1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Yabancı iş gücü tartışması alevlendi

Almanya çağırıyor, ama gelen yok! Almanya'yı nitelikli iş gücüne cazip hale getirmede çekilen sıkıntılar sürüyor. Federal Ekonomi Bakanı Rainer Brüderle'nin 'hoşgeldin primi' önerisi tartışma yarattı.

default

Nitelikli iş gücüne ihtiyacı her geçen yıl daha da artan Almanya’da yabancı işgücünü çekmek için atılan adımlar bir türlü sonuç vermiyor. On yıl önce başta bilişim uzmanları olmak üzere nitelikli iş gücüne Almanya’yı cazip hale getirmek için uygulamaya konan Green Card gibi. Özellikle de matematik, bilişim, fen bilimleri ve teknoloji alanında Almanya’da işgücü açığı kapatılamıyor.

Deutschland Chemikerin im Labor Chemieindustrie

Alman şirketlerinin dünyada sahip olduğu şöhrette şüphesiz nitelikli elemanlarının da büyük payı var. Ancak Alman şirketleri tam da bu noktada büyük bir sıkıntıyla karşı karşıya. Ülkede emekli sayısı hızla artarken yerine aynı niteliklere sahip yeni iş gücü bulmakta zorluk çekiliyor. Köln kentindeki Alman Ekonomi Enstitüsü’nden Dr. Oliver Koppel sorunu şöyle özetliyor:

“Şu an 5 ile 14 yaş arasında 8 milyon nüfusa sahibiz. Bu sekiz milyonun, 45-54 yaş arasındaki 12,5 milyon kişinin yerini doldurması gerekiyor. Sırf matematiksel olarak bile baktığınızda 4,5 milyon kişilik bir açıkla karşı karşıyayız.”

Alman İşverenler Birliği Başkanı Dieter Hundt da Almanya’nın demografik sorununa dikkat çekerek gelecekteki iş gücü ihtiyacını karşılayabilmek için siyaset, ekonomi, toplum ve sendikaların el ele vermesi gerektiğini vurguluyor:

“Öncelikle eğitimin daha okul öncesi yaşlarda iyileştirilmesi gerek. İstihdam piyasasına daha fazla kadının girmesini sağlamalıyız, özellikle de teknik mesleklerde. Ancak tüm bunların da ötesinde yüksek nitelikli yabancı işgücünün Almanya’ya göçünü kolaylaştıracak ya da mümkün kılacak düzenlemeler için çalışmalıyız.”

'Önce iç potansiyel kullanılsın'

Koalisyon ortağı Hür Demokrat Parti’den Ekonomi Bakanı Rainer Brüderle’nin, yüksek nitelikli yabancı iş gücünü Almanya’ya çekebilmek için şirketleri ‘hoş geldin primi’ ödemeye çağırması ise pek destek görmedi. Hristiyan Sosyal Birlik partili Bavyera eyaleti Başbakanı Horst Seehofer öneriyi doğrudan reddetmese de ağırlığın farklı bir yöne verilmesi gerektiğini belirtti:

“Sıralamanın doğru yapılması gerek. İlk olarak burada yaşayan iş gücü potansiyelini sonuna kadar kullanmalıyız. Almanya’da sonuçta üç milyonu aşkın işsiz var. İkinci olarak önümüzdeki yıl itibariyle Avrupa’da yeni üyelerle serbest dolaşım yürürlüğe giriyor. Yani sadece ikâmet edilen yer değil, çalışılan yer de serbestçe seçilebilecek. İş gücünün yurtdışından getirilmesi, ancak üçüncü aşamada sözkonusu olabilir.”

31jan_MIG_ingenieur.jpg

'İhtiyaç işsizler arasından giderilemez'

Ancak Almanya’daki üç milyon işsiz, tam da iş gücü sıkıntısı çekilen alanlarda istihdam edilebilir mi? Köln kentindeki Alman Ekonomi Enstitüsü’nden Dr. Oliver Koppel’ın yanıtı ‘hayır’.

“Sürdürdüğümüz tartışma, yüksek nitelikli tabakayla ilgili. Ve bu tabakada zaten sistematik bir işsizlik sorunu yok.”

Koppel, önümüzdeki yıl AB içinde yürürlüğe girecek serbest dolaşımın da bu soruna çare olabileceğinden şüpheli.

“Polonya'da mühendislik eğitimi almışsam tüm dünya bana açık. Mühendislik bilgisi, örneğin hukuk bilgisi gibi ülke sınırlarına bağlı değil. Mühendis olarak her yerde çalışabilirim. Sonuçta elektrik her yerde aynı şekilde akıyor. Sorun, bizim Polonyalı mühendisler için cazip olmamamız. İngiltere'ye gitmeyi çok daha fazla tercih ediyorlar.”

'Göçmene gelecek perspektifi sunulmalı'

Oliver Koppel, yurtdışından gelen nitelikli iş gücüne gelecek perspektifi sunabilmenin, örneğin süresiz oturum imkanı tanımanın ‘hoş geldin primi'nden çok daha önemli olduğunu belirtiyor. Ekonomi uzmanı, Almanya'ya gelen nitelikli elemanın ailesini yanında getirebilmesi, bürokratik engellerin azaltılması ve Almanya'da ‘istendiği' hissinin verilmesinin de önemine dikkat çekiyor.

“Örneğin, Hindistan'dan, Çin'den yüksek nitelikli yabancı işgücü Kanada, ABD, Avustralya, İngiltere gibi İngilizce konuşulan, yüksek nitelikli göçmenler konusunda uzun yıllardır faal olan ülkelere gitmeyi tercih ediyor. Almanya'ya gelmek ille de akıllarına gelebilecek bir fikir değil. Dil sorunu var. Geçici, süreli anlaşmalar da sorun teşkil ediyor.”

© Deutsche Welle Türkçe

Dirk Kaufmann/Çeviri: Beklan Kulaksızoğlu

Editör: Ayhan Şimşek

Önerdiğimiz linkler

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN