1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Whitney Houston'a son veda

48 yaşında aniden hayatını kaybederek hayranlarını yasa boğan ünlü şarkıcı Whitney Houston, dün ailesi ve müzik ve sinema endüstrisinin önde gelen yıldızları tarafından gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı.

Whitney Houston

Whitney Houston

48 yaşında aniden hayatını kaybederek hayranlarını yasa boğan ünlü şarkıcı Whitney Houston, dün ailesi ve müzik ve sinema endüstrisinin önde gelen yıldızları tarafından gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı.

Houston’un doğup büyüdüğü New Jersey eyaletinin Newark kentindeki bir kilisede düzenlenen törene sadece ailesinin davet ettiği kişiler katılırken, milyonlarca kişi töreni İnternet ve TV üzerinden canlı olarak izledi.

11 Şubat’ta Los Angeles’daki otel odasının banyosunda ölü bulunan yıldızın cenazesine annesi, kardeşleri, akrabaları, eski eşi Bobby Brown ve 18 yaşındaki kızı Bobbi Kristina’nın yanısıra, aralarında Kevin Costner, Spike Lee, Oprah Winfrey, Mariah Carey, Mary J. Blige ve Alicia Keys’in da bulunduğu pek çok ünlü katıldı.

Tören, Houston’un çocukken Aretha Franklin’in vokalistliğini yapan annesi Cissy Houston ve şarkıcı kuzeni Dionne Warwick’le birlikte ilk kez şarkı söylemeye başladığı Yeni Umut Baptist Kilisesi’nde yapıldı.


Costner: “Sen sadece iyi değil, harikaydın”

Houston’un üne kavuşturduğu “I will always love you” (Seni daima seveceğim) adlı şarkının da yeraldığı “The Bodyguard” filminde, Houston’la birlikte başrolü paylaşan aktör Kevin Costner, törende çok duygusal bir konuşma yaptı.

“Bugün Whitney, onun için herşeyin başladığı yere, evine döndü” diyen Costner, “Bodyguard” filminin çekiminden önce Houston’un kendisine duyduğu güvensizlik ve kuşkuları nasıl yendiğini anlattı.

“Whitney, şu anda beni duyabilseydin eğer, sana şunu söylerdim: Sen sadece yeterince iyi değildin. Harikaydın. O lanet olası şarkının tümünü orkestra olmadan söyledin” diyen Costner, Houston’un başarı öyküsünün, genç nesillerin büyük düşünmeleri için ilham kaynağı olabileceğini vurguladı.

Costner, kariyerinin son yıllarında uyuşturucu ve alkol bağımlılığıyla mücadele eden Houston’un sesiyle kazandığı ünün, hem kendisini büyük kılan, hem de yeniden sendelemesine yol açan bir “yük” olduğunu da söyledi.

Törende Houston’un efsanevi Soul müzik şarkıcısı olan kuzeni Dionne Warwick, geçmişten günümüze önde gelen Gospel ve Pop şarkılarından bir demek sunarken, Alicia Keys, Houston’un herkesin kalbinde büyük yer edindiğini vurguladı ve ardından “Prelude to a Kiss” şarkısını söyledi.

Houston’un ailesinin, 2009’da ölen Michael Jackson için yapılanın aksine kamuya açık bir cenaze töreni düzenlemeyi istememesi, ünlü şarkıcının hayranlarını düşkırıklığına uğrattı. Houston’un ölümünden bu yana cenaze töreninin düzenleneceği kiliseye akın eden hayranları, onun için çiçekler, kartlar ve balonlar bıraktılar.
Cenaze töreninin dışında pek çok polisin görevlendirildiği ve caddelerin trafiğe kapatıldığı gözlenirken, polis yetkililerinin Houston hayranlarını evlerinde kalmaya ve töreni televizyondan izlemeye çağırmalarına rağmen yüzlerce kişinin, kilise yakınlarındaki polis noktalarına kadar gelmesi dikkat çekti.

Törene, Houston'un ölümünden dolayı eyaletteki bayrakların yarıya indirilmesi direktifini veren ve bu nedenle de bazı New Jersey’lilerin tepkisine hedef olan vali Chris Christie de katıldı. Houston’un yaşamının son yıllarındaki uyuşturucu bağımlılığı yüzünden gençlere kötü örnek olduğu gerekçesiyle bayrak indirme kararına tepki gelmesine rağmen, vali Christie, Houston’un “New Jersey’nin kızı” olması ve mesleğindeki olağanüstü başarıları nedeniyle bu onura layık görüldüğünü açıklamıştı.


Soruşturma devam ediyor

Öte yandan cesedinin, banyo küvetindeki suya batmış biçimde bulunduğu açıklanan Houston’un ölümüyle ilgili soruşturma sürüyor. Polis yetkilileri, geçen Pazar günkü Grammy ödül töreni için Los Angeles’da bulunan ve Beverly Hilton otelinde kalan yıldızın suda boğulma ihtimalini araştırırken, otel odasından reçeteyle satılan ilaç şişeleri toplamışlardı.

Ancak yetkililer, bulunan ilaç miktarının olağandışı gözükmediğini ve bu ilaçların Houston’un ölümüyle herhangi bir ilgisi bulunup bulunmadığının kesinleşmediğini vurgulamışlardı. Ünlü şarkıcının hayatının son saatlerinde ne yaptığını anlamaya çalışan soruşturma yetkilileri, Houston’un doktorları ve sağlık ekibi ile görüşmeye ve herhangi bir hastalığı bulunup bulunmadığı konusunda bilgi toplamaya devam ediyorlar.

Cinayet olarak görülmüyor

Beverly Hills polis yetkilileri, Houston’un ölümü hakkında cezai soruşturma başlatma planları olmadığını ve olayı bir cinayet olarak değerlendirmediklerini, ayrıca Houston’un vücudu üzerinde herhangi bir darp izine rastlamadıklarını da kaydettiler.

Houston’ın cesedine otopsi yapılmış, ancak ölüm nedeni konusunda kesin bir sonuca varmak için adli tıp laboratuvarından “toksikoloji” (zehir bilgisi) raporu alınmasının beklendiği açıklanmıştı. Bu raporun alınmasının ise altı ila sekiz haftayı bulabileceği belirtilmişti.



İflas etmiş

Öte yandan Houston’un ölümünden sonra albümleri ve özellikle büyük üne kavuşturduğu “I Will Always Love You” (Seni Daima Seveceğim) şarkısının bulunduğu albümünün yeni satışları rekor düzeye çıkarken, Houston’un ailesinin, Michael Jackson’un ailesi gibi bu satışlardan gelir elde edemeyeceği belirtiliyor.

Houston’un, Jackson’un aksine şarkılarını kendisi yazmadığı için bundan sonraki satış gelirlerinin de şarkıların söz ve müzik yazarlarına gideceği, “I Will Always Love You” şarkısının satışlarından elde edilecek yeni gelirlerin de, şarkıyı yazan Dolly Parton’a ödeneceği belirtiliyor.

Houston’un bazı yakınları, sanatçının ölümünden önce mali açıdan iflas etmiş olduğunu ve çalıştığı plak şirketinden aldığı avanslarla geçindiğini bildirdiler.

Houston’un büyük çoğunluğu mesleki başarılarla dolu hayatının son 10 yılı, uyuşturucu kullanımı, bağımlılıktan kurtulmak için başlayıp bıraktığı tedaviler ve bunların kariyerinde yolaçtığı düşüşe sahne olmuştu. Uyuşturucu kullanımından dolayı sesi de bozulan Houston, yakın bir zamanda yeni bir CD ve konser turnesiyle tekrar hayranlarının karşısına çıkmayı planlıyordu.

© Deutsche Welle Türkçe

Sema Emiroğlu / New York

Editör: Nihat Halıcı

Önerdiğimiz linkler