Türkiye-Avrupa ilişkilerinde Çavuşoğlu faktörü | AVRUPA | DW | 08.04.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Türkiye-Avrupa ilişkilerinde Çavuşoğlu faktörü

Türkiye’nin AB Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bu göreve getirildiği Aralık 2013’ten bu yana bu hafta ikinci kez Strasbourg’da Avrupa Konseyi’ni ziyaret ediyor.

Çavuşoğlu resmi olarak, eski bir Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) başkanı sıfatıyla kendisine Onursal Başkanlık Diploma ve Madalyası verilecek olmasından ötürü Strasbourg’a geldi. Ancak, gerek Avrupa'nın doğusundaki gerekse Türkiye'deki gergin gündem nedeniyle Strasbourg ziyareti olağanüstü siyasi bir çerçevede gerçekleşti.

Çavuşoğlu Strasbourg ziyareti sırasında Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Nils Muiznieks, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Başkanı Anne Brasseur ve Venedik Komisyonu Başkanı Gianni Buquicchio ile ayrı ayrı görüşme fırsatı buldu. Gerek Avrupa Konseyi gerekse Türk diplomatik kaynakları Çavuşoğlu’nun temaslarının “samimi ve dostça bir atmosferde” gerçekleştiğini söylüyor. Bu da aslında bir tesadüf sayılmaz. Zira Çavuşoğlu görüştüğü isimlerin hepsini yakından tanıyor, hatta kimileriyle 2003 yılına dayanan dostluğu var.

'Avrupa Konseyi'nin Türkiye'deki elçisi'

Çavuşoğlu’nun Strasbourg ziyareti Türkiye’nin Avrupa’yla ilişkileri açısından olağanüstü önemli. Türkiye’de son aylardaki siyasi gerginlik ve başta Twitter ve YouTube yasakları olmak üzere yürütme tarafından alınan bazı kararlar, AB cephesinde olduğu gibi Avrupa Konseyi kulislerinde de yankı buldu. AKPM Başkanı Anne Brasseur hafta başında Strasbourg’da düzenlediği basın toplantısında bu yasakların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve AKPM için olmazsa olmaz değerler olan ifade ve haberalma özgürlükleri açısından “kabul edilemez” olduğunu söyledi. Seçim dönemlerinde siyasilerin davranışlarının önemli olduğunu belirtip, özellikle bu dönemlerde “Avrupa’yı Avrupa yapan değerleri çiğnemekten kaçınmaları” telkininde bulundu.

Brasseur, AKPM'nin medya konularıyla uğraşan alt komisyonunun, haberalma, basın ve internet özgürlüğü konularını görüşmek üzere 12-13 Mayıs tarihlerinde İstanbul’da toplanacağını da duyurdu. Bu toplantının Türk hükümetinin işbirliğiyle düzenlenecek olmasının kendilerini “memnun ettiğini” söyledi. Brasseur'ün Çavuşoğlu için “Biz kendisini Avrupa Konseyi’nin Türkiye’deki elçisi olarak görüyoruz” ifadelerini de, Çavuşoğlu’nun Türkiye-Avrupa ilişkilerindeki önemini göstermesi bakımından not etmekte fayda var. Bundan önce Türkiye’nin hiçbir Avrupa bakanı hakkında böyle bir ifade kullanılmamıştı.

Suriye ve çözüm süreci de gündeme geldi

Türkiye'nin AKPM heyetine Ocak 2003'te dahil olan ve bu görevi 2013 yılına kadar sürdüren Çavuşoğlu 2010-2012 yılları arasında da Avrupa Konseyi’nin kurulduğu 1949 yılından bu yana AKPM başkanlığı görevine seçilen ilk Türk parlamenter olmuştu. 2003 yılından bu yana Avrupa siyasi kulislerinde edindiği deneyim ve dostluklar sayesinde Strasbourg temasları da sıcak bir ortamda gerçekleşti. AKPM'nin bugünkü başkanı ile Avrupa konularını görüştü. Hatta görüşmenin bir bölümünde Suriye konusu gündeme geldi. Türkiye’deki reform ve Kürt sorununa çözüm süreçleri de konuşuldu. Çavuşoğlu AKPM başkanından bu alanlarda Türkiye’yi cesaretlendirici, yapıcı destek istedi. Avrupa’dan gelecek bu tür destekler sayesinde reform sürecinin daha hızlı ilerleyeceği konusunda AKPM’deki eski dostlarını ikna etmeye çalıştı.

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn ise Çavuşoğlu ile yaptığı görüşme sonrasında Türkiye’nin son zamanlarda gerçekleştirdiği reformları ön plana çıkarmayı yeğledi. Özellikle Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkının önemine değindi. Avrupa Konseyi ve Avrupa Konseyi’nin bir organı olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) yüksek mahkemeye bireysel başvuru hakkının yürürlüğe girmesinde önemli rol oynamışlardı.

Venedik Komisyonu ile daha sıkı işbirliği

Çavuşoğlu’nun Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri ve Venedik Komisyonu Başkanı ile yaptığı görüşmeler de benzer atmosferde gerçekleşti. Hatta Çavuşoğlu anayasal reformlar konusunda Venedik Komisyonu ile daha sıki işbirliği mesajı dahi verdi. Türkiye’nin yeni AB bakanının AKPM kökenli olması Strasbourg-Ankara diyaloğu açısından pozitif bir faktör. Avrupa Konseyi elbette Türkiye’deki gelişmeleri yakından takip ediyor. Türkiye’de başta basın ve ifade özgürlükleri olmak üzere sorunlar olduğunun da bilincinde. Bunu görmek için AİHM’ye Türkiye’den yapılan başvurulara bakmak yeterli. Avrupa Konseyi, bu nedenle üyesi Türkiye'yi gerektiğinde eleştiriyor da. Ancak Çavuşoğlu’nu da Türk hükümeti bünyesinde Avrupa Konseyi’nin demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti ilkelerinin taşıyıcı gücü olarak görüyor. En azından buna inanmak istiyor.

Sonuç olarak Avrupa’nın Türkiye’de Çavuşoğlu’na, Çavuşoğlu’nun da reformların hükümet düzeyindeki dinamosu olabilmek için Avrupa’nın yapıcı tutumuna ihtiyacı var. Türkiye'nin AB yolunda sırtını Avrupa Konseyi'ne dayaması gerekiyor. Öte yandan, ekonomik ve kurumsal krizle boğuşan, Ukrayna’daki soruna çözüm bulamayan, Suriye’de bocalayan Avrupa bugün bir de Türkiye ile köprüleri atma lüksüne sahip değil. İstikrarlı bir Türkiye için Avrupa değerlerini Türkiye'ye taşıyacak siyasilere gereksinimi var.

©Deutsche Welle Türkçe

Haber: Kayhan Karaca / Strasbourg

Editör: Ercan Coşkun