1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

'Toprak kapatmaya' son

Büyük yatırımcılar toprak satın almak istediğinde, küçük çiftçiler sıklıkla geçim kaynakları olan topraklardan sürülür. BM Dünya Gıda Güvenliği Komitesi, bu duruma son vermek için bir yönetmelik hazırladı.

Hükümet yetkilileri, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve özel sektör, toprak alımlarını düzenlemek için üç yıldır görüşmeler yürütüyor. BM Dünya Gıda Güvenliği Komitesi’ndeki 128 ülke geçen hafta bu konuda hazırlanan yönetmeliği kamuoyuna tanıttı. Belirlenen kuralların, halkı toprak gaspından koruması ve geçim kaynaklarını güvence altına alması hedefleniyor.

BM Dünya Gıda Güvenliği Komitesi’nde kabul edilen yönetmelik, arazi kullanım haklarını ve ayrıca balık avlama alanları ve ormanların nasıl kullanılması gerektiği konularını ayrıntılı bir şekilde düzenliyor. Halka söz hakkı verilmesi ve özellikle de yerel küçük çiftçinin güçlendirilmesi için toprak yatırımlarında daha fazla şeffaflık konusu ön plana çıkarılıyor.

28.02.2011 dw-tv global 3000 landgrabbing 2

Birleşmiş Milletler'e bağlı Gıda ve Tarım Örgütü'nden (FAO) Babette Wehrmann, "Buradaki ana nokta, toprağın kullanım hakkı ve insanların diğer kaynaklarının tanınması ve bu insanların da bir belgesinin olması. Yani bir başkası sırf daha fazla gücü ya da parası var diye, insanlar haklarını bir gecede kaybedemezler" dedi.

12 yılda 83 milyon hektar

2000 yılından bu yana 83 milyon hektarlık arazi yatırımcılara satıldı ya da kiralandı. Bunun büyük bir çoğunluğu Afrika’da. Sivil toplum örgütleri ve devletlerarası örgütlerden oluşan Uluslararası Toprak Koalisyonu (ILC) adlı kuruluş, toprak yatırımlarının takip edilebileceği bir internet sitesine sahip.

Çoğu anlaşmanın gizli kapaklı yapıldığını söyleyen Uluslararası Toprak Koalisyonu’ndan Michael Taylor, yine de bu veri bankasının eksiksiz olmadığını belirtiyor. Ancak veriler incelendiğinde en çok hangi ülkelerin etkilendiği ortaya çıkıyor. Özellikle Sudan, Etiyopya, Mozambik, Tanzanya, Madagaskar, Zambiya ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti gibi Afrika ülkelerindeki topraklar alınıp satılıyor. Ana yatırımcıların ise Hindistan, Çin, ABD, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerden olduğu belirtiliyor. Bu ülkeler de yönetmeliği onaylayan ülkeler arasında.

Çiftçiyi korumaya yönelik önlmeler

Taylor, şu anda yapılan toprak anlaşması görüşmelerinde yerel halk için fırsattan çok riskler gördüklerini kaydediyor. Yatırımcıların küçük çiftçilerle işbirliği yapmasının en mantıklı yol olacağını ifade eden Taylor, pek çok ülkenin çiftçilerin haklarını güçlendirmek için çeşitli adımlar attığını söylüyor: "Madagaskar ve Etiyopya gibi ülkeler, arazi sahipliğini teyit edecek sertifikalar dağıtmaya başladı. Bunlar bizim sahip olduğumuz tapularla aynı anlama gelmiyor ancak yine de bir kişinin toprak sahibi olduğunu belgeliyor ve çok daha az masraflı. Madagaskar’da küçük çiftçiler için topraklarına sertifika almalarının bedeli 600 dolardan 15 dolara düştü.”

Bu sertifika, küçük çiftçinin toprağını ekip biçmeye devam edebileceğini gösteriyor. Aksi halde büyük yatırımcılar yerel halkı bastırınca, artık ne ekip biçebilirler ne de ürünlerini kullanabilirler. Çünkü ürünler sıklıkla ihraç ediliyor.

Uzmanlar, BM devletlerinin kabul ettiği bu yönetmeliğin yerel halkın durumunun güçlendirilmesi ve daha fazla şeffaflık sağlanması konusunda önemli bir ilk adım olduğunu konusunda hemfikir. Ancak kuralların bağlayıcılığı olmaması nedeniyle ne kadar etkili olacağı merak konusu.

© Deutsche Welle Türkçe

Sarah Steffen / Çeviri: Başak Sezen

Editör: Ercan Coşkun

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN