1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Suriyeliler sandık başındaydı

7 milyon kayıtlı seçmenin bulunduğu Suriye’de Pazar günü başlayan meclis genel seçimlerinde oy verme işlemine devam ediliyor.

Seçimin siyasi dengeleri değiştirmeyeceği daha şimdiden belli, çünkü Devlet Başkanı Esad’ın Baas Partisi’nin 250 üyeli meclise en az 130 milletvekili sokması yasayla garanti edilmiş durumda. Göstermelik genel seçimin muhalefet tarafından boykot edilmesi de bundan.

Suriye'de, genel seçimlerde oy verme işlemi bugün ikinci gününde de devam etti. Seçimlerin ilk sonuçlarının Çarşamba günü belli olması bekleniyor. Yerel basın, dünkü oy verme işleminde "kitlesel bir katılım" ve "şiddetli bir yarış" olduğunu aktardı, ancak seçimlere katılım oranı konusunda kesin bilgi verilmedi.

Suriye'nin 18,6 milyon nüfusundan 7 milyonunun seçmen olduğu genel seçimlerde, meclisteki 250 sandalye için 2500 aday yarıştı. Muhalefetin boykot ettiği genel seçimlerde, iktidardaki Baas Partisi önderliğinde kurulan Ulusal İlerici Cephe Koalisyonu, 250 milletvekilliğinden 167'sine talip.

Meclis üyeliklerinin üçte ikisi zaten 40 yıldır bu metodla Suriye’yi yöneten sosyalist Baas partisi tarafından kapatılmış durumda. Dört yıl önceki seçimde Baasçıların listesi tek fire dahi vermeden onaylanmıştı. Bu kez de sonuç farklı olmayacak.

Geriye kalan 83 sandalyeninse bağımsızlara gitmesi bekleniyor. Bağımsız adayların büyük bölümünü zengin işadamları oluşturuyor. Suriye’de milletvekili olabilmek için çok para harcamak ve çok insan tanımak şart.

Seyahat acentesi sahibi iş adamı Hasan Nehlevi bağımsız adayların tipik bir temsilcisi. Nehlevi tamamen bağımsız olduğunu, lakin hükümetin ülkeyi barış içinde güçlü kılma çabalarını desteklediğini söylüyor.

"Boykot yapıcı değil"

Örgütlü muhalefetin bulunmadığı Suriye’deki bazı aydınlar göstermelik seçimi boykot etmesi için seçmene çağrıda bulundu. Avrupa’nın gerçek demokrasilerini yakından tanıdığını söyleyen yan bağımsız aday Nehlevi bu çağrıları yapıcı bulmadığını belirtiyor.

Nehlevi bağımsız adayın, hatta parlamentonun olmadığı dönemleri hatırlatıyor ve ekliyor: “Sıfırdan başlarken temkinli adım atmak şart. Yavaş yavaş Avrupa’nın demokrasi anlayışına yaklaşıyoruz. Almanya’daki dostlarıma, Suriye’nin sandıkları gibi bir ülke olmadığını anlatmaya çalışıyorum. Onlara, Suriye’nin barışçı ve güvenli olduğunu ve bunu da Allah ve hükümete borçlu olduğumuzu söylüyorum.”

Gayri siyasi seçim süreci

Suriyelilerin büyük bölümü seçime ilgi göstermiyor. Hatta devlet tekelindeki medya bile seçim kampanyasının gayri siyasi bir ortamda geçmesinden duyulan rahatsızlığı yansıtıyor.

Uzun yıllar Almanya’nın Bochum şehrinde yaşayan Suriyeli Halit Mübarek, halkı ilgilendiren asıl konuların gündeme getirilmediğini belirtiyor ve Suriyelilerin gerçek ihtiyaçlarını şöyle sıralıyor: “Daha fazla özgürlük. Daha fazla basın özgürlüğü. Hür gazeteler, hür ekonomi. Sosyal bütünlük. Suriye, çok fakiri olan zengin bir ülke.” Daha niceleri gibi Mübarek de bu seçimde oy kullanmayacağını, şartlar düzelirse dört yıl sonraki seçimlerde sandık başına gidebileceğini söylüyor.

Bu genel seçim, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'ın babasının ölümünün ardından iktidara geçtiği 2000 yılından sonra düzenlenen 2. genel seçimler.

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN