1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Tarih: Naziler'in "ölüm fabrikaları"

Nazi Almanyası döneminde yaklaşık 6 milyon Yahudi hayatını kaybetmişti. Yahudiler’in büyük bir kısmı Naziler tarafındandan inşa edilen toplama ve çalışma kamplarında öldürüldü. Kızıl Ordu’nun Berlin’i düşürmesinin ardından tahliye edilen toplama kamplarından sadece yarım milyon Yahudi sağ olarak kurtarılmıştı...

Toplama kampları, Avrupa'da savaşın bitmesinin ardından tahliye edilmişti.

Toplama kampları, Avrupa'da savaşın bitmesinin ardından tahliye edilmişti.

Nazi Almanyası’nda toplama kampları, Mart 1933’de Hitler’in iktidara gelmesinin hemen ardından inşa edilmeye başlandı. Heinrich Himmler, 1934 yılından itibaren terör aracı olarak SS güçlerini ve gizli polis örgütünü oluşturdu. Toplama kamplarının sayısı arttırıldı ve 1939 yılına kadar 7 ana toplama kampı ile çok sayıda çalışma kampı kuruldu. Savaşın ve Yahudi katlimanın başlamasıyla birlikte toplama kamplarının sayısı yükseldi ve 1944’e kadar 28 ana kamp ve 164 harici kamp inşa edildi. Toplama kamplarının tahliyesi ise müttefik güçlerin ilerlemesiyle mümkün oldu.

Yahudiler, Komünistler ve Sosyal Demokratlar terörün ilk kurbanlarıydı. Ardından Romanlar, Yehova Şahitleri, Protestan ve Katolik rahipler eşcinseller ve savaş esirleri Nazi tetörünün kurbanları oldular. Ocak 1945’de toplama kampındaki esirlerin sayısı 710 bini aşkındı. Weimar yakınlarındaki Buchenwald toplama kampından sağ kurtulan bir eski tutuklu, ceza metodlarını şöyle anlatıyor:

“SS alay komutanları tutukluları tekmeliyor, midelerine, bellerine tekme atıyordu. Dışkı kümelerinin üzerine yatıp, yuvarlanmayı ve sürünmeye zorlanıyorduk. Giysilerimiz dışkıdan sırılsıklam halde ağaç kesmeye gidiyorduk. Nereye baksanız, SS haydutlarının kurbanlarını görüyordunuz.”

Auschwitz cehennemi

En büyük ve en korkunç toplama kampı Auschwitz idi. Naziler’in canice katliam sistemi Auschwitz’de doruk noktasına ulaştı. Kampın tahliye edilmesinden 3 ay sonra, 1945 Nisan ayının ortalarında, o cehemmeden sağ kurtulan Anita Lasker adlı bir eski tutuklu, BBC’ye şunları anlatıyordu:

“Kampa yeni tutuklular getirildiğinde, bir doktor ile bir komutan hazır bulunuyor ve hepimizin gözü önünde tutukluları tasnif ediyordu. Yaşları ve sağlık durumları soruluyor, kimileri, başlarına neyin gelebileceğini bilmedikleri için rahatsızlıklarını belirtiyor ve böylece kendi ölüm fermanlarını imzalamış oluyorlardı. Ölüm mahkumları özellikle çocuklar ve yaşlılardı. Sağa, sola, sağa, sola... Sağ yaşamak, sol fırına atılmak demekti.”

Savaş sanayii için çalıştırıldılar

Toplama kampı esirlerinin utanmazca sömürülmesi, 1942 yılından itibaren organize edilmeye başlanmıştı. Tutuklular, savaş sanayii için önemli olan tüm üretim birimlerinde ölene kadar çalıştırılıyordu. Halsizlik ve zayıflıktan ölmeyenler ise çalışma kapasiteleri düştüğünde öldürülüyordu. Auschwitz toplama kampının eski tutuklularından Charlotte Grunow BBC’ye şunları anlatıyor:

“Her hafta tutuklular tasnif ediliyordu. Bu saatlerce sürüyor, insanlar saatler boyunca korkunç blokların önünde bekleşiyordu. Sonra kamp doktoru Mengele geliyor, beğenmediği hayatlara bir el işaretiyle son veriyordu. İnsanları 1 numara, 2 numara, 3 numara, 5 numara diye sayıyor, sayılan kişiler sıradan çıkıyor ve 25 numaralı bloğa götürülüyordu. 25 numaralı blok, ölüm bloğuydu.”

Canlı canlı yakılanlar

Auscwitz-Birkenau’de Zyklon B kullanılıyordu. Zyklon B aslında, gemilerde farelere karşı dezenfekte ilacıydı. Bu gazın havada oluşturduğu buhar, birkaç dakika içinde öldürecek kadar zehirli. Toplama kampındaki dev krematoryumlarda ise esirler yakılıyordu. Sadece cesetleri değil, aynı zamanda birçok esiri canlı canlı yakıyorlardı.

Kızılordu’nun yaklaşmaya başlayınca, SS komutanı Himmler, 1945 Ocak ayında doğudaki toplama kamplarındaki tüm tutukluların, batıya sevkedilmesi emrini vermişti. Kızıl Ordu askerleri, 27 Ocak 1945 günü Auschwitz’deki 7 bin 500 dolayında hasta ve bitkin esiri kurtardı. Ancak kamptaki tutukluların büyük bölümü SS tarafından batıya sevkedilmişti.

Tutuklular yayan olarak Bergen-Belsen toplama kampına götürülmüş, yürüyecek durumda olmayanlar öldürülmüştü. Naziler’in toplama kamplarına kapattığı 7 milyon kişiden yaklaşık yarım milyonu sağ kalmıştı. Öldürülen Yahudiler’in sayısı tahminen 6 milyondu.

  • Tarih 09.05.2005
  • Hazırlayan Birgit Görtz
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Aaqr
  • Tarih 09.05.2005
  • Hazırlayan Birgit Görtz
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Aaqr