1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Uyum konusunda olumlu adımlar

Göç ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Maria Böhmer’in kamuoyuyla paylaştığı 2. Entegrasyon Göstergeleri Raporu'na göre göçmenlerin Almanya'ya uyumu konusunda gidişat olumlu.

default

Yapılan kapsamlı analizlere göre okul eğitiminde belirleyici olanın göçmen kökenli olup olmamaktan ziyade öğrencilerin ait olduğu sosyal tabakalar olduğu sonucu ortaya çıktı.

Birincisinden iki yıl sonra yayımlanan 2. Entegrasyon Göstergeleri Raporu'nda Almanya’da 2005 ile 2010 yılları arasında göçmenlerin topluma uyumu değerlendiriliyor. Raporda, göçmen gençlerin mezuniyet durumları, meslekî eğitime ve çalışma yaşamına katılımları, Almanya’da göçmen ailelerden gelen 16 milyon insanın topluma katılımlarının ne ölçüde garanti altına alındığı gibi çeşitli konu başlıklarında yapılan araştırmaların sonuçları yer alıyor.

Rapor perşembe günü Berlin’de Göç ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Maria Böhmer tarafından açıklandı. Son yıllarda uyum konusunda olumlu adımlar atıldığını söyleyen Böhmer, göçmenlerin toplumsal yaşamın birçok alanına dahil olması konusunda olumlu bir gidişat olduğunu kaydetti. “Bu özellikle de Almanya'da doğan göçmen kökenliler için geçerli" diyen Böhmer iyileşmenin "okul öncesi eğitim, genel olarak eğitim, meslekî eğitim ve iş piyasası” gibi uyumun temel alanlarında yaşandığına dikkat çekti.

Okul öncesi eğitimin önemi

Die Integrationsbeauftragte der Bundesregierung, Maria Böhmer (CDU), spricht am Donnerstag (12.02.2012) bei einer Pressekonferenz im Bundespresseamt in Berlin. Sie stellt den zweiten Bericht «Integration in Deutschland» der Bundesregierung vor und weisst hierbei auf die Wichtigkeit der deutschen Sprachgrundlage hin. Foto: Britta Pedersen dpa/lbn

Son yıllarda uyum konusunda olumlu adımlar atıldığını söyleyen Göç ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Böhmer, göçmenlerin toplumsal yaşamın birçok alanına dahil olması konusunda olumlu bir gidişat olduğunu kaydetti.

Bakan Böhmer, çok daha fazla sayıda göçmen ailenin altı yaşından küçük çocuklarını yuva ya da anaokullarına göndermesine rağmen bu oranın "Alman çocuklara kıyasla yine de az olduğunu" ifade etti. Böhmer yuvaların dilin erkenden öğrenilmesi açısından önemli bir önkoşul olduğunu vurguladı. Rapora göre göçmen çocuklarında bu oran 2008 yılından 2010’a yüzde 34 oranında artış gösteriyor. Ancak yine de bu oran göçmen geçmişi olmayan Almanların gerisinde kalıyor. Bu konuda bulunulan eyalete göre yer bulmak ve annenin haftalık çalışma saati de önemli bir rol oynuyor.

Böhmer'e göre rapor ilk öğretim ve lise öğrencilerinde de olumlu bir trend olduğunu ortaya koyuyor. Rapora göre, lise mezuniyeti olmayan göçmen kökenli gençlerin oranı yüzde 15 oranında geriledi. Ayrıca ikinci kuşak göçmenlerde lise diploması olmayanların oranı (yüzde 2,8) birinci kuşak göçmenlerdeki lise mezuniyeti olmama oranının (yüzde 5,7) sadece yarısı.

Aile içinde kullanılan dil

Yapılan kapsamlı analizlere göre okul eğitiminde belirleyici olanın göçmen kökenli olup olmamaktan ziyade öğrencilerin ait olduğu sosyal tabakalar olduğu sonucu ortaya çıktı. Böhmer’e göre önemli bir husus da aile içinde kullanılan dilin Almanca olup olmaması. Bakan Böhmer “Anne ve babalar sorumluluklarına uygun davranmalı. Ama bizim de onları eğitimle sarıp sarmalamamız gerekli” diye konuştu.

Für Projekt Destination Europe

Rapora göre, lise mezuniyeti olmayan göçmen kökenli gençlerin oranı yüzde 15 oranında geriledi.

Bakan Böhmer, ayrıca olumlu gelişmelere rağmen eğitim alanında çalışmaların yoğunlaştırılması gerektiğini vurguladı. Zira meslek eğitim alan 15 ile 25 yaş arasındaki genç göçmenlerin oranı yüzde 13'le, tüm nüfusun meslek eğitimi oranının (yüzde 16) gerisinde kaldı. Öte yandan 2005 yılına göre merkezi lise bitirme sınavlarını veya mesleki lise bitirme sınavlarını veren yabancı kökenli gençlerin oranı yüzde 28 oranında arttı.

İşsizlik kısmen düştü

Rapora göre iş piyasasında da olumlu bir gidişat sözkonusu. Göçmenler arasında 2005 yılında yüzde 18,1 olan işsizlik oranı 2010 yılında yüzde 11,8’e düştü. Ancak bu oran yine de genel işsizlik oranından hâlâ yüksek. Buradaki sorunlardan biriyse yurtdışında edinilen meslekî niteliklerin ve diplomaların Almanya’da geçerli görülmemesi. Bakan Böhmer kısa süre önce kabul edilen denklik yasasının bu noktada belirleyici bir adım olacağını belirterek “Bu entegrasyonda bir kilometre taşıdır” diye konuştu.

Göç ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Maria Böhmer ayrıca göçmenlerin kamu hizmetlerinde yüzde 10’luk bir oranla hâlâ yeterince temsil edilmediklerine dikkat çekti. Buna karşılık eğitim branşlarına katılım konusunda iyileşmeler sözkonusu. Anaokulu ve ilkokullarda görev yapan göçmenlerin sayısında yüzde 21, sonraki okullarda yüzde 27, yüksek okullarda yüzde 8 oranında bir artış görülüyor. Böhmer “Kamu hizmetlerinde de toplumumuzun çeşitliliğini sergilenmeli. Köprüler kurabilmek için kamu hizmetinde daha fazla göçmen kökenli görevliye ihtiyacımız var” diye konuştu.

Federal hükümet kısa bir süre önce kamu hizmetindeki göçmenlerin sayısını artırmak için bir kampanya başlattı. Toplumsal yaşamın birçok alanına göçmenlerin de toplumun geri kalanı ile aynı oranda katılmadığını belirten Böhmer “Ancak gelişmeler bu yönde. Özellikle Almanya’da doğan göçmen kökenli insanlarla ilgili sonuçlar bunu gösteriyor” dedi.

© Deutsche Welle Türkçe

Haber: Sabine Rippberger / Çeviren: Ercan Coşkun

Editör: Banu Wöltje

Önerdiğimiz linkler