1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Terör saldırıları birbiriyle bağlantılı

Londra’da terörist avı devam ederken, terörün hedefi bu kez de Mısır’ın sayfiye beldesi Şarm El Şeyh’ti. Sadece turizm alanında değil, siyaset sahnesinde de bir sembol haline gelen Şarm El Şeyh, şimdiye kadar birçok Ortadoğu zirvesine ev sahipliği yaptı. Batılı ülkeler şimdi terörün nefesini enselerinde hissedip güvenlik tedbirlerini arttırıyor ve ardı ardına terörle mücadele yasaları çıkarıyor.

Terör uzmanları saldırıların islamcı terörün imzasının taşıdığını savunuyor

Terör uzmanları saldırıların islamcı terörün imzasının taşıdığını savunuyor

Londra’da terörist avı devam ederken, terörün hedefi bu kez de Mısır’ın sayfiye beldesi Şarm El Şeyh’ti. Sadece turizm alanında değil, siyaset sahnesinde de bir sembol haline gelen Şarm El Şeyh, şimdiye kadar birçok Ortadoğu zirvesine ev sahipliği yaptı. Batılı ülkeler terörün nefesini enselerinde hissedip güvenlik tedbirlerini arttırıyor ve ardı ardına terörle mücadele yasaları çıkarıyor. Mısır ve Beyrut’ta meydana gelen patlamalar Ortadoğu ve terör uzmanlarının da farklı yorumlar yapmasına neden oldu.

Londra’nın ardından Şarm El Şeyh’te meydana gelen patlamalar, saldırılar arasında bir bağlantı olabileceği yönünde şüphelerin artmasına neden oldu. Terör uzmanı Elmar Thevessen şöyle konuşuyor:

“Mısır’da meydana gelen patlamalar islamcı terörün imzasını taşıyor. Araçlara yerleştirilen bombalar, intihar saldırganları, İngiliz, Hollandalı ve diğer batılı ülkelerden turistlerin de dahil olduğu onlarca ölü... Mısır islamcı teröristlerin hedefi, geçtiğimiz aylarda da tekrar eden saldırılara hedef olmuştu. Mısır ve Londra’daki saldırılar arasında bir bağlantı olduğu söylenebilir, ancak daha çok ideolojik açıdan bir bağlantı sözkonusu olabilir. Bu zincirleme saldırılarda amacın korku salmak olduğu da bir gerçek, Şarm El Şeyh’teki saldırılarda buna bir örnek.”

Batılı ülkelere tehdit

Londra saldırılarının ardından, islamcı web sitelerinde yayınladıkları açıklamalarda saldırıları üstlenen islamcı gruplar batılı ülkeleri tehdit etti. Mısır’daki saldırıların hedefi sadece batılı turistler miydi? Terör uzmanı Elmat Thevessen asıl hedefin turistler olduğu görüşünde:

“Saldırılarda ilk hedef Batılı turistler, Londra’daki saldırılardan sonra saldırıları üstlenenler yaptıkları açıklamalarda bir sonraki hedeflerinin Danimarka, İtalya ve Hollanda olacağını duyurmuşlardı. Şarm El Şeyh’te Hollandalı ve İngiliz turistlerin hedef alındığını görüyoruz. Diğer bir amaç da tabii ki Mısır hükümetine zarar vermek, çünkü islamcı teröristlerin görüşüne göre Hüsnü Mübarek bir diktatör. Bu saldırı da Mısır’da istikrarı bozmaya yönelik bir girişim.”

Korku arttı

Londra’dan sonra Mısır’a düzenlenen saldırılar, bundan sonraki saldırının ne zaman ve nerede olacağı yönünde duyulan endişe ve korkuları arttırıyor. Amerika’nın Irak politikasında bir değişim yaşanması islamcı teröristlerin gelecek saldırılarını engeller mi sorusuna, politika uzmanı ve “Yeni Savaşlar” kitabının yazarı Herfried Mückler şu cevabı veriyor:

“Herşeyin Irak sorunun çözümüne bağlı olduğunu düşünmek şık bir tahmin, ancak Irak çok sonraları bu sorunun bir parçası haline geldi. Amerika Birleşik Devletleri Suudi rejimini desteklediği için, Suudi rejimini yıkamaması Osama’nın motivasyonlarından biriydi. Sorun sadece Irak değil, bütün Ortadoğu ve Arap toplumu ile ilgili. Amerika ve İngiltere’nin Irak’tan çekilmesi sorunu çözmeyecek sadece başka bir noktaya taşıyacak.”

Hamburg Barış Araştırmaları Enstitüsü’nden Margaret Johansen da bütün sorunların ve terörün temelinde Filistin sorunun yattığına inanıyor. Johansen’a göre Filistin sorunu çözülmeden terörün durulması da pek mümkün görünmüyor.

“Bu bölge Avrupa’ya komşu olduğu için çok önemli, ancak bölgede barış bölgesel sorunlar çözüldüğü zaman sağlanabilir. Orta doğu’da sorunların merkezinde Filisitin sorununun var. Çünkü terörist faaliyetlerin büyümesine neden olan nefreti, Filistin sorunu besliyor. Ben bunun en can alıcı nokta olduğunu düşünüyorum. Ancak şu ana kadar yürütülen politikalarla çözülebileceği konusunda iyimser değilim. Ben İsrail’de halkın seçim yoluyla yeni bir başlangıca ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.”

Rice'dan Abbas'a övgü

Diğer taraftan İsrail’in Gazze Şeridi’nden çekilme tarihi yaklaşırken Ortadoğu’ya bir ziyaret gerçekleştiren Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Condoleeza Rice, Ortadoğu sorununun çözümünde Filistin Özerk Yönetimi Başkanı Abbas’ın güvenlik çabalarını övdü:

“Başkan Mahmut Abbas ve liderliğindeki Filistin hükümetinin Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da düzen ve güvenliği sağlamak için gösterdiği çabayı övmek için bunu bir fırsat biliyorum. Bu çabalar Filistin yönetiminin güvenliği sağlamak ve Filistin devletinin kurfulmasını geciktiren şiddet eylemlerinin sorumlularını yakalamak yönündeki isteğini gösteriyor.”

  • Tarih 25.07.2005
  • Hazırlayan Ajanslar
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Aags
  • Tarih 25.07.2005
  • Hazırlayan Ajanslar
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Aags

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN