1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Taviani Kardeşler: "Tarihçi değiliz"

1915'te Osmanlı döneminde Ermenilere yönelik katliam, soykırım mı, değil mi tartışmaları sürerken, Berlinale'de gösterilen Taviani Kardeşler imzalı "La Masseria Delle Allodole" bu tartışmaları kızıştıracağa benziyor.

İtalyan yönetmenler Filmi izlemenin acı dolu bir tecrübe olacağını düşündüklerini söyledi.

İtalyan yönetmenler "Filmi izlemenin acı dolu bir tecrübe olacağını düşündüklerini" söyledi.

İtalyan Taviani Kardeşler 57. Uluslararası Berlin Film Festivali programında yer alan ve aynı konuyu işleyen "La Masseria Delle Allodole" filmi Ermeni Soykırımı tartışmalarını alevlendirdi. Ermeni meselesi ile ilgili çekilen ilk büyük yapım sayılan, Ermeni asıllı Kanadalı yönetmen Atom Egoyan imzalı "Ararat" filmi de ilk olarak 2002 yılında Berlinale’de sinemaseverlerin beğenisine sunulmuştu.

Nitekim İtalyan sinemasının en usta isimleri arasında yer alan Paolo ve Vittorio Taviani Kardeşler’den gelen "Tarla Kuşlu Ev" olarak çevirebileceğimiz "La Masseria Delle Allodole", Türkiye açısından festivaldeki en olaylı yapım. Film, 1915 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermeniler’e yönelik vahşet ile yüzyüze kalan bir ailenin hikayesini anlatıyor. Filmin yönetmenlerinden Paolo Taviani, yaptıkları hazırlıkları ve “soykırım mı, değil mi?“ tartışmalarına bakışlarını şöyle dile getiriyor: “Yola çıkış noktamız, İtalya’da yaşayan Ermeni Bayan Antonia Arslan’ın romanı oldu. Kendisinin büyükanne ve büyükbabası, zamanında Anadolu’dan göç etmişler ve arkada kalan diğer aile fertleri, 1915 yılında Türkler tarafından katledilmiş. Bu romanı okuduktan sonra uzun bir süre araştırma yaptık. Ama filmimiz tarihi bir belge olma iddiasında değil. Biz sinemacıyız, tarihçi değil. Mesela yaşananların soykırım mı, yoksa katliam mı olduğu sorusuna cevap vermiyoruz.“

"Ortak değerlerimizin bilincindeyiz"

Hatırlanacağı üzere, Hollywood'a karşı Avrupa sinemasını korumak için kurulan ve Türkiye’nin de dahil olduğu Avrupa Konseyi bünyesinde çalışan Eurimages’ın, Taviani Kardeşler’in, Ermenilere yönelik katliamı anlatan filmine mali destek vereceği haberi, Türkiye’de olay yaratmıştı. Pekala, bu tartışmalı filmin Türkiye’de gösterilmesi planlanıyor mı?

Vittorio Taviani’ye göre “Türkiye ile ilişkilerimiz şimdiye kadar hep çok iyi olmuştur. Filmlerimizi göstermek için sık sık İstanbul’a davet edildik. Sinema izleyicisiyle sürekli temas içinde olmaya çalıştık ve bu teması sağladık. Ortak değerlerimizin bilincindeyiz, birçok dostluk bağı var aramızda. Orhan Pamuk ile ilgili yaşananların ve Hrant Dink cinayetinin ışığında, kamu güvenliğinin nasıl olduğunu kestiremiyoruz. Yüz binlerce Türkün İstanbul’da sokaklara döküldüğünü ve düşünce özgürlüğü için gösteri yaptığını biliyoruz. Bu filmi izlemenin çok acı dolu bir tecrübe olacağını düşünüyoruz. Aynı bizim İtalya’da faşistlerin diğer İtalyanlara ve Yahudilere nasıl eziyet ettiğini ve onları nasıl öldürdüğünü anlatan yeni gerçekçiliğin beyaz perde eserlerini izlerken hissettiklerimiz gibi. Ya da Almanların şu son Hitler filmini seyrederken hissettikleri gibi. Ama er ya da geç, bu adımı atmak zorunda insan. İnsanlar bizi kabul etmeye hazır oldukları anda gelmek istiyoruz Türkiye’ye. Biz Türklere, Türklerin kültürüne ve bizim için oynadıkları önemli role inanıyoruz.“