1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Terör tehlikesi seçim malzemesi mi oldu?

Almanya’da 27 Eylül’de yapılacak genel seçimler öncesinde, güvenlik ve “İslamcı terör tehdidi” tartışmaları alevlendi. Tartışmalar, Almanya’da son 30 yılın en büyük terör davasındaki sanık itiraflarıyla daha da büyüyor.

default

Hıristiyan Demokrat Partili politikacılar hemen her fırsatta, Almanya’nın Amerika Birleşik Devletleri’nden daha büyük bir terör tehdidi altında olduğunu vurguluyor. Sosyal Demokrat, Yeşiller ve Hür Demokrat Partili politikacılara göre ise bu uyarılar abartılı ve aslında terör korkusu yaratılarak oy avcılığı yapılıyor.

Almanya’da hafta başında başlayan “Sauerland Grubu” davasının sanıklarından Fritz Gelowicz’in avukatı Dirk Uden müvekkilinin radikal İslamcı oluşumlara katılışını “Müvekkilim 2004 yılında Irak’taki Ebu Gureyb Cezaevi’nin, Guantanamo üssünün resimlerini gördükten ve Ebu Eyyub El Masri’nin başına gelenleri öğrendikten sonra, bu olanlardan çok etkilendi. Silahlı olarak cihada katılmaya karar vermesi de bu döneme denk geliyor” sözleriyle açıklıyor.

Sauerland grubu sanıkları (soldan sağa) Daniel Schneider, Atilla Selek, Fritz Gelowicz ve Adem Yilmaz.

"Sauerland grubu" sanıkları (soldan sağa) Daniel Schneider, Atilla Selek, Fritz Gelowicz ve Adem Yilmaz.

Ayrıntılı itiraflar

Müslümanlığı sonradan seçen 30 yaşındaki Alman vatandaşı Fritz Gelowicz “Sauerland Grubu”nun lideri. Almanya'daki ABD hedeflerine saldırı hazırlığı içinde olan bir Türk ve üç Alman vatandaşından oluşan radikal İslamcı grup, 2007 yılında 500 kilogramlık patlayıcı üretmeye yetecek kimyasal madde ile yakalanmıştı. Gelowicz mahkeme önünde yaptığı itiraflarda, Pakistan'da aldıkları silahlı eğitimi, uluslararası bağlantılarını ve Almanya'daki saldırı planlarını ayrıntılı olarak anlattı.

Sauerland grubu etkisiz hale getirilmiş olsa da Almanya’ya yönelik tehlikeler tümüyle ortadan kaldırılmış değil. Bu yılın başında, Fas kökenli Alman vatandaşı Bekkay Harrach, bir video aracılığıyla, Almanya’ya yönelik saldırı tehdidinde bulunmuştu. Harrach, El Kaide’nin en tehlikeli bombacılarından biri olarak biliniyor. Tüm bu gelişmeler, yaklaşan seçimler öncesinde güvenlik ve “İslamcı terör tehdidi” tartışmasını alevlendirdi.

Almanya için tehdit büyük

Aşağı Saksonya Eyaleti İçişleri Bakanı Uwe Schünemann, seçimler öncesinde Almanya’nın büyük bir terör tehdidi altında olduğunu, tehdidin boyutlarının ABD ve İngiltere’ye oranla daha büyük olduğunu söyledi. Hessen eyaleti İçişleri Bakanı Volker Bouffier de terörist saldırılar ve kitlesel rehin alma eylemlerine karşı hazırlıklı olunması uyarısında bulundu.

Aşağı Saksonya Eyaleti İçişleri Bakanı Uwe Schünemann

Aşağı Saksonya Eyaleti İçişleri Bakanı Uwe Schünemann

Hıristiyan Birlik Partili politikacıların bu açıklamaları, diğer siyasilerin ise tepkisini çekti. Sosyal Demokrat Parti İçişleri Komisyonu Başkanı Sebastian Edathy, Almanya’nın terör tehdidi ile karşı karşıya olmasına rağmen, bunun abartılmamasını ve seçim malzemesi yapılmamasını istedi.

Edathy, Hıristiyan birlik partili politikacıların tutumunun “sorumsuzca” olduğunu söyledi. Edathy, “Bouiffer’in yaptığı sorumsuzluktu. Bu bir konuyu abartmaktır. Elde herhangi bir saldırı planına dair somut ipucu yok. Terör tehlikesinin genel seçimlerde seçim malzemesi yapılmasına karşı şimdiden çok ciddi bir uyarıda bulunuyorum, böyle bir davranış savunulamaz. Bu konuda partilerüstü bir uzlaşıya ihtiyacımız var. Bu konu, halka huzursuzluk vermek yerine hizmet etmek ile ilgilidir” yorumunu getirdi.

Sosyal Demokrat Parti İçişleri Komisyonu Başkanı Sebastian Edathy, Almanya’nın terör tehdidi ile karşı karşıya olmasına rağmen, bunun abartılmamasını ve seçim malzemesi yapılmamasını istedi.

Sosyal Demokrat Parti İçişleri Komisyonu Başkanı Sebastian Edathy, Almanya’nın terör tehdidi ile karşı karşıya olmasına rağmen, bunun abartılmamasını ve seçim malzemesi yapılmamasını istedi.

Sauerland Grubu davasının Almanya’da hâlihazırda bir terör tehlikesi bulunduğunu gözler önde serdiğini, fakat bunun paniğe yol açmaması gerektiğini söyleyen Edathy, Sauerland davasındaki itirafları şu sözlerle yorumladı:

“Bu dava sürecinde ortaya çıkan bilgiler, Almanya'da istihbarat birimlerinin soruşturmaları sonucu ortaya çıkan bilgileri doğrulamış oldu. Almanya’da sonradan Müslümanlığı seçen ve ikinci kuşak Müslümanlardan radikal oluşumlara yönelen çok sayıda kişi var. Bu endişe kaynağı, şüphesiz…”

Almanya’da güvenlik birimleri; Temmuz ayı başında, genel seçimlere kadar olan dönemi kapsayacak kapsamlı bir güvenlik planı hazırlandı. Bu planla güvenlik birimlerinde ek görevlendirmelere gidildi, terör gruplarıyla ilişkileri bulunan, yurtdışındaki kamplardan döndüğü düşünülen ya da bu kamplara gitmek üzere yol çıkan şüpheliler yakın takibe alındı.

"Tedbirler elden bırakılmamalı"

Sosyal Demokrat Partili politikacı Edathy, bu önlemler konusunda “Bence, alınan önlemelerin ayrıntıları hakkında kamuoyunda konuşmak pek doğru değil. Ancak ülkeye giriş çıkışların kontrol altında tutulmasının olası terör saldırılarını önlemekte çok önemli bir rol oynadığı da bir sır değil. Genel seçimler öncesi güvenlik önlemleri artırılıyor. Radikal İslamcıların seçim günü olan 27 Eylül'ü Almanya’ya saldırıda bulunmak için seçme ihtimali ya da yurtdışındaki Alman kurumlarının hedef olma ihtimali göz ardı edilmemeli” değerlendirmesinde bulundu.

Derleyen: Başak Özay

Editör: Ayhan Şimşek

Önerdiğimiz linkler

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN