Türkiye IŞİD tehdidinden nasıl korunacak? | DÜNYA | DW | 27.09.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Türkiye IŞİD tehdidinden nasıl korunacak?

ABD, Fransa, Danimarka, İngiltere gibi ülkeler Türkiye’deki vatandaşlarına IŞİD tehdidine karşı güvenlik uyarısında bulunurken, Türkiye ne yapıyor?

default

Suriye'deki Rakka kentinin IŞİD eline geçmesinden sonra çekilen bir fotoğraf.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın IŞİD için ilk kez “eli kanlı terör örgütü” nitelemesinde bulunması, Ankara’nın da "IŞİD tehdidi’ne karşı alarmda olduğunu ortaya koydu. Peki; ABD, Fransa, Danimarka, İngiltere gibi ülkeler Türkiye’deki vatandaşlarına IŞİD tehdidine karşı güvenlik uyarısında bulunurken, Türkiye ne yapıyor?

Deutsche Welle’ye bilgi veren güvenlik kaynakları, hükümetin birincil görevinin vatandaşlarının can ve mal güvenliğini sağlamak olduğunu belirtirken, ABD ve Fransa gibi ülkelerin IŞİD’i bombalamaya başladığına, bu yüzden de IŞİD’in hedefi olabilecekleri ihtimaline dikkat çekiyor. Bu doğrultuda vatandaşlarına güvenlik uyarısı yapmalarının normal karşılanması gerektiğini anlatan kaynaklar, Türk vatandaşları için henüz böyle bir durumun sözkonusu olmadığına dikkat çekiyor ancak tüm güvenlik önlemlerinin yeniden gözden geçirildiğini belirtiyor. Sınır bölgelerinde de en üst düzeyde güvenlik alarmı var.

Diplomatik kaynaklar da güvenliğin daha çok sınır bölgelerinde "alarmize" edildiğini dile getirirken, sınırdan geçişlerin her zamankinden daha uzun sürdüğüne dikkat çekiyor ve “Hiçbir terörist unsurun Türkiye’ye sızmaması için çok dikkatli çalışmalar yapılıyor” diyor. Aslında sınır güvenliği konusunda Birleşmiş Milletler’den çıkan karar doğrultusunda Türkiye, özellikle yabancı istihbarat örgütleriyle birlikte yoğun bir işbirliğini de çoktan başlatmış durumda.

Ankara, Avrupa ülkelerinden olduğu gibi Türkiye’den de IŞİD’e katılımın arttığı, IŞİD militanlarının özellikle büyükşehirlerde kümelendiği ve sivil halk için tehdit olduğu yönündeki haberler üzerinde de yoğun bir mesai harcıyor. Şehir merkezlerindeki IŞİD noktalarının “uyuyan hücreler” olarak görüldüğünü belirten diplomatik kaynaklar, bu konuda özellikle Milli İstihbarat Teşkilatı’nın değişik operasyonlar yaptığını ve IŞİD tehdidini elimine etmeye çalıştığını anlatıyor.

IŞİD ile ilgili resmi bilgi yok

Resmi açıklama yapmak istemeyen ancak Türkiye'deki IŞİD uzantılarına karşı da her türlü güvenlik önlemi aldığını söyleyen hükümet yetkililerine, muhalefetten sert eleştiriler var. IŞİD konusunda hükümetin yanıtlaması istemiyle meclise verdikleri soru önergelerinin yanıtlanmadığından yakınan CHP Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ Deutsche Welle’ye konuşurken, “IŞİD ile ilgili hiçbir resmi bilginin kamuoyuna açıklanmamış olması büyük sıkıntı yaratıyor” diyor. “IŞİD’in Türkiye’de silah depolarının, hücre evlerinin olduğu, kimi derneklerle bağlantılar kurduğu iddiaları hep konuşuluyor ve bu durum kamuoyunda korku ve merak uyandırıyor” diyen Serindağ, hükümetten beklentilerini şöyle anlatıyor:

“Türkiye ciddi bir devlet gibi davranmalı ve IŞİD’e karşı uluslararası toplumla işbirliği yaparken kendi çıkarlarını korumalı. Terör örgütlerine müsamaha gösterilmediğini açıkça ortaya koymalı. IŞİD, Türkiye’de nasıl bir yapılanma içinde, nasıl bağlantıları var, bunlar rakamlarla açıklanmalı, söylenmeli. Hükümetin birinci görevi kendi vatandaşının can güvenliğini sağlamaktır. IŞİD’e karşı ne gibi yeni önlemler alınıyor, öğrenmek istiyoruz.”

Türkiye ne yapmalı?

Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) uzmanlarından Mehmet Yegin de başta Amerika olmak üzere Batılı ülkelerin Türkiye’deki vatandaşlarını IŞİD konusunda uyarmalarının ardından Türkiye’nin ne yapması gerektiğini Deutsche Welle’ye anlattı. 2003’te Türkiye’nin Irak’a asker gönderme kararı almasının ardından Amerikan Büyükelçiliği ile HSBC binalarının hedef alındığını hatırlatan Yegin, “IŞİD bombardımanı sürdükçe IŞİD’in Türkiye’yi hedef alması beklenilebilecek bir şey. En fazla hedef alınacak yerler de, ABD ve batılı merkezli yerler olacaktır. Tabii ki bundan ne yazık ki Türk vatandaşlarının da etkilenmesi muhtemeldir” diyor.

Yegin, Türkiye’nin istihbarat açısından müttefiklerle "anlık istihbarat paylaşımı" sistemini kuvvetlendirmesi ve IŞİD’in Türkiye’de bilinen hücrelerine dönük operasyonlar yapılması gerektiğine dikkat çekiyor. “Terör saldırılarını önlemek tabii ki çok kolay değil” diyen Yegin, herkesin çok daha dikkatli davranması gerektiği bir döneme girildiğini söylüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın IŞİD’e "eli kanlı terör örgütü" demesinin, Türkiye’nin IŞİD’le mücadele eden koalisyona politik olarak destek verdiğinin açık göstergesi olduğunu söyleyen Yegin, “IŞİD’in ideolojisinin yanlış olduğunu söylüyorsanız, ona karşı yapılan operasyonları da desteklediğinizi dile getiriyorsunuz demektir. Ve bu durum güvenlik önlemlerini yeniden değerlendirmenizi gerektirir” diye konuşuyor.

©Deutsche Welle Türkçe

Hilal Köylü / Ankara

Önerdiğimiz linkler