1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Suriyeli muhalifler anlaşamıyor

Suriyeli muhalifler arasındaki farklı gruplar, Esad ile diyalog ve ülkenin geleceği konusunda uzlaşamıyor. Bu durum, Esad yönetiminin elini güçlendiriyor.

Düşmanlarını birbirine düşüren, koltuğunu korumayı da başarabilir. Hafız Esad, 30 yıl boyunca işte bu politikayı başarı ile uyguladı. Esad, Suriye’deki diğer etnik gruplar ve mezhepler karşısında önce kendi mezhebi Alevilere avantaj sağladı. Ancak bu politika bir süre sonra işe yaramayınca Sünni ve Hrıstiyan elitleri ekibine kattı. Hafız Esad, bunlara çevresindeki en iyi işleri yaptırdı ve böylece rahat bir uyku çekebildi. Zira ortaklarının sadakatına güveniyordu. Çünkü onlara kazandırdığı mal ve mülk, tüm muhalif duyguları köreltmişti.

Babası gibi oğlu Beşar Esad da iyi bir uyku çekiyormuş gibi görünüyor. En azından ülkesindeki tüm karışıklığa rağmen internetten bol bol Batılı pop müziği indirme fırsatı buluyor. Bu rahatlığını kendisine muhalefet eden gruplar arasındaki anlaşmazlığa borçlu olsa gerek. Zira Esad muhaliflerinin, ortak bir amacı var. O da Esad’ın koltuğunu bırakması.

Muhalifler arasındaki görüş ayrılıkları

Ancak muhalif gruplar, bunun dışındaki hemen hemen hiçbir konuda anlaşamıyor. Marburg Üniversitesi’ndeki Ortadoğu Araştırmaları Merkezi’nden Huda Zein, muhaliflerin anlaşmazlığa düştüğü konuları şöyle özetliyor: “Öncelikle bir askerî müdahale konusunda uzlaşılamıyor. Merkezi Suriye dışında bulunan Suriye Ulusal Konseyi (SNC) askerî müdahaleden yana iken, Suriye içindeki Demokratik Dönüşüm Ulusal Koordinasyon Komitesi (NCC) ise buna tamamen karşı. İki grup arasında, muhaliflerin oluşturduğu Özgür Suriye Ordusu’nun silahlandırılıp silahlandırılmaması konusunda da görüş ayrılıkları yaşanıyor. Suriye Ulusal Konseyi, Esad ile diyaloğu reddederken diğer grup Esad ile diyalog kurulmasını istiyor. İki grup arasında Esad’sız bir Suriye’nin nasıl yönetilmesi gerektiğine ilişkin de bir görüş birliği yok.”

Huda Zein, merkezi Türkiye'deki Suriye Ulusal Konseyi'nin yeni ve demokratik sivil bir devlet isterken Koordinasyon Komitesi'nin ise bir adım daha öteye gidip ve çoğulcu, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrıldığı, yasaların ve vatandaş haklarının dinden bağımsız bir şekilde güvence altına alınacağı laik sivil bir devlet arzusunda olduğunu belirtiyor.

Sokaklara dökülen Suriyeliler ne düşünüyor?

Huda Zein, “Ulusal Konsey her ne kadar bünyesinde seküler grupları barındırsa da bu muhafazakâr düşüncenin kaynağı, Konsey içerisinde çoğunluğu oluşturan Müslüman Kardeşler” diyor. Zein, buna karşın Koordinasyon Komitesi’nde ise sol liberal grupların bir araya geldiğini kaydediyor.

Gazeteci ve insan hakları savunucusu Rula Esad ise her iki grubun da Suriye halkı tarafından kabul görmediğini öne sürüyor ve ekliyor: “Suriye sınırları içinde yaşayanlar, her iki oluşum tarafından da temsil edildiğine inanmıyor. Çünkü bu iki grup da yaşananları sadece yorumluyor ancak gerçekten olup biten olaylardan çok uzaktalar."

Rula Esad, Suriye Ulusal Konseyi'nin tamamen yurt dışından, Koordinasyon Komitesi'nin de kısmen dışardan yönetildiğini ifade ediyor. Bu nedenle Esad rejimine karşı sokaklara dökülüp hayatını riske atanlar, bu gruplara yabancılaşmış durumda. Esad bu insanların daha çok yerel koordinasyon komitelerine destek verdiklerini belirtiyor.

Huda Zein da “Tüm bu sebepler yüzünden Suriyeliler, ne uluslararası topluluk ne muhalif gruplar tarafından desteklendiğini düşünüyor, aksine rejime karşı kendilerini yalnız bırakılmış hissediyorlar” diye konuşuyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Kersten Knipp / Çeviren: Başak Demir

Editör: Hülya Köylü