1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Uluslararası toplumun Bosna Hersek karnesi

Fabian Schmidt / DW12 Temmuz 2005

Avrupa’da II. Dünya Savaşının ardından Srebrenitsa’da meydana gelen en büyük katliamın ardından 10 yıl geçti. Önümüzdeki haftalarda Bosna Savaşı’nın 10. yıldönümü de anılacak. DW’den Fabian Schmidt, uluslararası toplumun Bosna Hersek karnesini yorumluyor, son 10 yılın bilançosunu çıkarıyor:

https://p.dw.com/p/AZvN

“Birleşmiş Milletler, Srebrenitsa’yı teslim edeli 10 yıl oldu. 10 yıl önce Bosnalı Sırplar, Birleşmiş Milletler’e bağlı barış gücü askerlerinin koruması gereken Srebrenitsa’ya, hiçbir direnişle karşılaşmaksızın adım attılar. Srebrenitsa, uluslararası toplumun Bosna Hersek siyasetinin başarısızlığa uğramasının bir sembolüdür. O yüzden de uluslararası kurum yetkilileri, Srebrenitsa’yı pek hatırlamak istemez. Birleşmiş Milletler’de o dönemin Yugoslavya özel temsilciliğini yürüten Kofi Annan, büyük ihtimal bu nedenle yapılan anma törenlerine katılmıyor.

Srebrenits, aslında Bosna Hersek genelini yansıtıyor. 10 yıl önce başlayan ve başlangıcı ülkenin etnik temelde bölünmesine dayanan barış süreci hala tamamlanmış değil. Bu barış sürecini soykırım, sürgün ve savaş suçları dayatıyor. Savaş suçluları listesinin başında yer alan, Bosna Sırpları’nın lideri Radovan Karadziç’in hedefi, ülkeyi Bosna Hersek Federasyonu ve Bosna Sırp Cumhuriyeti olmak üzere ikiye bölmekti. Karadziç’ten boşalan yeri dolduran Bosnalı Sırplar, bu hedef doğrultusunda çaba göstermeye devam ediyor.

Uluslararası toplum, savaş sonrasında bir tür ’apartheid’ zeminine dayanan birden çok etnik gruba sahip bir demokrasi kurmaya çalıştı. Uluslararası toplum ve yüksek temsilcisi Paddy Ashdown ise sahip oldukları yetkilerle köklü bir dönüşümü dayatmaktan kaçındı. Anayasanın yeniden düzenlenip Avrupa normlarıyla uyumlu hale getirilmesi görevi, Bosna Hersekli siyasetçilere devredildi. Ancak mevcut sistemle uyum içindeki milliyetçi seçkinlerin çıkarları, böyle bir dönüşümü sağlamaktan geçmiyor.

Manzara, geçmişin hatalarının yeni baştan yazılmaya devam edilmesine neden oluyor. Ancak Bosna Hersek, Avrupa’nın bir parçası olmak istiyorsa bu dönüşümü gerçekleştirip yeni bir anayasaya kavuşmalı, etnik bölünmeyi aşmalı. Yoğun baskı yaparak 10 yıl önce Dayton Barış Anlaşması’nın önünü açanlar, bu yüzden Bosna Hersek’te yeniden devreye girmeli.“