1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Suriye’ye askeri müdahale olur mu?

Batılı ülkeler, Esad rejimini yaptırımlar yoluyla değişime zorlamaya çalışıyor, askeri müdahaleyi gündeme getirmek istemiyor. Peki, Suriye'nin Libya'dan farkı ne? Deutsche Welle'den Peter Phillipp’in analizi:

default

Avrupa Birliği dışişleri bakanları, Suriye’ye uygulanan yaptırımları petrol ambargosu ile sertleştirmeyi planlıyor. Böylece Şam yönetiminin rejim karşıtlarına uyguladığı şiddete son vermesi ve Beşar Esad’ın bu kez geri adım atması hedefleniyor.

Suriye ürettiği petrolün yaklaşık yüzde 90’ını Avrupa ülkelerine ihraç ediyor. Almanya da 2010 yılında yüzde 32’lik petrol ithalatı ile en büyük alıcılar arasındaydı. Ne var ki, Suriye’nin petrolden kazancı gelirinin yüzde 30'unu oluşturuyor. Bu nedenle de Avrupa, Suriye’nin küçük ölçekli bir tedarikçi olduğu kanısında. Avrupa’nın ambargo uygulaması halinde, Çin'in Suriye petrolüne talip olacağı tahmin ediliyor. Ayrıca, en kötü senaryoda, Suriye'nin petrolünü satacak bir ülke bulamaması durumunda, bunun ülke ekonomisine büyük etkileri olacağı öngörülmüyor. Zira Libya yaklaşık 6 aydır petrol ihracatını durdurmuş durumda ve yine Irak'ta da Saddam Hüseyin’in devrilmesinden bu yana petrol ihracatı rayına oturmuş değil. Bu iki ülkede de petrol ihracatının aksamış olması, rejimlerin tutumunu gevşetmesine yol açmadı.

Symbolbild Frankreich kehrt in die NATO zurück

   Peki, Libya'ya askerî müdahale kararını çabucak alan NATO’nun Suriye’de benzer bir yöntem izlememesinin nedeni ne? Irak ve Afganistan’dan birliklerini geri çekmeye başlayan ABD başta olmak üzere, AB ve NATO da Libya’dakine benzer bir askerî müdahaleye sıcak bakmıyor. Bunun sebebi, sadece devletlerin savaş yorgunu olması değil tabii ki. Sebep, Suriye’deki ihtilafın karmaşık bir yapıya sahip olması.

Nüfus faktörü

Libya’ya kıyasla, Suriye’nin nüfusu çok daha büyük. Suriye’nin nüfusu Libya’nın 6 milyonluk nüfusunun yaklaşık dört katı büyüklüğünde. Rejimin devrilmesi ya da sadece şiddetli çatışmaların geniş bir alana yayılması durumunda, bunun komşu ülkelere ve tüm Orta Doğu’ya öngörülmesi mümkün olmayan etkileri olacağı tahmin ediliyor. Avrupa ülkeleri ve diğer devletler daha önce bölgede ne çatışmaları sonlandırabilmiş, ne de sorunları çözebilmiş olduklarından, zaten var olan yangının daha da büyümesinden çekiniyorlar.

Bölgesel dengeler

Suriye'nin bölgedeki konumuna ilişkin sorunlar çok yönlü. Suriye, başarısızlıkla sonuçlanan birçok barış görüşmesine karşın, Ortadoğu krizinde İsrail karşıtı son ülke konumunda. Şam Filistinlilerin uzlaşmadan yana olmayan kanadının merkezi; Hamas lideri Halid Meşal’in Şam’da yaşaması da bunun bir göstergesi. Bu nedenle İsrail, Suriye’deki gelişmeleri kaygı ile izliyor.

Präsident Bashar Assad Mahmoud Ahmadinejad

   Öte yandan Şam yönetimi, tarihi ve siyasi nedenlerden dolayı, İran’ın da destek verdiği Lübnan ile de sıkı bağlara sahip. Her ne kadar Tahran yönetimi, kısa süre önce, Şam’a halkın taleplerini yerine getirme çağrısı yapmış olsa da, Suriye İran’a destek veren tek Arap ülkesi konumunu koruyor.

Bölgedeki diğer bir komşu olan Irak ile de ilişkiler de önemli bir etken. Suriye Irak ilişkileri Saddam Hüseyin’in devrilmesinden sonra daha ılımlı bir hal aldı. Zaman içinde Saddam Hüseyin’in Baas partisine kardeş partisi ile yaşanan ihtilaf yatıştırıldı. Ancak yine de Suriye, Irak’taki yönetim değişikliği ve Iraklı mülteciler nedeniyle sorunlar yaşıyor.

Şii-Sünni rekabeti

Suriye’nin bölgedeki konumu ve komşularla ilişkilerinin yanı sıra şüphesiz bir diğer etken de ülkenin karmaşık yapısı. Suriye’de yaşanacak herhangi bir rejim değişikliğinin, bölgede Şiiler ile Sünniler arasında ipleri germesinden endişe ediliyor. Zira Suriye yönetimindeki Esad ailesi, Suriye’de yüzde 13’lük bir oranla azınlık konumundaki Alevilere mensup, ülke nüfusunun çoğunluğunu ise Sünniler oluşturuyor.

Unruhe und Gewalt in Syrien

   Tüm bu sebeplerden ötürü, Avrupa ve ABD için Suriye’ye askeri müdahale başlatmak oldukça zor bir karar. Bölgede, farklı taşları yerinden oynatacağı gerekçesiyle bir askerî müdahaleye sıcak bakılmıyor. Ne var ki başta petrol ambargosu olmak üzere uygulanan yaptırımların Şam yönetimini etkileyeceği öngörülmüyor.

© Deutsche Welle Türkçe


Peter Phillipp / Çeviren : Gezal Acer      

Editör: Başak Özay

 

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN