1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

UNESCO’ya “hümanist” başkan

‘Kitap yakarım’ diyen Mısırlı adaya karşı UNESCO genel direktörü seçilen Bulgar kadın siyasetçi Bokova, “İlk ilkemiz Hümanizm” dedi. Bokova, yeni görevine 15 Ekim’de başlıyor.

default

UNESCO'nun yeni genel direktörü Bulgar diplomat Irina Bokova

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO’nun 35’inci genel kurul toplantıları Paris’te başladı.

Örgütün yeni genel direktörü Bulgar diplomat Irina Bokova görevini resmi olarak 15 Ekim'de UNESCO Genel Direktörlüğü Japon Koiçiro Matsura'dan devralacak ve dört yıl süreyle görevde kalacak. Bulgaristan'ın eski dışişleri bakanlarından Irina Bokova, eylül ayında yapılan seçimlerde güçlü rakibi Mısırlı Faruk Hüsnü’yü beşinci turda sürpriz bir şekilde geride bırakmış ve UNESCO’nun genel direktörlüğüne seçilmişti.

Bulgar diplomat Irina Bokova, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO’nun genel direktörlüğü görevine seçilen ilk kadın. Resmi görev süresi 15 Ekim’de başlayacak olan Bokova şimdiden kendi döneminde örgütte bazı değişiklikler olacağının sinyallerini veriyor: “UNESCO, daha görünür olmalı. Kültürlerarası diyalogda olduğu kadar, iklim değişikliği ile mücadelede ve suya erişimde güçlü bir rol üstelenmeli. UNESCO, bilim, yenileşim ve teknoloji alanında zaten yeterince faaliyet gösterdi.”

Faruk Hüsnü'ye tepkiler

Eylül ayı sonunda yapılan UNESCO genel direktörlüğü seçimleri adeta bir sinir harbine dönüşmüştü. Bulgar diplomat İrina Bokova’nın karşısındaki isim güçlü aday Mısır Kültür Bakanı Faruk Hüsnü’ydü. Ancak, Faruk Hüsnü'nün “Mısır kütüphanelerinde İbranice kitaplar bulunursa, ateşe verilsin” şeklindeki Yahudi karşıtı sözleri güvenilirliğini yitirmesine neden oldu. Nitekim, Faruk Hüsnü UNESCO içinde de desteğini kaybetti ve İrina Bokova 27'ye karşı 31 oyla seçimden zaferle çıktı. Fransız filozof Berhard-Henry Levy, Faruk Hüsnü'nün seçimi kaybetmiş olmasının kendisini sevindirdiğini söylüyor:“Kaybetmesine çok sevindim. Sadece Yahudi karşıtı olduğu için değil, bir kültür düşmanı olduğu için. Mısırlı kültür insanları da bize, bu kişinin bu konumu hak etmediğini söylüyordu. Neyse ki ahlak, siyaseti yendi.”


"Hümanizm, tolerans, kültürel çeşitlilik"

Irina Bokova ise kısa süre içerisinde niteliklerini sergiledi. Bokova'yı güçlü kılan özellikler sözünü geçirebilme becerisi ve diplomasi kabiliyeti. Bokova, UNESCO genel direktörlüğüne seçildikten sonra rakibi Faruk Hüsnü'ye de zeytin dalı uzattı ve onunla işbirliği içinde olmak istediğini söyledi. UNESCO'nun yapısal reformdan geçirilmesinden yana olan Bokova üç ilkenin kendisi için önemli olduğunu belirtiyor: “İlk ilkemiz Hümanizm. Zira küreselleşen dünyanın getirdiği tüm zorluklarla ve krizlerle mücadele edebilmek için hümanizme ihtiyacımız var. İkincisi ise tolerans. Şahsen ben kültürlerin çatışması diye bir olguya hiçbir zaman inanmadım. Benim için söz konusu olan, kültürel çeşitliliktir.”

"Doğu bloku ülkesinden gelmem bir avantaj"

Bulgaristan'daki sosyalistlerin önemli isimlerinden biri olan İrina Bokova, UNESCO genel direktörlüğüne seçilmeden önce Bulgaristan'ın Fransa büyükelçisi ve UNESCO nezdindeki daimi temsilcisi olarak görev yapıyordu. Moskova’da ve Amerika Birleşik Devletleri’nin tanınmış üniversitelerinden Harvard’da eğitim gören Bokova, Doğu Avrupalı olmasının ona bu görevde puan kazandırdığı görüşünde: “Eski doğu bloku ülkelerinden olan bizler toplumun yenilenmesi konusunda tecrübeliyiz. Biz, nasıl ilerleme kaydedileceğini, ekonomik ve sosyal sorunlarla nasıl mücadele edileceğini biliyoruz. İşte bu benim güçlü olduğum taraf. Mücadele etmeye değdiğini, bu mücadelenin başarıyla ödüllendirildiğini biliyorum."


Angela Ulrich / Çeviren: Başak Özay

Editör: Murat Çelikkafa

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN