1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Türkiye raporu AP’de görüşülecek

Avrupa Parlamentosu’nda bugün ele alınıp yarın oylanacak olan Türkiye raporunda, “Ankara’nın gidişatından memnun değiliz“ mesajı veriliyor. Bulgaristan ve Romanya’nın 1 Ocak 2007 tarihinde AB’ye katılımına ise yeşil ışık yakıldı.

Taslak raporda, Türkiye'den ifade özgürlüğü, dini haklar, azınlık hakları, kültürel haklar, yargının bağımsızlığı ve reformların hızlanıdırılması isteniyor.

Taslak raporda, Türkiye'den ifade özgürlüğü, dini haklar, azınlık hakları, kültürel haklar, yargının bağımsızlığı ve reformların hızlanıdırılması isteniyor.

Strasbourg’da Pazartesi günü başlayan ve Perşembe gününe kadar sürecek olan Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda, Hollandalı Hıristiyan Demokrat üye Camiel Eurlings tarafından kaleme alınan Türkiye raporu görüşülecek. Bağlayıcı özelliği olmayan tavsiye niteliğindeki rapor, Çarşamba günü de genel kurulda oylanacak. AB Komisyonu Başkanı Barroso’nun, Pazartesi günü Fransa Başbakanı de Villepin ile yaptığı görüşmenin ardından, “Anayasa krizini çözmeden, Birlik’e yeni üyeler almak dikkatsizlik olur,“ demesi şaşkınlık yarattı.

Bugüne dek Türkiye'nin AB üyeliğine olumlu yaklaşımıyla bilinen Barroso'nun bu açıklamasının ardından, Türkiye ve Hırvatistan'ın üyelik sürecinin nasıl devam edeceği merak konusu. Barroso’nun, “Anayasa krizini atlatmadan daha fazla genişlemeye devam edemeyiz“ sözlerinin Ankara’ya dolaylı bir mesaj gönderme olduğu üzerinde duruluyor.

301, Kürt sorunu, Şemdinli

Avrupa Parlamentosu Genel Kurul’unda görüşülecek taslak raporda, Türkiye'den, reform süreci, özellikle ifade özgürlüğü, dini haklar ve azınlık hakları, sivil-asker ilişkileri, kadın hakları, sendikalar, kültürel haklar, yargının bağımsızlığı ve reformların uygulanmasının hızlandırılması isteniyor. Hükümetin hazırladığı 9. reform paketinin memnuniyetle karşılandığı ifade edilen raporda, yeni terörle mücadele yasasının temel hak ve özgürlükleri kısıtlayıcı unsurlar içermemesi talep ediliyor. "Hükümet yetkilileriyle askeri personel ve güvenlik personeline ayrıcalık yapılmadan yargı önünde herkese eşit muamele yapılması" istenen raporda, Türk Ceza Kanunu'nda "keyfi yorumlamaya uygun olduğu" savunulan 216, 277, 288, 301, 305 ve 318. maddelerin değiştirilmesi çağrısında bulunuluyor. Taslak raporda, PKK sert bir dille kınanırken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen yıl yaptığı "cesaretlendirici açıklamanın ardından Türk hükümetinin Kürt sorununa demokratik çözüm araması" çağrısına yer veriliyor.

Raporda, eski Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın görevden alınmasının "derin endişe kaynağı" olduğu belirtilirken, Şemdinli olaylarından sonraki gelişmelerin "Türk toplumunda ordunun rolünün yeniden canlandığını değil, devam ettiğini gösterdiği" ileri sürülüyor. Yüzde 10 olan seçim barajının indirilmesi istenen raporda, bu sayede "Kürt partileri de dahil olmak üzere TBMM'de daha geniş temsil sağlanacağı" görüşü savunuluyor. AB yolunda yapılan reformları yansıtacak yeni bir anayasaya ihtiyaç olabileceği görüşüne yer verilen raporda, Danıştaya yapılan saldırı da şiddetle kınanıyor.

“Dini özgürlüklerde ilerleme yok“

Raporun "İnsan Hakları ve Azınlıkların Korunması'' başlığı altında, AP'nin son raporundan bu yana dini özgürlükler bağlamında ilerleme sağlanmamış olmasından "esef duyulduğu" belirtilirken, Türkiye'ye dini azınlıkların ruhbanlarını eğitmede ve mülk edinmede karşılaştıkları sorunları ortadan kaldırması çağrısı yapılıyor: Alevilerin tanınması ve korunması istenirken, cem evlerinin de dini merkezler olarak tescil edilmesi, dini eğitimin gönüllülük esasına göre düzenlenmesi ve sadece Sünni inancını yansıtmaması gibi talepler yer alıyor.

“Güneydoğu" başlığı altında PKK'nın saldırılarını yoğunlaştırmasının şiddetle kınandığı raporun taslağında, terörle mücadelesinde Türkiye ile dayanışma içinde olunduğuna vurgu yapılıyor. Raporda, Türkiye'ye "koruculuk sistemini lağvetmesi", "Kürt sorununa demokratik çözüm araması", "gözaltı ve tutuklamalarda Avrupa standartlarını uygulaması" gibi çağrılarda bulunuluyor. "Modern, demokratik ve laik Türkiye, medeniyetlerin birbirini daha iyi anlamasında yapıcı rol oynayabilir" denilen taslak raporda, Ermenistan ile diplomatik ve iyi komşuluk ilişkilerinin başlatılmasında Türkiye'nin ön koşulsuz olarak gerekli adımları atması ve bu ülkeyle sınır kapısını bir an önce açması isteniyor. Türkiye'nin limanlarını Rum gemilerine açması da talep edilen raporda, "Kıbrıs (Rum kesimi) dahil tüm AB üyelerinin tanınması, müzakere sürecinin zorunlu parçasıdır" deniliyor.

Eylül ayı başında, Dışişleri Komisyonu’nda yapılan oylamada kabul edilen değişiklik önergeleriyle raporun içeriği Türkiye aleyhine sertleştirilmişti. Kabul edilen değişiklik önergeleriyle Türkiye'nin AB üyeliği öncesinde “Ermeni soykırımını tanıması gerektiği“ öne sürülmüş ve Türkiye'nin Pontuslu Rumlara ve Süryanilere soykırım yaptığı iddia edilmişti. Söz konusu ifadelerin metinden çıkartılması için bazı Avrupalı parlamenterler genel kurulda yapılacak oylama için yeni değişiklik önergeleri sundular. Ermeni soykırımın tanınmasına ilişkin değişiklik önergesinin komisyonda kabul edilmesi ise Türkiye'nin sert tepsine yol açmıştı.

Bükreş ve Sofya'ya "eve"t

Avrupa Parlamentosu’nun Genel Kurul oturumunda Sofya ve Bükreş’e tam üyelik için yeşil ışık yakıldı. Komisyon, yolsuzluğun ve organize suç oranının yüksek olduğu Romanya ve Bulgaristan’da, bağımsız bir yargı ile siyasi idarenin kurulmasına yardım etmek niyetinde. AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, Sofya ve Bükreş yönetimlerinden yolsuzluk ve organize suçla mücadelede kolları sıvamasını istiyor.

AB’nin Romanya ve Bulgaristan ile yürüttüğü ticari ilişkilere bakıldığında, bu iki ülkenin AB’e çoktan katılmış olduğunu söylemek mümkün. Romanya, yurtdışı ile yaptığı ticaretin % 70’ini AB üyesi ülkeler ile yürütüyor. Özellikle makina sanayii, metal işleme, otomobil parçası üretimi, tekstil ve kimya ile gıda sektöründe Romanya’nın ekonomisi oldukça iyi. Komşusu Bulgaristan’da olduğu gibi Romanya’da ekonomi hızlı büyüyor. AB Komisyonu’nun ilerleme raporuna göre, Romanya ve Bulgaristan’ın gayri safi yurtiçi hasılaları AB üyesi ülkelerin iki katına tekabül ediyor. Bu arada Romanya ve Bulgaristan’ın AB’e katılmak için dikkat etmesi gereken en önemli kriterse işsizlik oranının yüzde 8’in altında kalması. AB Komisyonu, Sofya ve Bükreş’in gerekli şartları yerine getireceği inancında.

  • Tarih 26.09.2006
  • Hazırlayan Ajanslar
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AZh1
  • Tarih 26.09.2006
  • Hazırlayan Ajanslar
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AZh1

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN