1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

"Türkiye, Ortadoğu'da çok önemli rol oynuyor"

Türkiye'nin Ortadoğu'daki önemini değerlendiren Alman Ortadoğu uzmanı Prof. Udo Steinbach, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama’nın bölgede Türkiye’ye özel bir önem atfettiğini söyledi.

Ortadoğu uzmanı Prof. Udo Steinbach

Ortadoğu uzmanı Prof. Udo Steinbach

Ülke içinde büyük protestolara neden olan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından, Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’ın artık uzun menzilli füzeler açısından bir tehlike oluşturmamasını gerekçe göstererek füze kalkanı projesini rafa kaldırması gözlerin bir kez daha İran’a çevrilmesine neden oldu. Almanya’nın tanınmış Ortadoğu uzmanlarından Prof. Udo Steinbach, Batı'nın İran’ı uzun yıllardır rejime odaklı bir bakış açısıyla değerlendirdiği ve İran’ın bölgedeki rolünün göz ardı edildiği kanısında. Uzman, İran’ın Türkiye ile birlikte bölgedeki iki önemli güçten biri olduğunu belirtiyor: “Bölgeye baktığınızda Arap dünyasında büyük bir hareketlenme olmadığını görüyoruz. İsrail ise sürekli olarak Avrupa’nın çıkarına ters düşen, hatta Avrupa’nın siyasi değerleri ile çelişen bir siyaset izliyor. Bizim, gözümüzü bölgede dönüşüm isteyen, dinamik ve geleceğe yönelik umut vaat eden ülkelere çevirmemiz gerekiyor. Bunlardan biri sekülerleşme ve batılılaşma süreciyle Batı'ya yakınlaşan Türkiye. Diğeri ise, son dönemdeki gerilemelere karşın, İran.”

"Obama, Ankara'nın İran'a yakınlığını memnuniyetle karşılıyor"

Barack Obama’nın göreve gelmesi ile birlikte Amerika Birleşik Devletleri’nin Ortadoğu politikasının değiştiğini belirten uzman, Obama’nın Türkiye’ye de özel bir önem verdiğinin altını çizdi. Steinbach, Obama’nın göreve gelir gelmez ilk dış ziyaretini Türkiye’ye yapmış olmasını bunun bir işareti olarak yorumluyor.

Uzmana göre, Türkiye ile İran arasındaki özellikle ekonomik işbirliğine dayanan yakınlaşma Amerika Birleşik Devletleri tarafından memnuniyetle karşılanıyor. Steinbach, “Obama, Bush döneminde Türkiye ile ABD arasında Irak ve PKK dolayısıyla yaşanan sıkıntıları geride bırakmaya çalışacak, bölgesinde komşularından büyük bir itibar görmek isteyen Türkiye'ye bu değeri verecektir. Türkiye, Suriye ve Irak ile hükümet tarafından ‘stratejik anlaşma’ olarak nitelendirilen pek çok anlaşma imzalıyor. Ekonomik işbirliğine dayanan bir siyaset izliyor. Türkiye ile İran arasında ise son 30 yılda ihitilaflar da oldu ama hep pragmatik bir işbirliği vardı. Bu bakımdan, İran’ı ekonomik işbirliğine entegre etmeye çalışan Obama’nın, Ankara’nın İran’a yakınlığını memnuniyetle karşıladığını düşünüyorum" diyor.


Türkiye'nin arabulucu rolü

Prof. Udo Steinbach, İran’ın gelecek dönemde İsrail ve nükleer faaliyetlere ilişkin olarak aktif, hatta agresif bir siyaset izleyebileceğine de dikkat çekiyor. Bazı uzmanlar, bu agresif tutumun Türkiye'ye de yansıyabileceği görüşünde. Hatta füze savunma sistemi almaya hazırlanan ve bu konuda ABD ile de görüşen Türkiye'nin İran'a karşı savunmaya geçtiği, bunun da Türkiye'nin bölgedeki arabulucu rolünü tehlikeye sokabileceği gibi görüşleri dile getiriliyor.

Türkiye için böyle bir tehlike görmüyen Prof. Udo Steinbach “Umarım uluslararası toplum, özellikle de Avrupa Birliği, Türkiye’nin yalnızca kültürel olarak değil, ekonomik olarak da çok önemli olduğunu önemini fark eder, zira Türkiye bir enerji köprüsü. Avrupa Birliği, İran'la diyalogta sorun yaşarken, Türkiye’nin İran’la ilişkilerini iyi tutması, İran’ı Nabucco’ya gaz akışı sağlaması konusunda ikna etmesi bakımından çok önemli. Türkiye bir arabulucu olarak çok büyük önem taşıyor" şeklinde konuşuyor.


"Almanya'nın tutumu seçimlerden sonra değişmez"

İran’a yönelik uluslararası siyasetin değişmesi ve ülkenin hem siyasi hem de ekonomik bakımdan öneminin fark edilmesi gerektiğini belirten uzman, Almanya’nın dış politika çizgisinde ise genel seçimlerden sonra bir değişiklik beklemiyor. Steinbach, Almanya'nın İsrail'e karşı sert ve eleştirel bir tutum benimsemesini ihitmal dahilinde görmediğini belirten Steinbach, “Sayın Merkel başbakan olarak kalırsa, Almanya’nın Türkiye’ye ve İran’a yönelik siyasetinde bir değişiklik olacağını sanmıyorum. Merkel’in Türkiye’ye ilişkin bir Avrupa Birliği üyeliği değil, ayrıcalıklı ortaklık öngören görüşlerini biliyoruz. Bu tutum kesinlikle değişmeyecektir. Hür Demokrat Parti’nin genel başkanı Guido Westerwelle’nin dışişleri bakanı olması halinde de Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği konusu üzerine fazla eğileceğini sanmıyorum. İran’a ilişkin konuşmak gerekirse, kanımca Merkel başbakanlığındaki müstakbel hükümetin şimdiye kadar izlenen siyaseti değiştirecek, İsrail’e karşı eleştirel bir tutum benimseyecek cesareti olmaz. Devletler hukuku ihlali, nükleer silahlanma gibi konularda İran’a yönelik eleştirilerimizin inandırıcı olmasını istiyorsak, İsrail’i de eleştirmeliyiz. Sayın Merkel’in gelecek yasama döneminde İsrail’e yönelik böyle bir tutum benimseyeceğini sanmıyorum" diyor.


Haber: Başak Özay

Editör: Hülya Köylü