1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Türkiye'ye din özgürlüğü çağrısı

18 Aralık 2010

Alman siyasetçiler Türkiye'de din özgürlüğünün kısıtlandığı görüşünde. Hrıstiyan Sosyal Birlik'ten (CSU) Johannes Singhammer, Türk hükümetine din özgürlüğünü tam anlamıyla uygulaması çağrısında bulundu.

https://p.dw.com/p/QenP
CSU üyesi Johannes Singhammer
CSU üyesi Johannes SinghammerFotoğraf: Deutscher Bundestag/Lichtblick/Achim Melde

Alman Meclisi’nde, din ve inanç özgürlüğünün ele alındığı oturumununda Türkiye’de din özgürlüğü alanındaki kısıtlamalara dikkat çekildi. Oturumda, Hrıstiyan Birlik (CDU/CSU) ve Hür Demokrat Parti’nin (FDP) din özgürlüğünün güvence altına alınması için çaba gösterilmesini isteyen karar tasarısı 374 ”evet” oyu ile kabul edildi. 69 milletvekili tasarıya ”hayır” derken, 127’si de çekimser kaldı. Hrıstiyanların yanı sıra bütün dinî azınlıkların haklarının korunmasını isteyen muhalefet partileri ayrıca Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde Müslümanlara yönelik tutumu eleştirdi.

Koalisyonda bulunan Hristiyan Birlik ve Hür Demokrat Parti’nin hazırladığı karar tasarısında dünya nüfusunun yüzde 70’ini barındıran 64 ülkede din özgürlüğünün tehdit altında olduğu ifade ediliyor. Tasarıya göre en çok baskı gören, şiddete uğrayan dinî azınlıkların başında Hrıstiyanlar geliyor. Din özgürlüğünün temel insan haklarından biri olduğu vurgulanan karar tasarısında, Alman hükümetinden, din ve inanç özgürlüğünün güvence altına alınması için çaba göstermesi talep ediliyor.

Türkiye'de din özgürlüğü

Kabul edilen karar tasarısında Hrıstiyanların baskı gördüğü ülkeler arasında Türkiye’nin de adı geçiyor. Oturumda söz alan Hrıstiyan Sosyal Birlik (CSU) üyesi Johannes Singhammer, Türkiye’de din özgürlüğünün güvence altına alınmadığını dile getirdi. Singhammer, Avrupa Birliği Komisyonu’nun 2010 İlerleme Raporu’nda da Türkiye’nin din özgürlüğü konusunda eleştirildiğini hatırlattı. "İslam din dersi hâlâ zorunlu, 2007, 2008 ve 2009’dan beri bir değişiklik yok. 1971 yılından beri Ortodoks Kilisesi’nin yeni rahipler yetiştirmesi yasak; 2010 yılında da bu mümkün değil. Rahiplerin Hrıstiyan ilahiyatı konusunda eğitim almasına kim karşı çıkarsa, Hrıstiyan yaşamının geleceğinin yok olmasına yol açar. Kilise ve ibadet yerlerinin inşa edilmesinde yapılan ayrımcılık konusunda da 2007 yılı İlerleme Raporu’ndan beri değişiklik yok."

Türk hükümetine çağrı

Johannes Singhammer, konuşmasında Türk hükümetine din özgürlüğünün tam anlamıyla uygulanması çağrısında bulundu. "Almanya’da haklı olarak camilerin inşa edilmesini istediğiniz gibi, aynı azim ve kararlılıkla, Türkiye’de de yeni kiliselerin inşa edilmesi ve tarihî kutsal mekânlarda ibadete izin verilmesi için çaba gösterin."

Avrupa Birliği’ne de çağrıda bulunan Singhammer, Türkiye ile yürütülen üyelik müzakarelerinde yeni bir başlık açılmadan önce din özgürlüğünde ne ölçüde ilerleme sağlandığına bakılmasını istedi.

Alevilerin hakları

Hrıstiyan Birlik ve Hür Demokrat Parti, özellikle Hrıstiyanların durumuna dikkat çekerken, muhalefet partilerinden milletvekilleri bütün dinî azınlıkların haklarının korunması gerektiğini vurguladı. Bu çerçevede Yeşiller adına konuşan Volker Beck, Türkiye’de Hrıstiyanların yanı sıra bütün dinlerin mensuplarına eşit haklar tanınması gerektiğini belirtti. "Elbette Hrıstiyan olmayan, Türkiye’de Sünnilerin yanı sıra en büyük dinî grubu oluşturan Aleviler için de aynı hakları talep ediyoruz. Türkiye’den cem evlerinin camilerle eşit duruma getirilmesini, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Ankara’dan talep ettiği gibi Alevi çocukların Sünni İslam’ı kabul edecek şekilde okulda zorunlu olarak asimile edilmesine son verilmesini istiyoruz."

Almanya'da din özgürlüğü

Ayrıca muhalefet partileri, Almanya ve Avrupa ülkelerindeki din özgürlüğü konusundaki uygulamalara dikkat çekti. Koalisyonun din özgürlüğüne tek yanlı yaklaştığını savunan Sol Partili milletvekili Annette Groth, Almanya’da son zamanlarda camilere yönelik saldırılar düzenlendiğini, Müslümanlara yönelik olumsuz bir hava yaratıldığını hatırlattı. Groth, bu olumsuz havanın giderilmesinde siyasetçilere önemli bir görev düştüğünü ifade etti. "Almanya’da 4 milyon Müslüman yaşıyor. Bizim görevimiz, anayasamızdaki haklar uyarınca Müslümanların katılım hakları konusunda daha iyi düzenlemeler yapmaktır. Bu noktada yapılması gereken çok şey var; okullarda din dersinde, özerk kamu televizyonlarında ve benzeri yerlerde."

© Deutsche Welle

Jülide Danışman / Berlin

Editör: Ahmet Günaltay