1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Var aslında birbirimizden farkımız

Federal Cumhuriyet tarihinde ikinci kez büyük koalisyon hükümeti kuran Alman Hristiyan Birlik ve Sosyal Demokrat Partileri, aralarına kesin sınır çizmek ve siyasi kimliklerini koruyabilmek için parti programlarını yeniliyorlar. Programlar yazılırken olumsuz ekonomik koşullar ve nüfusun yaşlanması gibi etkenler dikkate alınıyor.

Almanya'nın büyük partileri kimliklerine netlik kazandırıyor

Almanya'nın büyük partileri kimliklerine netlik kazandırıyor

Hristiyan Demokratlar’ın yürürlükteki parti programı iki Alman devletinin birleşmesinden sonra tartışılmış ve karara bağlanmıştı. Sosyal Demokrat Parti’nin yeni programı ise, daha mürekkebi kurumadan Berlin duvarı yıkıldığı için, bir anda eskiyivermişti. Gerhard Schröder 1998 yılında başbakan olduktan sonra, partinin resmi programından son derece uzaklaşmış politikalar izlemişti.

Sosyal demokratlar’ın hafta başında Berlin’de tanıttıkları yeni parti programının ana ilkeleri Schröder döneminin icraatından esinlenerek hazırlanmış. Schröder’in ‘teşvik ve talep’ olarak özetlediği sosyal reformlarını, partinin yeni genel başkan adayı Kurt Beck yeni programa taşımayı amaçlıyor. Beck, “Devletin, gerekli olduğu yerde yardım etmesi gerektiğini vurgulamalıyız. Ama aynı zamanda sosyal dayanışmaya muhtaç olanların bu dayanışmaya kendi güçleri ölçüsünde katkıda bulunmaları gerektiğini de” diye konuşuyor.

Devlet kaynakları yetersiz

Gerhard Schröder vergilerin düşürülmesini sağlamıştı. Sosyal Demokratlar’ın müstakbel genel başkanı Kurt Beck ise, devletin, görevlerini yerine getirecek kadar parası olmamasından yakınıyor. Bu nedenle de sosyal devletin finansmanına durumu iyi olanların daha fazla katkıda bulunmasını bekliyor. Beck, “Bunun düşünülmesini tabulaştıramayız. Bu bir zarurettir ve ben de bunun zaruret olduğuna kaniyim” diyor.

Nüfusun yaşlanması gözetiliyor

Alman Sosyal Demokrat Partisi 1989 yılında yeni programını açıkladığında nüfusun yaşlanması henüz güncel konular arasına girmemişti. Günümüzde ise doğum oranındaki gerileme Almanya’yı bekleyen en büyük problem. Kurt Beck de partisinin bu konuyu sahiplenmesini istiyor. Beck, “Bütün gücümüzle genç nesillere, şahsi hürriyetlerini kısıtllamadan mesleki kariyerleri ile çocuklu aile hayatını bağdaştırabilecekleri bir toplum sunmak zorundayız” diye konuşuyor.

Hristiyan Birlik’in konumu

Alman Hristiyan Birlik Partisi’nin 1994’te hazırladığı parti programında yer alan aile politikası ile ilgili ilkeler geçerliğini yitirdi. Parti yönetim kurulu aile politikası ile ilgili maddenin gözden geçirilmesinin yeterli olmadığı ve baştan yazılması gerektiği kanaatinde. Hristiyan Demokratlar, Sosyal Demokrat Parti gibi somut ilkeler ortaya koymak yerine, tartışmaya açmak istedikleri ilkeleri parti tabanına iletiyorlar. Parti programları ile ilgili hazırlığın büyük koalisyon dönemine rastlamasının yan etkilerini de Hristiyan Demokrat Birlik Genel Sekreteri Roland Pofalla dile getirmekten kaçınmıyor:

“Temel ilkeleri konu alan tartışmanın, temel siyasi kimliğimizi açıklayıp ortağı olduğumuz siyasi rakibimiz ile aramızdaki farkları ortaya dökmek açısından bulunmaz bir fırsat olduğunu teslim etmeliyim.”

Alman Hristiyan Birlik ve Sosyal Demokrat Partileri’nin yeni programları 2007 sonunda genel kongrenin onayına sunulacak.