1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

'Tutuklular sistematik işkenceye tabi tutuluyor'

İsrail subaylarını savaş suçu işledikleri zannıyla 2009'da Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne veren Fransız avukat Devers, son gelişmeleri değerlendirdi ve 'işlenen suçların gizlenemeyecek kadar ağır' olduğunu belirtti.

default

Dünya kamuoyunu yakından ilgilendiren sansasyonel davaların adamı olarak da tanımlanan Fransız avukat Gilles Devers hatırlanacağı üzere, Fransa’da burka yasağının yürürlüğe girmesinden sonra, eylül ayında kıyafet yasasına aykırı davranmaktan mahkum edilen iki kadının savunmasını üstlenmişti. Devers kararı temyiz edeceğini ve ‘para cezasının, burka yasağı yüzünden örtünen kadınların pratik anlamda ev hapsine mahkum edilmesi kadar önemli olmadığını’, söylemişti. Aynı Fransız avukat 2009 yılının başlarında da bir grup meslektaşıyla birlikte, İsrail subaylarını savaş suçu işledikleri zannıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne vermişti.

Austausch israelischer und palästinensischer Gefangener

Devers'e göre, tutuklular sistematik işkenceye, adil olmayan kararlara ve son derece kötü tutukluluk şartlarına tabi tutuluyor

'Savaş suçu işlendiğini tüm dünya biliyor'

Gilles Devers, 2009 yılında Gazze harekatına katılan İsrail subaylarını Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne şikayet eden hukukçular grubunun sözcüsü sıfatıyla, son üç yılda olanları, "Bütün gerçekler Goldstone raporunda yazılı. Savaş ve insanlık suçları işlendiğini bütün dünya biliyor. Filistin işgal altında olduğundan adli yetkisini kullanamadığı için bu yetkiyi Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne devredebilir. Şimdilik beklemekteyiz. Bu da bütün devletler hukukuna hâkim olan çifte standartçılığın işi yokuşa sürmesinden başka bir şey değil. Ama işlenen suçlar, gizlenemeyecek kadar ağır" sözleriyle anlattı.

Gilles Devers euronews muhabirinin, ‘Gazze’deki adalet bakanlığı, Filistinli tutukluların savunmasını da size devretti. Bu konuda da uluslararası mahkemeye başvuracak mısınız?’, şeklindeki sorusunu şöyle yanıtladı: "Tutuklular sistematik işkenceye, adil olmayan kararlara ve son derece kötü tutukluluk şartlarına tabi tutuluyor. Bu üç ana başlık altında devletler hukuku ihlal ediliyor. Bu nedenle de davayı Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne götürüyoruz."

'Tutukluların cesetleri teslim edilmiyor'

Fransız avukat Gilles Devers Gazze’de araştırdığı ‘numaralı mezarlar’ hakkında da "İsrail, cezaevinde ölen tutukluların cesetlerini teslim etmiyor. Bu da, cezanın kalan bölümünün cesetlere çektirilmesi anlamına geliyor. Kızıl Haç üzerinden ölen tutukluların ailelerini haberdar ediyoruz. Ama kendilerine ölüm ilmühaberi iletilmediğinden, tam emin olamıyorlar. Cesetler de numaralı mezarlara gömülüyor. Yani insan öldükten sonra da numara olarak cezasını çekmeye devam ediyor" ifadelerini kullandı.

Israelischer Angriff auf Schmugglertunnel in Gaza

En az 350 mahkumun cesedinin bulunduğu düşünülüyor

Gazze’deki incelemeleri sırasında Filistinli ailelerle görüşerek, en az 350 mahkumun cesedinin bulunduğuna kanaat getirdiğini belirten avukat Gilles Devers, İsrail’in Filistinlilere uyguladığı ihracat ablukasının hangi gerekçelere dayandırıldığını euronews mikrofonuna şöyle anlattı: "Güvenlik bahane ediliyor ama neyin kastedildiği belli değil. Çiçek ihraç etmenin İsrail’in güvenliğini nasıl tehdit edebileceğini kestirebilmiş değilim. Hollanda sipariş ettiği çiçekleri bekliyor. 2012 yılından itibaren ihraç mallarının Avrupa’ya gümrüksüz girmesi mümkün olacak. Avrupa Birliği Filistinlilere yardım edememenin vicdanî külfetini Filistin mallarına ithalat serbestisi getirerek hafifletmeye çalışıyor.Gazze’de yetişen çiçekler artık İsrail gümrüğünden geçmeden Avrupa’ya satılabiliyor."

'AB hep ikili oynuyor'

Filistinlilere yapılan muameleyi Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne taşıyan avukat Gilles Devers Avrupa Birliği’nin uyguladığı çifte standartla ilgili olarak da “Avrupa Birliği hep ikili oynuyor. Sanki Avrupa’yı tehdit ediyormuş gibi Gazze’nin sebze ve meyvesine kolaylık sağlamıyor. Gazzeliler Avrupa'ya sadece çiçek ve işlenmiş ziraî ürün satabiliyorlar. Bu ambargonun yasa dışı olduğunu Birleşmiş Milletler de teyit etti. Batılı ülkeler sanki hiç blokaj yokmuş gibi davranmak için aralarında anlaşmışlar. Bu bir skandaldır. Biz de yasal yollardan bu ambargoyu yumuşatmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.

© Deutsche Welle Türkçe

Consuela Maldonado / Çeviri: Ahmet Günaltay

Editör: Aydın Üstünel

Önerdiğimiz linkler