1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Uzun ince bir yol: Almanya-Çin ilişkileri

Almanya Cumhurbaşkanı Horst Köhler'in yarın başlayacak Çin temaslarında iklim değişikliği, mali kriz, insan hakları gibi konuların ön plana çıkması bekleniyor. Almanya-Çin ilişkileri her zaman kolay olmadı.

Cumhurbaşkanı Horst Köhler (sağda) Berlin'de Çin Başbakanı Wen Jiabao ile /14 Eylül 2006

Cumhurbaşkanı Horst Köhler (sağda) Berlin'de Çin Başbakanı Wen Jiabao ile /14 Eylül 2006

70’li yıllarda ilk kez bir Alman Başbakanı Çin’i ziyaret ettiğinde bu biraz da masal dünyasına gitmek gibi bir şeydi. Ülkedeki durumla ilgili çok az şey biliniyordu. 1975’te dönemin Başbakanı Helmut Schmidt Pekin’de Mao Zedong ve dönemin Başbakanı Zhou En Lai ile bir araya geldiği ziyaretinin ardından Alman halkına Çin’i şu sözlerle anlatmıştı:

“800, belki de 900 milyon insanın yaşadığı büyüleyici bir ülke. Aynı zamanda sanayi ve modern kalkınma alanında kapatması gereken açıkları var. 3 bin yıldır yüksek bir kültür düzeyine sahip olmasına rağmen. Ki biz bu kültür düzeyine çok sonraları ulaştık.”

Dönemin Almanya Başbakanı Helmut Schmidt (sağda) 1975’te Pekin’de Mao Zedong ile

Dönemin Almanya Başbakanı Helmut Schmidt (sağda) 1975’te Pekin’de Mao Zedong ile

Tiananmen Katliamı dönüm noktası oldu

Bu sözlerle demir perdenin arkasındaki gizemli büyük ülke bir anda Almanların gözde partnerlerinden biri olmuştu. Volkswagen, 80’li yıllarda Çin’de fabrika kuran ilk yabancı otomobil şirketi oldu. Ekonomi alanındaki reform politikasıyla Çin, pek çok Alman'ın gözünde sosyalist ülkeler arasında en makul ülke konumuna yükseldi. Ta ki 1989 yılında ilişkilere darbe vuran Tiananmen Katliamı'na kadar. Çin yönetimi, Tiananmen Meydanı'nda ‘daha fazla demokrasi ve özgürlük' talepleriyle düzenlenen mitingi kanlı bir şekilde bastırmış, Çin ordusuna ait tanklar göstericilerin üzerine sürülmüştü. Tiananmen olayı Alman kamuoyunu ve dönemin Helmut Kohl hükümetini şoka uğrattı. Başbakan Kohl, “Dünyadaki tüm Çinlilerle birlikte acılarını paylaşıyoruz. Çin’in tüm dostlarıyla birlikte bu olayı açık bir baskı olarak görüyor ve kınıyoruz" demişti.

3- 4. Haziran 1989'da Çin yönetimi, Tiananmen Meydanı'nda ‘daha fazla demokrasi ve özgürlük' talepleriyle düzenlenen mitingi kanlı bir şekilde bastırmıştı.

3- 4. Haziran 1989'da Çin yönetimi, Tiananmen Meydanı'nda ‘daha fazla demokrasi ve özgürlük' talepleriyle düzenlenen mitingi kanlı bir şekilde bastırmıştı.

Ekonomi ağır bastı

Tiananmen Katliamı'nın ardından Almanya ve çok sayıda Batılı ülke Çin ile ilişkilerini dondurdu. Ancak Almanya Başbakanı Helmut Kohl birkaç yıl sonra bu tutumunu değiştirerek ekonomik ilişkileri geliştirme rotasını benimsedi. Bu rota, Kohl'ün ardından göreve gelen Gerhard Schröder tarafından da sürdürülecekti.

Schröder'in halefi Angela Merkel ise insan hakları konusunu yeniden politikalarının merkezine taşıdı. Angela Merkel, Tibet'in ruhani lideri Dalay Lama'yı Başbakanlık binasında ağırladığında Pekin yönetimi sert tepki göstererek bakanlık düzeyindeki görüşmeleri iptal etti. Çin Almanya'yı protesto ederek iki ülke arasında imzalanması planlanan milyarlarca euroluk anlaşmaları başka ülkelere kaydırdı.

Angela Merkel ise tutumunu “Almanya ile Çin arasında bizim ve bizden öncekilerin kurduğu ilişkiler, Dalai Lama’yla görüşmemiz sonucu bozulmayacak kadar önemli. Biz birbirimize bağımlıyız. Almanya’nın Çin’e yönelik politikasında hiç bir şey değişmemiştir. Ne Tayvan ne de Çin’in bütünlük politikası konusunda. Ama dostlar, aralarındaki farklı görüşlere tahammül edilebilmeli" sözleriyle savundu.

Angela Merkel (sağda), Tibet'in ruhani lideri Dalay Lama'yı Başbakanlık makamında kabul etti. / 23 Eylül 2007

Angela Merkel (sağda), Tibet'in ruhani lideri Dalay Lama'yı Başbakanlık makamında kabul etti. / 23 Eylül 2007

Ancak tıpkı Almanya'nın daha önce yaptığı gibi Çin için de sonunda ekonomik çıkarlar ağır bastı. Geçtiğimiz yıl yaşanan ekonomik krize ortak bir çözüm bulmak amacıyla Çin Başbakanı Wen Jiabao Almanya'yı ziyaret etti. Wen Jiabao, “Biz Çinlilerin bir deyimi vardır: Kışın yağan kar, verimli bir hasadın sözüdür. Alman şair Heinrich Heine de 'Baharın canlılığı ancak kıştan belli olur' der. Eminim ki bu kış geçince, yaşanan gergin durumda gösterdiğimiz dayanışmadan ötürü gurur duyacağız“ diyerek, iki ülke arasındaki ilişkilere verdiği önemi dile getirdi.

© Deutsche Welle Türkçe

Mathias Bölinger / Çeviri: Deniz Eğilmez

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Önerdiğimiz linkler

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN