1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Türkler uyum istemiyor mu?

Almanya’daki Türklerin topluma en az uyum sağlayan grup olduğunu öne süren araştırma büyük tartışma yaratmıştı. Araştırmayı yapan uzmanlardan Woelllert, eleştirileri değerlendirdi.

EURO 2008'de Türkiye'nin yarı finale kadar yükselmesi, Almanya'daki Türkler arasında büyük coşku yaratmıştı. Alman ve Türk taraftarların yarı final maçını birlikte izlemesi uyumun başarılı örneklerinden biri olarak değerlendirilmişti.

EURO 2008'de Türkiye'nin yarı finale kadar yükselmesi, Almanya'daki Türkler arasında büyük coşku yaratmıştı. Alman ve Türk taraftarların yarı final maçını birlikte izlemesi uyumun başarılı örneklerinden biri olarak değerlendirilmişti.

Berlin Nüfus ve Kalkınma Enstitüsü tarafından yapılan “Kullanılmayan Potansiyel” başlıklı araştırma, Federal Almanya İstatistik Dairesi’nin Almanya’nın demografik yapısına ilişkin 2005 yılı verilerini temel alarak yapılan değerlendirmeden oluşuyor.

Sonuçları Ocak ayının sonunda açıklanan araştırma, göçmenlerin sorunlarını ve bunların nedenlerini ortaya koymaktan çok, göçmenlerin durumunu tespit etmeyi hedefliyor. Araştırmada ortaya çıkan en çarpıcı sonuçlardan biri, Almanya’da yaşayan Türklerin diğer göçmen gruplara göre Alman toplumuna daha az uyum sağlamış olması.

Bu çalışmayı yürüten ekipte yer alan Franziska Woellert, bu sonucun kendilerini de şaşırttığını belirtti. Woellert, şöyle konuştu:

"Türk kökenli göçmenler, Almanya’da en uzun süredir yaşayan grubu oluşturuyor. Türk kökenlilerin neredeyse yarısı Almanya’da doğmuş. Bu nedenle buraya uyum sağlamak için gereken şartları aslında sağlıyorlar. Elbette buraya gelen Türk kökenlilerin önemli bir bölümünün eğitim seviyesi düşüktü. Ama yaklaşık 40 yıldır, hatta 60 yıldır burada yaşadıkları için Almanya’daki eğitim sistemine uyum sağlayabilirlerdi, ancak bu gerçekleşmedi."

Türkler mi istemiyor?

Almanya'da Türk göçmenlere yönelik Almanca kursları, uyumun önemli başlıkların biri olarak görülüyor.

Almanya'da Türk göçmenlere yönelik Almanca kursları, uyumun önemli başlıkların biri olarak görülüyor.

Araştırmanın sonuçları bazı Alman gazetelerinde “Türkler uyum sağlamak istemiyor” şeklinde yer aldı. Bu yönde yapılan haberleri eleştiren Berlin Nüfus ve Kalkınma Enstitüsü’nden Woellert, bu araştırmada hedeflerinin, Türkleri olumsuz şekilde yansıtmak olmadığını vurgulayarak, şunları söyledi:

"Türkler bu araştırmada olumsuz olarak sergilenmedi, bu araştırmada sekiz farklı göçmen grubu ele alındı. Ama Türkler en çok soruna sahip gruplar arasında bulunuyor. Diğer göçmen gruplar arasında da sorunlar var elbette. Türklerin ve Türklere ait sorunların medyada olumsuz bir şekilde gösterilmesi başka bir problem. Bu bence toplumsal bir mesele ve eninde sonunda iki taraf da tartışmayı farklı yönlere çekiyor."

Uyumu ölçmek

Wohnhaus für türkische Senioren in Bremen eröffnet

Araştırma, uyumu ölçmeye çalışan ilk ve en kapsamlı çalışmalardan biri olma özelliğini taşıyor. Topluma uyum sağlamanın ölçütü olarak eğitim seviyesi, çalışma hayatına katılım, gelir düzeyi gibi etkenler gösteriliyor. Bu açılardan bakıldığında Woellert, birinci kuşak ile daha sonraki nesiller arasında farklılıklar olduğunu dile getirdi. Bu noktada çok şaşırtıcı sonuçlar elde ettiklerini belirten Woellert, Almanya’da doğan Türk kökenlilerin kaydettiği ilerlemenin, buradaki diğer göçmen gruplara kıyasla çok az olduğunu saptadıklarını söyledi.

Asimilasyon kavramı

Araştırmada, Alman vatandaşlığına geçmek ve Almanlarla evlenmek de başarılı uyumun göstergeleri arasında değerlendiriliyor ve asimilasyon başlığı altında ele alınıyor. Eleştirilere yol açan bu değerlendirmeyi savunan Woellert, asimilasyonu göçmen ve Alman toplumlarının birbirine yakınlaşması olarak tanımladıklarını belirtti.

Neden milliyete göre?

Başkent Berlin'deki bir camiden görüntü.

Başkent Berlin'deki bir camiden görüntü.

Woellert, başarılı uyumun neden sosyal yapıya sınıflara göre değil de, milliyete göre değerlendirildiği sorusunu ise şöyle yanıtladı: "Bu sadece bir kategori, bunu sorunların nedenlerini araştırabilmek için farklılıkları ortaya koymak ve karşılaştırma yapabilmek amacıyla kullandık. Elbette sosyal çevreye ve duruma ilişkin sorular da sorulabilirdi. Ancak eyaletlerdeki istatistik daireleri tarafından yapılan araştırmada bu veriler yer almıyordu. Kendimiz bir anket hazırlamış olsaydık, o zaman da bu kadar geniş kapsamlı veri tabanına ulaşamama sorunu ile karşılaşacaktık."

Tartışmalar izleniyor

Araştırmanın sonuçları yaklaşık iki aydan bu yana farklı platformlarda tartışılıyor. Woellert, Berlin Nüfus ve Kalkınma Enstitüsü olarak bu tartışmaları olumlu bulduklarını, çünkü bazı şeylerin ancak üzerinde konuşularak değiştirilebileceğini dile getirdi.

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN