1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Verem korkutuyor

Dünya Sağlık Örgütü 24 Mart Veremle Savaş Günü dolayısıyla bir rapor yayımladı. Raporda, verem mikrobunun değiştiği ve ilaçlara daha dayanıklı hale geldiği vurgulandı.

Verem azgelişmiş ülkelerde yayılmaya devam ediyor

Verem azgelişmiş ülkelerde yayılmaya devam ediyor

Tüberküloz, ya da halk arasındaki yaygın adıyla verem, her ne kadar AIDS ve benzeri hastalıklar kadar gündeme gelmese de ciddi bir tehdit olma özelliğini sürdürüyor. Verem vakalarının son yıllarda azaldığını görmenin sevindirici olduğu belirtilen Dünya Sağlık Örgütü’nün son raporunda yine de bunun, hastalıkla mücadelede kısa vadede başarıya ulaşılacağı anlamına gelmediği uyarısı yapılıyor. Ünlü Alman bilim adamı Robert Koch'un 1882'de verem mikrobunu bulduğu gün olan ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından “Dünya Tüberküloz Günü“ olarak ilan edilen 24 Mart’ta, bu yıl “Bir yerde verem varsa, her yerde verem vardır“ teması işleniyor.

Tedavi edilebilen ve önlenebilen bir hastalık olan verem, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, 2005 yılında 8 milyon 800 bin kişinin hastalanmasına neden oldu ve 1 milyon 600 bin kişi veremden yaşamını yitirdi. “Bir yerde verem varsa, her yerde verem vardır“ şeklindeki 2007'nin sloganı ise “veremin halen küresel bir acil durum“ olarak varlığını sürdürdüğüne dikkat çekmek için seçildi. Sloganla, ülkelerin yürüttüğü veremle savaş programlarının küresel anlamda yürütülen çalışmaları da etkilediğine işaret ediliyor.

"Yolun başındayız"

Dünya Sağlık Örgütü’nün son verem raporunda, salgınla mücadelede ilk başarıların elde edilmeye başlandığı ifade ediliyor. Ancak bu sadece, hastalığın yayılma hızının yavaşladığı anlamına geliyor. Nitekim Alman Cüzzam ve Veremle Mücadele Merkezi (DAHW) Başkanı Jürgen Hammelehle de veremle savaşta henüz yolun başında bulunulduğunun altını çiziyor. Hammelehle, “Dünya Sağlık Örgütü’nün son verileri ne yönde olursa olsun, günde 5 bin kişinin veremden ölmesini ve 21’inci yüzyılda milyonlarca insanın bu hastalığa yakalanmasını halen ciddi bir sorun olarak görüyoruz“ diye konuşuyor.

Afrika ve Asya'yı vuruyor

Hemen hemen bütün diğer salgınlarda olduğu gibi verem de “yoksulların hastalığı“ olarak nitelendiriliyor. İçiçe ve sağlıksız koşullarda barınma, sağlık hizmetlerinin yetersizliği, hastalıkla ilgili halkın yeteri kadar bilgi sahibi olmaması, verem salgının özellikle az gelişmiş ülkelerde halen yaygın bir şekilde görülmesinin en önemli nedenleri arasında. Eskiden Avrupa’dan her yedi ölümden birinin nedeni tüberkülozdu. Bugün Afrika ve Asya’da bu oran halen geçerliliğini korurken, Doğu Avrupa ülkelerinde de giderek daha fazla insan verem hastalığına yakalanıyor.

Mikrobun değişimi

Nobel ödüllü ünlü Alman bilim adamı Robert Koch’un bundan tam 125 yıl önce keşfettiği verem mikrobunun günümüzde değişime uğrayarak birkaç şekilde ortaya çıkması tedavi sürecini zorlaştırıyor. 1946’dan buyana çeşitli antibiyotiklerle mücadele edilen hastalığın yayılmasının en önemli nedenlerinden biri de bazı hastaların tedavi sürecini yarıda kesmeleri. Verem hastalığına yakalanan birinin mikrobu ortalama 10 ile 15 kişiye bulaştırdığı, tedavide kullanılan ilaçların çoğunun bundan 40-50 önce geliştirildiği ve yeni ilaçların geliştirilmesini çok uzun ve pahalı bir süreç olduğu gözönünde bulundurulursa, veremin günümüzde de hafife alınmaması gerektiği açıkça görülüyor.

  • Tarih 24.03.2007
  • Hazırlayan DW
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AaFw
  • Tarih 24.03.2007
  • Hazırlayan DW
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AaFw