Ferda Ataman, ‘Yeni düşünen Almanya' sloganıyla toplanan örgütlerin, diğer göçmen örgütlerinden farklı olarak, gerek isimlerinin gerek kendilerini tanımlama biçimlerinin etnik kimlik anlayışını aştığını ifade etti. Almanya'da göçmenlere odaklı uyum politikasının miadını doldurduğunu savunan Ataman, inisiyatif olarak toplumsal dönüşümün doğru okunması ve bu doğrultuda bir politika izlenmesini talep ettiklerini söyledi. “Uyum konularının sadece göçmenlere dair konuşulmasını, tartışılmasını istemiyoruz. Uyum konusu, bütün toplum için geçerli olmalıdır. İkincisi, Alman toplumu artık eskisi gibi sadece mavi gözlü, sarı saçlı değil. Bunun normal bir şekilde algılanmasını, yani toplumda da siyasette de kabul görmesini istiyoruz” diyen Ataman sözlerini şöyle sürdürdü: ”Bugün Alman olmak elli sene önce Alman olmaktan farklı ve bunun böyle kabul edilmesi gerekiyor. Hala İslam, bize uyuyor mu, uymuyor mu? Bizim ülkemize dair mi, değil mi? dersek hiçbir şekilde yol kat edemeyiz.”

Katılımcı 80 örgütten biri olan Almanya Siyahlar İnisiyatifi'nin yöneticisi Tahir Della da, farklı etnik özellikler taşıyanların her ne kadar Almanya'da büyümüş, bu ülkenin diline, kültürüne hâkim bireyler olsalar da, toplumda hala kabul sorunu yaşadıklarını şu sözlerle savundu:”Almanya, kendini daha çok beyazların ülkesi olarak algılıyor. Toplum, bunu pek konu etmese, hatta inkâr etse de günlük hayatta sürekli karşımıza çıkıyor. Mesela ben Bavyera aksanıyla konuşan bir siyahî olarak, sürekli nereli olduğumla ilgili sorulara maruz kalıyorum. Münihli olduğumu söylemem yeterli olmuyor. Adımı soruyorlar, gerçekte nereden geldiğimi soruyorlar.”

‘Almanız ve söz sahibi olmak istiyoruz'

İnisiyatifte yer alan Deutsch Plus Derneği Başkanı Tahir Dilmaghani, deklarasyonda özellikle uyum konusuna yoğunlaşıldığına dikkat çekti. Dilmaghani bu bağlamda göçmenlere konsantre olan ve toplumda oluşan aksaklıklarda göçmenleri işaret eden bir uyum anlayışını reddettiklerini vurguladı. Deutsch Plus Derneği Başkanı, bunun yerine, ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı bir duruş sergileyen, eşit katılımlı bir toplum politikasını benimsediklerinin altını çizdi. Dilmaghani ”Bizim düşüncemiz şu: Biz yıllardır burada yaşıyoruz; ikinci, üçüncü kuşağız ve bundan sonra artık neye uyum sağlayabiliriz diye sorguluyoruz. Yani toplumun bir parçası olmak istiyoruz. Eşitlikçi bir toplum ve eşit katılımı savunan bir siyasi anlayış istiyoruz, bunun için çalışıyoruz” dedi.

Sıraladığı hedefleri gerçekleştirmek için sivil toplum örgütlerinin daha güçlü bir şekilde organize olması ve destek görmesi gerektiğini belirten Dilmaghani, ilk adım olarak 80 sivil toplum örgütünün Almanya'ya açık bir şekilde ‘Biz de halkız' mesajını verdiklerini şu sözlerle dile getirdi ” Yoğun bir şekilde meseleleri ele aldık, etraflıca ayrıntıları tartıştık. 80 örgüt olarak, ulaştığımız temel fikir birliği: Buradayız, Almanız ve söz sahibi olmak istiyoruz.”

13 madden oluşan deklarasyonda uyum, eşit katılım ve hoşgörü taleplerinin yanı sıra, modern göç toplumuna eşlik edebilecek yeni ve eşitlikçi bir eğitim sistemi talebi de yer aldı.

© Deutsche Welle Türkçe

Özlem Coşkun