1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Ufukta AB'ye üyelik görünmüyor

AB Komisyonu’nun aday ve üyelik başvurusunda bulunan ülkelere ilişkin ilerleme raporları bugün açıklandı. DW'den Bernd Riegert, yorumunda Türkiye'nin yakın vadede Birliğe üye olma ihtimalinin bulunmadığını belirtiyor.

DW'den Bernd Riegert, Türkiye şu andaki durumuyla üyeliğe için henüz hazır değil diyor

DW'den Bernd Riegert, "Türkiye şu andaki durumuyla üyeliğe için henüz hazır değil" diyor

"Avrupa Birliği Komisyonu’nun açıkladığı ilerleme raporları, Brüksel’de aday ülkelerin karnesine olan ilginin gözle görülür bir şekilde azaldığını gösteriyor. Zira Avrupa Birliği, finans piyasalarında ve ekonomide başgösteren krizin ne kadar süreceğini tahmin edemiyor. Avrupa Birliği’nin genişlemesine ilişkin yeni kurallar getirmesi öngörülen Lizbon Antlaşması da tıkanma sürecinde bulunuyor. Önümüzdeki yıl yapılacak olan Avrupa Parlamentosu ve yeni komisyon üyelerinin seçimleri ise böyle bir kriz ortamında gerçekleşecek. Lizbon Antlaşması yürürlüğe girmeden yeni bir üyenin kabul edilip, edilmeyeceği 27 Birlik üyesi arasında tartışmalara yol açıyor. Avrupa Birliği Komisyonu Hırvatistan ile üyelik müzakelerinin 2009 yılının sonunda tamamlanacağını tahmin etse de, üyeliğin tam olarak ne zaman gerçekleşeceği bilinmiyor.

Avrupa Birliği, üç yıldan bu yana Hırvatistan’ın yanısıra Türkiye ile de müzakereleri sürdürüyor. Ancak Avrupa Birliği temsilcileri, Türkiye ile yapılan görüşmelerde adeta yerlerinde sayıyorlar. İç politikada yaşanan sorunlar, devlet krizi, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne yönelik kapatma davası, Kürtlerle yaşanan çatışma, düşünce ve din özgürlüğünde kısıtlamalar ilerleme raporuna olumsuz olarak yansıdı. Ayrıca Kıbrıs sorunu hala çözülemedi. Diğer yandan Türkiye’nin dış politikada izlediği tutum övgü aldı. Ankara’nın Ortadoğu ve Kafkasya’da gösterdiği çabalar olumlu olarak değerlendirildi.

Ancak insanın kendini kandırmaması gerekiyor. Türkiye şu andaki durumuyla üyeliğe için henüz hazır değil, o duruma gelebilmesi için aradan yıllar geçmesi gerekiyor. Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği bile üyelik için 2015 yılını hedefliyor. Ancak o zaman da, Türkler Avrupa Birliği’ne hala girmek istiyor olacak mı ve Avrupa Birliği gerçekten Türkiye’yi üyeliğe kabul edecek mi soruları gündeme gelecek. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı süresince bu sorulara çok ilgilenemedi. Türkiye’nin tam üyeliğine karşı olan Sarkozy’nin, örneğin finans piyasalarında yaşanan krize çözüm bulmak gibi daha önemli işleri vardı.

Avrupa Birliği üyeliğine aday olan Makedonya ile adaylık için başvuran diğer Balkan ülkeleri de ödevlerini henüz tamamlayabilmiş değiller. Ülkelerin bu durumu, Avrupa Birliği'ni bezdirirken, adaylar da, Avrupa Birliği yolunun ne kadar uzun ve zor olduğunu daha iyi anlıyorlar. Ama zor olsa da, Avrupa Birliği yolunda ilerlemeye devam edilmesi gerkiyor, çünkü Avrupa Birliği perspektifi, Balkanlar’da istikrarın sağlanabilmesi için bir temel yaratıyor. Türkiye'nin ise üyeliğe ancak uzak bir gelecekte kabul edilebileceği şimdiden belli. Belki Türkler de, Balkan ülkelerindeki adaylardan farklı olarak, Avrupa Birliği'ne o kadar da ihtiyaçları olmadığını anlayacaklar."

Önerdiğimiz linkler