1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Türk savunma sanayiî hedef büyüttü

Son yıllarda izlediği dış politikasıyla ilgi odağı olan Türkiye, savunma sanayiînde attığı adımlarla da dikkat çekiyor. Uzmanlar, gelişmenin taşıdığı stratejik önemi İstanbul’da gazeteci Selçuk Oktay’a değerlendirdi.

DW-Grafik: Per Sander

DW-Grafik: Per Sander

Son zamanlarda Türkiye savunma sanayiî, açıkladığı yeni projelerle dikkat çekiyor. Geçtiğimiz Cuma günü sona eren 10. Uluslararası Savunma Sanayiî Fuarı’nda Türk şirketleri bu kapsamda birçok yeni projeyi görücüye çıkardı. Bunların başında ilk yerli tank, keşif uçuşu yapan insansız hava aracı ve farklı nitelikteki birçok savunma aracı geliyordu. Sadece bu fuar kapsamında değil yurt dışında da Türk savunma sanayiî şirketleri ilgi çekici ortak projelere imza atıyordu. TAI ile EADS Deutschland GmbH'ın ortaklığı Cassidian arasında imzalanan yeni nesil insansız hava aracı Talarion programı ile ilgili işbirliğine yönelik ön protokolün imzalanması uluslararası ortak çalışmaların güncel örneklerinden sadece birini oluşturuyordu.

Savunma ihracatı 853 milyon dolar

Bu hareketlilik, Türk savunma sanayiî sektörünün rakamsal performansına da pozitif etkide bulunmuş durumda. Türkiye Savunma Sanayiî Müsteşarlığı’nın rakamlarına göre, Türk savunma sanayiînin, toplam savunma ve havacılık ihracatı 2006 yılında 486,9 milyon dolar iken bu rakam 2010 sonu itibariyle 900 milyon dolar seviyesine yükseldi. Türk resmî otoriteleri savunma sanayiî ihracatının 2011 yılında 1 milyar dolara ulaşmasını hedeflediklerini açıklıyor. Bu rakamların arkasında Türkiye savunma sanayiînin araştırma geliştirme harcamalarını artırması yer alıyor. Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar’ın kamuoyuna yaptığı açıklamalar Türk savunma sanayiînin 2010 yılında yaptığı Ar-Ge harcamasının 600 milyon dolar seviyelerine yükseldiğini gösteriyor. İhracat ve Ar-Ge rakamları kadar resmî otoritelerin savunma sanayiînin gelişimini tarif ederken kullandığı diğer veri kendine yeterlilik oranları. Yine Savunma Sanayiî Müsteşarlığı’nın açıklamalarına göre 2010 yılında Türkiye, kendi savunma ihtiyaçlarının yüzde 47,5’unu kendi karşılıyor.

“Bağımsız uzmanların incelemesi lazım”

Bu resmi rakamlar Türk savunma sanayiînin önemli bir gelişme yaşadığını gösteriyor. Uzmanlar ise Türkiye’nin bu alanda anlamlı bir gelişme gösterdiği ama stratejik üstünlük açısından henüz yolun başında olduğunu söylüyor. İngiliz Jane's Defence Weekly Dergisi Türkiye Temsilcisi Lale Sarıibrahimoğlu, Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltma yolunda ilerleme kaydettiğini ancak rakamların her zaman gerçek durumu göstermediğini vurguluyor. Türkiye’nin savunma ihtiyaçlarında yüzde 80'lere varan dışa bağımlılığını azalttığını anlatan Sarıibrahimoğlu eskiden sadece montaj yapılırken bu yönde gelişme olduğunu söylüyor. Ancak, savunma sanayiîni yakından takip eden Sarıibrahimoğlu üretilen sistemlerin ne kadar stratejik olduğunun bilinmediğini, bunun için bağımsız uzmanların üretilen sistemleri tarafsız biçimde incelemesi gerektiğini belirtiyor. Sarıibrahimoğlu’nun bu açıklamaları Türk savunma sanayiîne ilişkin resmi rakamların işaret ettiği gelişmenin içeriğini anlamak için henüz yeteri derecede bağımsız verinin olmadığını ortaya koyuyor.

Türkiye henüz yolun başında

Bunun yanında uzmanlar, esas olarak Türk savunma sanayiînin elde ettiği patent düzeyinin anlamlı olduğunu belirtiyor. İstanbul Bahçeşehir Üniversitesi Uluslararası Güvenlik ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Ercan Çitlioğlu, elektronik harp araçlarında ciddi bir gelişme olduğunu ama asıl önemli olanın patent düzeyi olduğunu söylüyor. Lale Sarıibrahimoğlu da bu alanda stratejik bir gelişme için fikri mülkiyet haklarının elde edilmesinin önemine dikkat çekiyor. Elbette Türkiye için henüz tümüyle bağımsız bir savunma sanayiî inşa etmek olanaklı değil. 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Uzmanlarından Şanlı Bahadır Koç, Türkiye’nin yüzde 100 kendine yeterli bir savunma sanayiî oluşturmasının olanaklı olmadığını belirtiyor. Koç, Türkiye’nin bu anlamda siyasi olarak da tam bağımsız olamayacağını ancak bağımsızlığının derecesini artırabileceğini belirtiyor. Ercan Çitlioğlu da yakın gelecekte; ABD, İsrail, Rusya, Fransa, Çin, İngiltere ve Güney Afrika gibi ülkelerin seviyesine ulaşmasının mümkün olmadığını ekliyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Haber: Selçuk Oktay/İstanbul


Editör: Nihat Halıcı

Önerdiğimiz linkler

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN