1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

"Türkiye'nin ekonomide de yol alması gerekiyor"

Helsinki Zirvesi’nden beri kamuoyunda daha çok Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinin siyasi yönleri konuşuluyor. Oysa AB‘ye katılım sürecinin asıl can yakan tarafları ekonomide yatıyor...

Geçtiğimiz Eylül ayına kadar Avrupa Yatırım Bankası’nın Güneydoğu Avrupa ve Türkiye sorumlusu olan Avusturyalı bilim adamı ve politikacı Ewald Nowotny, Ankara’nın bu alanda daha çok yol alması gerektiğine işaret ediyor. Nowotny, Türk ekonomisinin ağır bunalımını atlattığını gördüklerini söyledi, fakat bu krizin sonuçlarından birinin gözardı edilemeyeceğine de dikkat çekti.

Ekonomide bir güven olduğunu ve bunun yatırım ve tüketim eğilimini olumlu etkilediğini belirten Nowotny, döviz kurunun da eskisine göre gerçekçi olduğunu anlattı ve bu nedenlerle Türkiye’nin ekonomik perspektifini oldukça olumlu gördüğünü ifade etti. Nowotny, "Fakat bu, Avrupa Birliği’yle kıyaslandığında, ekonomik farkların eskiden olduğu gibi bugün de hala çok büyük olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Türkiye içinde de bölgelerarası farklar çok büyük" diye devam ediyor.

"Türkiye karar vermeli"

İstihdam piyasası gibi Avrupa’yla arasında devasa bir dengesizlik olan alanlardaki sorunların on maddeye indirgenemeyeceğini hatırlatan Nowotny, bunların zaman gerektirdiğini söyleyerek şöyle devam etti:

"Ekonomik alanda da hızlı ve güvenilir çalışan mahkemeler gibi bazı noktalar var. Fakat ben, Türkiye’nin, kamu mülkiyeti ya da özel mülkiyet veya hangi piyasanın ne zaman liberalleştirileceği gibi konularda kendi uzun vadeli çıkarlarını hep kendisinin değerlendirmesi gerektiğini savunuyorum. Bunların hepsi Türkiye’nin kendi karar vermesi gereken ve dışardan verilen bir takvime göre hareket etmemesi gereken şeylerdir.”

"Avrupa halkı Türkiye’ye karşı çıkardı"

Nowotny, bunun Avrupa Birliği’yle ilişkilerdeki önemini ise "Bütün bunlar ekonomik gelişmeyi daha dinamik ve hızlı hale getirir ki, bu da yine Avrupa Birliği’yle işbirliğini daha kolay hale getiren en temel unsurdur" şeklinde açıkladı. Avrupa’da Türkiye’nin üyeliği konusunda süren tartışmalar hakkında da Nowotny şöyle konuştu:

”Siyasi ya da Avrupa’da bir fonksiyonum olmadığı ve bir anlamda bağımsız bir bilim adamı olduğuma göre, şunu çok açık söyleyebilirim. Avrupa’da Türkiye’nin üyeliği konusunda bir oylama yapılsa, Avrupa halkı büyük çoğunlukla buna karşı çıkardı. Bu büyük ülkeden, aradaki büyük ekonomik farklardan ve buna bağlı masraflardan korktuğu için. Ben bütün bunları kültürlerarası bir farka indirgenmesini çok yanlış buluyorum. Bunu belirleyici görmüyorum. Sorun sadece bir büyüklük ve kaldırılabilirlik sorunudur. Bu nedenle de, bu tür girişimleri erken yapmanın tehlikeli olduğu düşüncesindeyim. Eğer ekonomik gelişmeler farklı olursa, o zaman kamuoyunun düşüncesi de farklı olacaktır.”

Halkın bu kadar büyük bir çoğunluğuna karşı siyasi yoldan ya da ABD’nin dış politik baskıları yoluyla herhangi birşey kabul ettirilemeyeceğine ve bunun demokrasi açısından olanaksız olduğuna inandığını vurgulayan Nowotny, ”Bu arada iyi ve işleyen işbirliği biçimleri geliştirmenin mantıklı olacağını sanıyorum” dedi.