1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Winnenden kurbanları anlatıyor

Almanya’nın güneyindeki Albertville lisesi, 11 Mart’ta silahlı bir saldırganın baskınına uğradı. 112 kurşun sıkan saldırgan 15 kişiyi öldürdü. Aradan geçen 8 ayın ardından olayda yakınlarını yitirenler konuşuyor.

default

İstatistiklere göre, Amerika Birleşik Devletleri’nden sonra Almanya, okullarda silahlı saldırıların en çok yaşandığı ülke. 1964 yılından bu yana toplam 10 silahlı saldırıda çok sayıda öğrenci, öğretmen ve tesadüfen olay mahallinde bulunan insanlar hayatını kaybetti. Basının ilk aşamada geniş yer verdiği saldırılar bir süre sonra unutulup gidiliyor. Ancak ateş düştüğü yeri yakıyor. Bu saldırılarda çocuklarını eşlerini ve sevdiklerini kaybedenler ise hayatları boyunca bu acıyla yaşamak zorunda… Deutsche Welle’den Svenja Pelzel, bu yıl Winnenden’da düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden Selina’nın ailesiyle bir araya geldi ve acılarına kulak verdi:

Thomas ve Birgit Schweitzer neredeyse her gün Winnenden yakınlarında yaşadıkları köyün mezarlığındalar. Dalgın, suskun ve hüzünlü bakışları, kızları Selina’nın mezarının üzerindeki melek, mum, fotoğraf, çiçek ve mektuplar üzerinde geziniyor.


Selina henüz 15’indeydi

Selina, 11 Mart tarihinde, Albertville lisesine düzenlenen silahlı saldırı sırasında hayatını kaybettiğinde 15 yaşındaydı. 112 kez ateş eden saldırganın silahından çıkan kurşunlar, Selina’nın dışında dokuz öğrenci ve altı yetişkinin ölümüne yol açtı. 13 kişi de ağır yaralandı.

Selina, kafası sıranın üzerine yığılmış bir şekilde bulundu. Parmaklarının arasındaysa halen kalemini tutuyordu.

Selina’nın çok acı çekmeden öldüğü tahmin ediliyor. Annesi Birgit Schweitzer bu düşünceyle az da olsa rahatlıyor. Ama şu sözleri aslında kızının öldüğünü kabullenemediğini ortaya koyuyor.

Jahresrückblick 2009 Amoklauf in Winnenden

“Sürekli bir umuda kapılıp, titreme krizine giriyorum… Öldüğünü biliyorsunuz ama kabullenmek istemiyorsunuz. Halen bu duygu içersindeyim. Yani beyninizde onun öldüğünü biliyorsunuz ama öte yanda içinizden bir ses ‘tamam bak şimdi kapıdan içeri girecek’ diyor…”

Birgit, kızının mezarındaki çiçekleri düzeltirken, aniden ayağa kalkıyor.

“Şimdi hemen gitmeliyim, dayanamıyorum” diyip mezarlıktan çıkıyor… Birgit ve Thomas ile birlikte mezarlıktan 400 metre uzaklıktaki evlerine gidiyoruz. Baba Thomas atıcı ve avcı. Köpekleriyle birlikte her gün ormanda yürüyüş yapıyor. Ancak kızının da hayatını kaybettiği saldırıdan bu yana silahlarını yanına almıyor. Hatta o günden bu yana hiç ateş etmemiş.


Kampanyalar yankı buldu

Şimdilerde silahları kilitli bir dolapta duruyor. Ne yazık ki saldırıyı düzenleyen Tim K’nın babası olay günü silah yasasının öngördüğü bu kurala uymayarak silahların bulunduğu dolabı açık bırakmıştı ve Tim K. kolaylıkla aldığı babasının silahlarıyla çok sayıda kişinin ölümüne yol açtı. Saldırıdan sonra düzenlenen kampanyalar yankı buldu ve dönemin İçişleri Bakanı Wolfgang Schäuble üzerindeki baskılar sonucunda, 1 Temmuz tarihinde silah yasası ağırlaştırıldı. Ancak anne Birgit için bu yeterli değil:

“Biz silahlar konusunda bilinçlendirme istiyoruz. Atıcı derneklerine zarar vermek istemiyoruz ama mühimmat ile silahların ayrı muhafaza edilmesinden yanayız. Ve en çok insanların birbirleriyle ilgilenmelerini istiyoruz. Yani bir kişide sorun olup olmadığını fark etmemiz gerekiyor. En büyük beklentimiz aslında bu.”


“Sorumlular cezalandırılsın”

Winnenden saldırısında sevdiklerini kaybeden aileler suçluların cezalandırılmasını istiyor ve bu beklenti karşılanabilir. Stuttgart’taki başsavcılık silah yasasına uymayarak silahlarını açıkta bırakan baba hakkında suç duyurusunda bulundu. Selina’nın annesi ve babası için bu tabii ki kızlarını geri getirmeyecek bir adım. Ancak önemli…

“Bazen hiçbir şey acımı dindiremez diye düşünüyorum. Kendi kendime, böyle yaşamaya devam etmek zorundasın diyorum. Aslında gerçekten de beni neyin rahatlatabileceğini bilmiyorum.”

© Deutsche Welle Türkçe

Svenja Pelzel / Çeviri: Değer Akal

Editör: Beklan Kulaksızoğlu