′Terörle mücadele politikası işkenceyi meşrulaştırdı’ | DÜNYA | DW | 13.05.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

'Terörle mücadele politikası işkenceyi meşrulaştırdı’

Uluslararası Af Örgütü Almanya Genel Sekreteri Selmin Çalışkan, işkencenin terörle mücadele ile ilişkilendirilmesini eleştirdi.

Uluslararası Af Örgütü, dünya genelinde şiddet raporunu açıkladı. Rapor, 141 ülkede işkence ve kötü muamelenin olduğunu bildiriyor. Bu konuda bir sıralama ve istatistik vermekten kaçınan örgüt, işkencenin küresel bir sorun olduğunun altını çiziyor ve 30 yıl önce imzalanan ‘İşkenceye Karşı BM Sözleşmesi'nin artık tam anlamıyla hayata geçirilmesini talep ediyor.

141 ülkede son beş yıl içinde meydana gelen işkence belgelerini temel alarak hazırlanan raporda işkencenin bazı ülkelerde bireysel vakalar, bazı ülkelerde ise günlük hayatın bir parçası olduğu tespit ediliyor. Rapor ayrıca kötü muamele ve zorla itiraf yöntemlerinin dünya genelinde polis tarafından sıkça kullanıldığına dikkat çekiyor.

'İşkence kapalı kapılar ardında cereyan ediyor'

Uluslararası Af Örgütü Almanya Genel Sekreteri Selmin Çalışkan, işkencenin kapalı kapılar ardında cereyan ettiğini, bu nedenle konuya dair istatistikî bilgi vermenin ya da bir ülkeyi öne çıkarmanın güç olduğuna işaret ediyor. Çalışkan, raporun ortaya koyduğu genel verileri ise şu sözlerle aktarıyor:”Birincisi, çok şaşırtıcı bir biçimde, fakir ya da ayrımcılığa uğrayan insanlar genelde işkenceye maruz kalıyorlar. İkincisi, işkence hala küresel bir problem yani araştırma yaptığımız 141 ülkenin büyük bir bölümünde işkence rutin ve sistematik bir şekilde yapılıyor. Üçüncüsü, işkence muhalefete karşı kullanılan bir yöntem. Dördüncüsü ise işkencenin 11 Eylül'den sonra ABD'nin başını çektiği biz, milli güvenliği korumak istiyoruz adı altında yapıldığını görüyoruz.”

'Terörle mücadele hukuk devletini yok etti'

Selmin Çalışkan, bu çerçevede ABD ve bazı Avrupa ülkelerinin ulusal güvenlik ya da terörle mücadele kapsamında işkenceyi meşrulaştırdığını ileri sürüyor. Genel Sekreter, söz konusu yöntemin güvenliği artırmak yerine hukuk devletini ve ulusal güvenliği zedelediğini söylüyor:”Hem ABD'de hem de küresel gelişimine bakarsak dünya genelinde hukuk devleti yok edildi. Bu çok kötü bir şey, çünkü hukuk devleti yok edilirse insan kendi devletine olan güvenini yitirir. Mesela elinizde terörle ilgili bir bilgi var diyelim, kendi ordunuza ve kendi polisinize güvenemezseniz bunu onlarla nasıl paylaşacaksınız. Belki de sizi tutuklayacaklar. Yani neticede emniyet zedeleniyor, milli güvenlik zedeleniyor. İnsan kendi devletine, hükümetine karşı inancını kaybediyor.“

'Türkiye'de polis şiddeti işkence boyutunda'

İşkence ve kötü muamele ile ilgili Türkiye ve Almanya'daki durumu da değerlendiren Selmin Çalışkan, Almanya’da işkencenin görülmediğini, ancak polisin kötü muamelesi ile ilgili bilgilerin zaman zaman Uluslararası Af Örgütü'ne ulaştığını belirtiyor. Çalışkan, bu vakaların daha iyi tespit edilmesi ve önlenmesi için, ilgili dairenin personel ve mali olarak güçlendirilmesini Alman hükümetinden talep edildiklerini ekliyor. Almanya Af Örgütü Genel Sekreteri, Türkiye'de sistematik işkence vakalarının kendilerine yansımadığını ama başta Gezi Olayları olmak üzere polisin uyguladığı şiddetin işkence boyutuna ulaştığını savunuyor: “Şiddete bakarken, hangi yoğunlukta yapılıyor, ona bakmak lazım; yani hala kötü muamele seviyesinde mi, yoksa işkence olarak nitelendirilecek bir boyuta mı ulaşmış. Gerçekten de iki durumu ayrı değerlendirmek gerekiyor. Ama bence Türkiye'de polis şiddeti işkence seviyesine ulaşmış derecede yapıldı."

Selmin Çalışkan ayrıca, dünya genelinde ‘Şiddeti Durdur' adı altında bir kampanya başlattıklarını belirtiyor. Çalışkan bu doğrultuda, hapishanelerin ve sorgulamaların gözlenmesi ve kayıt altına alınmasını, avukatların, doktorların, tutuklu yakınlarının ve insan hakları gözlemcilerinin hapishaneleri kolaylıkla ziyaret edebilmelerini, şiddet uygulayanların cezalandırılmasını, baskı altında alınan ifadelerin mahkeme tarafından geçersiz sayılmasını uluslararası kamuoyundan talep ettiklerini vurguluyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Haber: Özlem Coşkun / Berlin