1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Türkiye’de “sosyal medya“ baharı

Türkiye’de gazeteci Ahmet Şık ve Nedim Şener’in tutuklanması, ayrıca internete uygulanması planlanan yasaklar sosyal medyada yeni bir muhalefet alanı yaratıyor. DW’den Hülya Köylü’nün haberi…

default

Ahmet Şık ve Nedim Şener’in kitapları nedeniyle tutuklanması onlar için bir dönüm noktası oldu. Birçok gazeteci yazmakta olduğu kitabı ya yarım bıraktı ya da elindeki belgelerin tümünü imha etti.

Endişe yaratan bu süreçte seçim hazırlıklarını izleyen gazeteciler, bir yandan da protesto gösterileri düzenleyerek baskılara karşı sesini yükseltmeye çalışıyor. Sosyal medya üzerinden haberleşen ve protesto gösterilerini organize eden gazeteciler, kendilerine destek verenlerle birlikte yeni bir muhalefet alanı yaratıyor.

Nedim Şener

Nedim Şener

Korku eşiği

İki meslektaşının tutuklanmasını bir korku eşiği olarak gördüklerini söyleyen Radikal Gazetesi’nden İsmail Saymaz, gazetecilerin yaşadığı endişeyi şöyle dile getirdi:

“Özellikle Ahmet ve Nedim tutuklandıktan sonra benim tanık olduklarım var. Birincisi yazdığı kitabı, Ahmet ve Nedim tutuklandıktan sonra, bırakıp onu imha edenler var, bunu biliyorum. İkincisi kitap yazmaktan vazgeçenler var. Ayrıca evindeki tüm eski notlarını gözden geçirip bugün yanlış yorumlanabileceğine dair kanaat edinenler ne kadar not, belge, kaseti varsa onları evden çıkardı. Bilgisayarlar temizlendi, telefonla daha az konuşulur oldu. Ahmet ve Nedim’den sonra bu bir gazeteci davranışına dönüştü.“

Destek grupları oluşturuldu

Ahmet Şık ve Nedim Şener’in tutuklanması hem Ankara’da hem de İstanbul’da binlerce kişinin katıldığı yürüyüşlerle protesto edildi ve protestolar hala devam ediyor. Gösterilere katılımın bu denli yüksek olmasını sosyal medyanın olanaklarına bağlayan Ahmet Şık’ın eşi Yonca Verdioğlu Şık, internette çok sayıda destek grubu oluşturulduğuna da işaret ediyor:

Ahmet Şık

Ahmet Şık

“Şöyle söyleyebilirim, Facebook’ta ’Ahmet Şık’ın kitabı bende de var’ diyen yüz binlerce insan var şu anda. O gruba dahil olmuş şu anda 110 bin kişi var sanıyorum. Onun dışında başka gruplar var, yine Twitter’e baktığınız zaman ve Ahmet Şık aradığınızda ya da Nedim Şener aradığınızda yine bir süre Tweet görebiliyorsunuz. Biraz da bu şekilde aslında hafızalarda taze kalabildi. Orası ciddi bir örgütlenme alanı. İyi bir şey başarıldığını düşünüyorum.“

Sosyal medyanın rolü değişebilir mi?

Türkiye’de artan sayıda gazeteci, muhalif ya da öğrenci taleplerini, tepkilerini ve görüşlerini sosyal medya üzerinden duyurmaya çalışıyor. Giderek bir muhalefet alanına dönüşen internet seçim mücadelesinde rol oynuyor. Oy vermeyeceği partiye karşı gruplar oluşturanlar ya da kendi partisine destek vermek isteyenler binlerce yandaş buluyor. Peki siyasi kutuplaşmanın keskinleştiği Türkiye’de sosyal medya daha önemli bir mecraya dönüşebilir mi? Sosyal medyayı en çok kullanan gazetecilerden Ahmet Hakan şu değerlendirmeyi yaptı:

Tastatur Türkisch Türkei Türkentaste Türkischtaste Taste rot Mond halbmond stern fahne flagge

“Türkiye’nin durumunu Çin’le Arap dünyası ile diktatörlük rejimleri ile karşılaştırmamak lazım. Oralardaki durum malum ve oralarda sosyal medyaya duyulan ihtiyaç son derece yüksek. Türkiye’de böyle bir durum söz konusu değil. Türkiye’de konvansiyonel dediğimiz medya birtakım incelikli baskılara maruz kalsa da henüz o raddeye gelmiş değil. Henüz sosyal medyanın baskıcı ortamda alternatif olma hali Türkiye için söz konusu değil. İleride ne olur? Eğer ileride bu baskı ortamı büyürse, devam ederse ve birtakım yasal değişikliklerle yasal düzenlemelerle kökleşir, kurumsallaşırsa ancak o zaman bir mücadele alanı olarak sivrilebilir.“

“Protestolarda payı büyük“

Ancak Ahmet Hakan son dönemde düzenlenen gösterilerde sosyal medyanın büyük rol oynadığını da sözlerine ekledi:

“Protestolarda payı büyük. YGS’deki şifre skandalına karşı gösteriler orada örgütlendi. İnternet yasaklarına karşı düzenlenen protesto da orada düzenlendi. Sosyal medya olmasaydı katılım bu kadar yüksek olmazdı.“

© Deutsche Welle Türkçe

Haber: Hülya Köylü

Editör: Ahmet Günaltay

Önerdiğimiz linkler