1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Türkiye AB’yi unuttu

Türkiye’de siyasi partiler, meydanlarda AB hedefinden pek söz etmiyor. Uzmanlar, Avrupa Birliği’nin şu an için oy kazandıracak bir unsur olmadığını söylüyor. DW’den Hülya Köylü’nün haberi.

default

Türkiye seçim mitingleri ve siyasi partilerin reklam kampanyaları ile inliyor. 12 Haziran yaklaştıkça tempoyu artıran siyasi liderlerin gündemi yoğun. Türkiye’nin dış politikadaki başlıca hedefi olan Avrupa Birliği üyeliğini ise hiçbir siyasi parti gündeme getirmiyor.

Müzakere sürecinin tıkanması, reformların yavaşlaması ve dış politikada Arap ülkelerindeki güncel gelişmeler nedeniyle önceliklerin değişmesi, Avrupa Birliği’nin Türk kamuoyundan uzaklaşmasına yol açtı. İktisadi Kalkınma Vakfı Genel Sekreteri Doç. Dr. Çiğdem Nas bunun nedenlerini şöyle açıkladı:

“Özellikle bu mücadele sürecinde tıkanma aşamasına gelinmesiyle birlikte hem kamuoyunda ilginin azaldığını görüyoruz hem de hükümetin öncelikleri arasında AB’nin geri sıralara düştüğünü görüyoruz. Bu anlamda seçimler öncesinde AB’nin, daha öncelikli olarak görülen konuların arkasında kaldığını görüyoruz. Şu an için ne muhalefetin ne de hükümetin sunabileceği bir persfektif yok belki. Çünkü bir tıkanıklık var, aşılması gereken sorunlar var. Bunlar da seçimde oy kazandıracak sorunlar değil…”

İKV Genel Sekreteri Doç. Dr. Çiğdem Nas

İKV Genel Sekreteri Doç. Dr. Çiğdem Nas


Önyargılar tetikledi

Türkiye ve Avrupa Birliği müzakerelerinin tıkandığı nokta Kıbrıs sorunu ile başladı. Çiğdem Nas, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin başını çektiği ve Almanya Başbakanı Angela Merkel’in de destek verdiği Türkiye karşıtı cephenin de Türk kamuoyunda kuşku yarattığına işaret ediyor. Türkiye Avrupa Vakfı Başkanı Ziya Müezzinoğlu, karşılıklı önyargıların da tıkanıklığı tetiklediği değerlendirmesinde bulundu:

“… AB ülkelerinde aslında hala Türkiye’ye karşı bazı önyargıların aşılmadığını görüyoruz. Aslında Türkiye’de de bazı çevrelerde AB’ye karşı bir önyargı var. AB bir Hrıstiyan kulübü gibi gören çevreler var. Tabii bazı AB ülkeleri de Türkiye’deki kültür farkını, din farkını iç politikada kullanmak suretiyle müzakerelerin tıkanmasına yol açtılar.”

Seçim sonrası ne olacak?

Müzakerelerin tıkanma sürecinde Türkiye, Ortadoğu’da öncü rol üstlenme girişimlerinde bulundu, Arap ülkelerinde çıkan isyanlar ise Ankara’yı daha da önemli bir aktör haline getirdi. İktisadi Kalkınma Vakfı Genel Sekreteri, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Türkiye’yi etkinleştirerek Avrupa açısından cazip hale getirme stratejisi izlediğini kaydetti. Çiğdem Nas, seçim sonrası için ise şu analizi yaptı:

“Bu aslında biraz da oy oranlarına da bağlı diye düşünüyorum. Şimdi AKP için çok yüksek oranda bir oy, meşruiyet arayışını daha az öncelikli hale getirecektir. Ama eğer beklediğinden daha düşük oy alırsa belki o zaman yine AB hedefi AKP için bir meşruiyet aracı haline gelecek. Aslında şimdi de biraz şöyle oldu: Özellikle AKP’yi İslamcı olmakla, gizli ajandası olmakla suçlayan çevrelere karşı AKP’nin AB üyeliğine verdiği destek bir anlamda AKP’yi temize çıkaran bir şeydi. “Biz AB için çalışıyoruz” gibi.”

“Hedeften sapma yok”

AKP’nin milletvekili adayları ise Avrupa Birliği hedefinden sapmadıkları iddiasında. İstanbul Birinci Bölge adayı Belma Satır, partisinin programında Avrupa Birliği’nin her zaman olduğunu söyledi:

“Şimdi Türkiye’de gündem çok çabuk değişiyor ama AK Parti’nin ve Ak Parti hükümetlerinin gündeminde her zaman Avrupa Birliği var. Parti kurulduğunda partinin programını yazan ekipten biriyim. Partinin programında AB en önemli konumuz.”


© Deutsche Welle Türkçe

Haber: Hülya Köylü

Editör: Ahmet Günaltay

Önerdiğimiz linkler

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız