1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Türkiye’de Batı karşıtlığı yükseliyor mu?

Ortadoğu’da tırmanan krizin Türkiye’de Batı karşıtlığını attırdığı görüşü yayılıyor. Peki gerçekten bu görüş doğru mu, uzmanlar ne diyor? Kamuoyu araştırmacısı Tarhan Erdem ve uluslararası ilişkiler uzmanı Soli Özel, Ortadoğu’daki krizin Türkiye’ye etkisini değerlendirdi...

Türkiye'de Irak savaşından sonra Amerikan karşıtlığı büyük oranlarda yükselmişti

Türkiye'de Irak savaşından sonra Amerikan karşıtlığı büyük oranlarda yükselmişti

Ortadoğu’da yaşanan kriz, Türkiye’yi de endişelendiriyor. Yaşanan en büyük korku ise çatışmaların yayılma olasılığı, yani Suriye ve İran’ın da sıcak çatışmalara dahil olması. Ancak Türkiye, sadece bölgesel açıdan değil, toplumsal eğilimler açısından da krizden etkileniyor.

Zira, Irak savaşından sonra artış gösteren Amerikan aleyhtarlığının daha da yükseldiği tezi Türk politikacılar tarafından dillendirilmeye başlandı. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, geçtiğimiz günlerde İngiliz basınına verdiği demeçte, liberal kesim de dahil, Türkiye’de Ortadoğu krizinin Batı karşıtlığına neden olduğunu savundu. Uzmanlar da Gül’ün bu tezinde doğruluk payı olduğu kanısında.

“Batı karşıtlığından söz etmek mümkün”

Bilgi Üniversitesi öğretim üyelerinden uluslararası ilişkiler uzmanı Soli Özel, DW’ye yaptığı değerlendirmede, Türkiye’de Batı karşıtlığı sayılabilecek bir iklimin var olduğunu belirtti. Türkiye’deki Amerikan karşıtlığının kamuoyu araştırmalarında tepede çıktığını ve AB’ye olan desteğin de yüzde 50’nin altına düştüğünü belirten Özel, entellektüel kesimde de Amerikan karşıtlığının var olduğuna dikkat çekiyor:

Özel’in değerlendirmesi şöyle: “ABD karşıtlığı için bunu söylemek mümkün. Irak savaşı sırasında sadece İslamcı siyasetten olanlar karşı çıkmadı, başkaları da karşı çıktı. Dolasıyla en azından bu konuda bunun doğru olduğunu söylemek için mümkün. Diğeri için aynı şeyi söylemeyeceğim, ama çifte standart olduğunu söylemek mümkün.”

“Türkiye üç ateş arasında kalabilir”

Ortadoğu krizinin Türkiye için büyük bir tehlike oluşturduğunu vurgulayan Soli Özel, bölgesel sıkıntılar açısından ise şu değerlendirmeyi yaptı:

“Kriz tırmanmayı sürdürecek olursa, herhangi bir şekilde Suriye’yi de bu girdaba çekecek olursa ya da İran’ı çekecek olursa, Türkiye açısından üç tane ateş içinde sınır demektir bu. Irak’a da sıçrama ihtimali var. Yani Iraklı Şiiler’in Lübnan’daki Şiiler’le, İran’ın da desteklemesiyle, bir dayanışma içine girmeleri, Irak’taki durumu daha da beter haline getirebilir. Nereden bakarsanız bakın bu yangın yayılacak olursa, Türkiye için büyük sıkıntılar yaratmaya aday bir durumdur.”

“Büyük oranlarda değişmez”

Kamuoyu araştırmacısı Tarhan Erdem ise Ortadoğu’daki krizin büyük oranlarda Batı karşıtlığını arttıracağını düşünmüyor. Erdem, “Son olaylar, büyük oranda değiştirmez. Yüzde 10’lar yüzde 20’ler mertebesinde değiştirmez, yüzde 1 yüzde 2 değiştirir. Zaten düşen bir trend var. Dışişleri Bakanı bu trendi geri döndürmeye çalışıyor, o ihtiyacı geri döndürmeye çalışıyor” yorumunu yapıyor.

Son dönemlerde Türkiye’de Amerikan karşıtlığının, Irak’taki savaşla birlikte tırmandığına dikkat çeken Erdem, bunun nedenlerini şöyle değerlendirdi: “Irak meselesi çevresindeki olaylarda, din unsuru önemli. Osmanlı devleti, kendi vatandaşları arasında Müslümanlar ve Müslüman olmayanlar şeklinde bir bakış oluşturmuş. O dönemrde Arap ya da Acem, bütün Müslüman gruplar o grubun içindeydi. Şimdi onlardan birine yapılan bir hareketi soğukkanlılıkla karşılamaları çok zor, onlar ABD’nin haksızlık yaptığına inanıyorlar.”

Ankara’nın Kuzey Irak çıkışı

Ortadoğu krizinin Türkiye’de tetiklediği bir başka olay ise Ankara’nın PKK konusundaki sert çıkışı oldu. Kuzey Irak’a sınırötesi operasyon seçeneğini gündeme getiren hükümet, bu konuda uluslararası tüm haklarını kullanacağını söyleyerek dikkatleri üzerine çekti. Uluslararası ilişkiler uzmanı Soli Özel ise Türkiye’nin Kuzey Irak’a operasyon düzenlemesi ihtimalini çok yüksek görmediğini söyledi.

Özel’in, Kuzey Irak konusundi görüşleri şöyle: “Şunu da söylemek gerekir: ABD ve Kuzey Iraklı Kürtler’in PKK konusunda Türkiye ile çok da büyük bir işbirliği içinde olduklarını söylemek mümkün değil. ABD’nin verdiği sözleri tuttuğunu söylemek de mümkün değil. Bence asıl, bu yolların zorlanması gerekecektir. Ondan sonra belki bir askeri müdahale düşünülebilir.”

  • Tarih 24.07.2006
  • Hazırlayan Hülya Köylü / DW
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AZn0
  • Tarih 24.07.2006
  • Hazırlayan Hülya Köylü / DW
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AZn0

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN