1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Tehlikenin farkında mısınız?

Su sorunu farklı boyutlarıyla milyonları tehdit eden bir tehdide dönüştü. Uzmanlar iklim değişikliği, sağlık, eğitim ve sosyal yaşamla ilgili diğer sorunların su perspektifinden yola çıkarak çözülmesini istiyor.

default

İsveç’in başkenti Stockholm’de başlayan Dünya Su Haftası’nda değişen dünya koşullarında sudan herkesin yararlanabilmesi için sosyal, siyasal ve ekonomik yaşamda neler yapılabileceği tartışılıyor. Birleşmiş Milletler’in düzenlediği su zirvelerinin dışında su sorununa ilişkin en kapsamlı etkinliklerden biri olan Stockholm’deki etkinliğe 100’ün üzerinde ülkeden 2000 dolayında uzman, sivil toplum temsilcisi ve politikacı katılıyor.

Uluslararası Su Enstitüsü’nden Cecilia Martinsen

Uluslararası Su Enstitüsü’nden Cecilia Martinsen

Su sorunu hafta boyuna değişik başlıklar altında ele alınacak. Mart ayında İstanbul’da toplanmış Dünya Su Zirvesi’ne sunulan Birleşmiş Milletler raporunda da belirtildiği gibi su, küresel iklim değişikliği nedeniyle sosyal, siyasal ve ekonomik yaşamın ortak sorunu olarak ele alınıyor. Başka bir ifadeyle yaşamın suya göre düzenlenmesi zorunluluğundan hareket ediliyor.

Hafta boyunca panel ve seminerlerdeki tartışma konularının da buna göre seçildiği görülüyor. Tartışma konularından biri ‘’Küresel İklim Değişikliğinde Suyun Yeri’’ diğeri de, ‘'Su Sorununun Siyasi Boyutu''.

Her yıl olduğu gibi su, toplum ve sağlık konusu da değişik alt başlıklar altında ele alınıyor. Stockholm'deki Dünya Su Haftası etkinliklerini izleyen arkadaşımız Osman İkiz, Uluslararası Su Enstitüsü’nden Cecilia Martinsen'le gündemdeki konuları konuştu.


Politikacılara doğrudan mesaj

Dünya Su Haftası’nı düzenleyen Stockholm Uluslararası Su Enstitüsü’nden Cecilia Martinsen, su sorununun tartışılması için seçilen başlıklarla politikacılara doğrudan mesaj verildiğini söyledi:

Bild zur Welt Wasser Woche in Stockholm

"Politikacılara mesajımız şu: Su sorununu ulusal politikada merkeze koyun. İklim değişikliği, sağlık, eğitim, sınıraşan sular ve sosyal yaşamla ilgili ve diğer ulusal sorunlara ilişkin belirlenecek politikaları su gerçeğinden hareket ederek belirleyin. Su, sosyal ve ekonomik gelişmenin temel unsurlarından biridir. Bu bakımdan suyu hoyratça harcayamayız. Suyu bol olan İsveç gibi ülkelerin bile suyu tutumlu kullanması gereklidir. "

Cecilia Martinsen’in işaret ettiği gibi suyun önümüzdeki yıllarda insanlığın en önemli sorunu olacağı değişik raporlarda da ifade ediliyor. Bu konular, ‘’İklime Uyum Sağlamak’’, ‘’Kuraklığa Doğru’’, ‘’Eriyen Buzullar Milyarları Tehdit Ediyor’’, başlıklı oturumlarda tartışılacak. Cecilia Martinsen iklim değişikliğine bağlı olarak su sorununun alacağı boyutu şöyle açıklıyor:

"İklim değişikliği insanlığı su ile vuracak. Selleri görüyoruz. Daha birkaç gün önce Çin’de gene büyük sel oldu. Birçok yerde de kuraklık olacak dolayısıyla su sıkıntısı yaşanacak. Dolayısıyla gelmekte olan tehlikeyi göğüslemeye hazırlanabilmemiz için politikacıların, su yöneticilerinin ve tüketicilerin ortak bir su politikasında birleşmeleri gerekiyor."

Su, insan hakkıdır

‘’Su Bir İnsan Hakkıdır’’ başlığı altında, yıllardır temiz içme suyundan mahrum milyonlarca insana su götürebilme, her gün kirli sular yüzünden ölen beş bine varan çocuk ölümlerini azaltabilmek için neler yapılacağı tartışılırdı bu yıl tartışma konularına ‘’İklim Göçmenleri’’, başlığı da eklendi. Ürkütücü bir başka başlık da ‘’Eriyen Buzular Yüzünden Milyarlarca İnsan Tehdit Altında.’’ Tartışma konularının başlıkları da gelmekte olan tehlikeyi gösteriyor. Uzmanlara göre bu tehlikeyi önlemek olanak dışı ancak

Bild zur Welt Wasser Woche in Stockholm

sağduyulu davranılırsa etkileri azaltılabilir. Önlem için de her şeyden önce ekonomik yatırımların, yerleşim projelerinin, tarımcılığın, su kaynaklarına zarar vermeyecek şekilde planlanası gerekiyor. Cecilia Martinsen de, bugünkü koşullarda ekonomik kaynakların doğanın verdiği zararları tamir için harcandığına işaret ederek, ulusal politikada yaşamın her alanını kapsayan uyumlu politikaların önemine dikkat çekiyor:

"Seller içme suyu ve arıtma tesislerini, kanalizasyon kanallarını tahrip ediyor. Bu gibi felaketlerin ardından ölümle sonuçlanan hastalıklar yayılıyor. Alt yapının tamiri için de devlet kaynak ayırmak zorunda kalıyor. Bu ise ekonomik verimliliği azaltıyor. Kısacası işleri artık eskisi gibi sürdüremeyiz. Sosyal, ekonomik ve siyasal yaşam uyumlu hale getirilmelidir."

Gelmekte olan tehlikenin en az zararla nasıl atlatılabileceği konusunda uzmanların hafta boyunca tartışacak. Bu arada Dünya Su Ödülü de sahibine kavuşacak. 120 bin euroluk ödülü kazanan Hindistanlı Bindeshwar Pathak, kırk yıl önce başlattığı Sulabh Sağlık Hareketi ile geleneksel tuvaletler yerine bugün milyonlarca kişinin kullandığı tuvalet sistemini geliştirdi. Modern tuvalet sistemiyle yoksul bölgelerde sağlık koşullarının iyileşmesine yardımcı olan Bindeshwar Pathak, ayni sistemi kamu alanlarında ucuz ücretle hizmete soktu. Kamu alanlarındaki tuvaletlerden elde edilen gelir de yoksul çocukların eğitimi için harcadı.

Osman İkiz / Stokholm

Editör: Murat Çelikkafa