1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Venedik Komisyonu’ndan dini azınlık raporu

Avrupa’nın anayasal konulardaki devletlerarası referans organı Venedik Komisyonu Türkiye’de Müslüman olmayan dini azınlıkların tüzel kişilik sorununa ilişkin görüş raporunu açıkladı.

default

Avrupa’nın anayasal konulardaki devletlerarası referans organı Venedik Komisyonu’na göre, Türkiye’de Müslüman olmayan dini azınlıklara tüzel kişilik sahibi olma hakkı tanınmaması Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) din ve örgütlenme özgürlüklerini kapsayan maddeleriyle bağdaşmıyor. Komisyon'a göre, Lozan Antlaşması da, Ankara’nın Rum Ortodoks Patrikhanesi’ni “ekümenik” olarak tanıması önünde engel oluşturmuyor.

Venedik Komisyonu, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin 2009 yılındaki talebi üzerine Türkiye’de Müslüman olmayan dini azınlıkların tüzel kişilik sorunu ve Rum Ortodoks Patrikhanesi’nin ekümenik sıfatını kullanma hakkı konularında hazırladığı görüş raporunu bugün Strasbourg’da açıkladı.

Din ve örgütlenme özgürlüğüyle çelişiyor

Komisyon, Avrupa genelinde dini toplulukların tüzel kişilik olarak kaydolma hakları bulunduğuna işaret ederek Türkiye’de bu konudaki mevcut yasal uygulamanın AİHS'nin din ve örgütlenme özgürlüklerini içeren maddeleriyle çeliştiği görüşünü dile getirdi. Bu konuda Avrupa genelinde 4 ana kategori olduğuna işaret eden Komisyon, bunları, “İskandinav”, “Alman”, “Fransız” ve “İngiliz” modeli olarak sıraladı.

Türkiye’de Müslümanların tüzel kişilik sorununun Diyanet İşleri aracılığıyla çözdüklerini anımsatan Komisyon, Müslüman olmayan dini azınlıkların ise Diyanet tarafından temsil edilmediklerini ve dolayısıyla yasal planda mevcut olamadıklarını vurguladı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadının din ve inanç özgürlüğünü sadece bireysel değil aynı zamanda kollektif boyutlu gördüğünü hatırlatan Komisyon, raporunda,“Düşünce ve inanç özgürlüğü ve dinini seçme özgürlüğü tamamen bireysel olsa da, din özgürlüğü hakkının kollektif boyutu da vardır ve dini kurum ve kuruluşların işlevliği bu hakka bağlıdır” ifadelerine yer verdi.

Bu tespitlerden yola çıkan Venedik Komisyonu, Müslüman olmayan dini topluluklara tüzel kişi olma hakkının reddedilmesinin AİHS’nin din ve vicdan özgürlüğünü güvence altına alan 9'uncu maddesi ile örgütlenme özgürlüğü hakkını kapsayan 11’inci maddesine aykırı olduğu sonucuna vardı.

Ekümenik sıfatı

Venedik Komisyonu, Rum Ortodoks Patrikhanesi’nin ekümenik sıfatını kullanma hakkının kısıtlanmasının da AİHS’nin din ve vicdan özgürlüğüyle ilgili maddesine aykırı olacağı görüşünde. Komisyon, bu konuda görüş belirtme yetkisinin, Türkiye’de Yargıtay’ın 2007 yılında yaptığı gibi bir mahkemenin değil, Patrikhane ve Ortodoks Kilisesi’nin kendi iç işi olduğuna vurgu yaptı. Yargıtay, söz konusu kararında, “Patrikhane, Türkiye’deki Rum azınlığın kilisesi olarak sadece dini sorumluluğu olan bir kurumdur ve bu nedenle Patrikhane’nin ekümenik olduğu iddiasının yasal zemini yoktur” hükmünde bulunmuştu. Komisyon’a göre, bir ulusal mahkemenin, ruhani bir liderin dinsel statüsü hakkında hükümde bulunma yetkisini kendisine tanıması da AİHS’nin 9’uncu maddesiyle bağdaşmıyor.

Venedik Komisyonu’nun ekümeniklik tartışması çerçevesinde gündeme getirdiği bir diğer konu da Lozan Antlaşması. Komisyon, Ankara’nın Rum Ortodoks Patrikhanesi’ne ekümenik sıfatını tanımamak için kullandığı Lozan Antlaşması savını kabul etmedi. Lozan’da varılan antlaşmanda Patrikhane’nin ekümenik yapısının ortadan kalkacağına dair hiçbir bulgunun olmadığını belirten Komisyon, tarihi belgelerin, Ankara’nın iddialarının aksine, antlaşmayı onaylayan Türk temsilcilerin Patrikhane’nin “tüm dünyadaki Ortodoks aleminin ruhani lideri kurum” olarak İstanbul’da kalmasını kabullediklerini gösterdiğini kaydetti.

Ankara'ya mesaj

Türk makamlarının AİHS’nin 9’uncu maddesi gereğince Patrikhane’nin ekümenik sıfatını kullanmasına engel olamayacağını belirten Venedik Komisyonu, bununla birlikte, Ankara’nın resmen bu sıfatı kullanmak zorunda olmadığını not etti. Komisyon Ankara’nın Patrikhane’nin bu sıfatı kullanma konusunda engel oluşturduğuna dair belirtinin bulunmadığını da hatırlattı.. Ancak Ankara’ya “Ekümenik Patrikhane’ye tarihi ve genel olarak kabullenilmiş adıyla hitap etmemesi için yasal veya pratik bir gerekçe göremediği” mesajı gönderdi.

Venedik Komisyonu, Müslüman olmayan dini toplulukların din adamı eğitme ve çalıştırma hakları konusunun da AİHS’nin 9’uncu maddesi kapsamına girdğini belirterek, Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması önündeki engellerin kaldırılması çağrısında bulundu.

Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Konseyi’ne bağlı çalışan Venedik Komisyonu’nun görüş raporunun doğrudan bir yaptırımı yok. Ancak Komisyon anayasal konularda tüm Avrupa devletlerinin referans organı olduğundan, yayımladığı belgeler Avrupa Konseyi, AİHM, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi , Avrupa Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu rapor ve kararlarına da doğrudan yansıyor.


© Deutsche Welle Türkçe

Kayhan Karaca / Strasbourg

Editör: Ahmet Günaltay