1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Suriyeli fotoğrafçı: Kamera bana kalkan olmuştu

Yaralandı, IŞİD’e esir düştü, aile fertlerini kaybetti. Ama Kerim El Masri Halep’teki trajedinin fotoğrafını çekmekten yılmadı. Şimdi Fransa’da yaşıyor. Resme döktüğü manzaralar ona rahat vermiyor.

Kerim El Masri hava saldırısında bir adamın nasıl bacaklarını kaybettiğine tanık olup bayıldığı günü hatırlıyor. O gün başka fotoğraf çekememiş.

Genç adam geçirdiği şoka rağmen kan dökülmesi karşısında nasıl davranması gerektiğini öğrenmiş. İleriki yıllarda Halep'teki durumun dökümünü çıkarmış. Doğup büyüdüğü kent Suriye iç savaşındaki acımasızlığın sembolü olmuş. "Yaralı çocuklara, cansız bedenlere sadece kameramın arkasından bakabiliyordum. Fotoğraf makinemi beni koruyan kalkan gibi kullandım” diyor.

Hukuk yerine devrim

25 yaşındaki Kerim El Masri bir öğretmen ailesinin çocuğu. Fotoğrafçı olmayı düşünmemişti ama savaşın Halep'teki barbarlığını görüntüleyen resimleri gazetelerin birinci sayfalarından yayınlanmaya başlamıştı. 2012 yılında muhalif Hür Suriye Ordusu Halep'in geniş kesimlerini işgal ettiğinde El Masri hukuk öğrencisiydi. Halep'in büyüyüp yetiştiği doğu kesimi muhaliflerin kontrolündeydi. El Masri okulu bırakmış, akıllı telefonuyla Halep'teki çarpışma ve bombardımanların resim ve filmlerini çekmeye başlamıştı. Elindeki malzemeyi de Arap televizyonlarına gönderiyordu. "Devrim okulu, üniversiteden daha heyecanlıydı” diyor.

Bir zaman sonra Fransız Haber Ajansı'nın (AFP) ilgisini çekti. Çoğu batılı medya gibi onların da savaş bölgesinde foto muhabiri kalmamıştı. Suriye çok tehlikeli bir yer olmuştu. IŞİD ya da diğer radikal İslamcı grupların eline geçen yabancı basın üyeleri öldürülüyor ya da hapse atılıyordu.

Profesyonel fotoğraf makinesi alan Kerim El Masri artık AFP hesabına çalışıyordu. Zamanla aranan fotoğrafçılar arasına girdi. Halep'te fotoğraf makinesiyle koşuşturmak dikkat çekiyordu. 2013 yılının kasım ayında kenti işgal eden IŞİD El Masri'yi tutukladı. Devamlı hareket halinde olup savaş zedelerin resmini çekmesi onları şüphelendirmişti.

"İslam Devletinin" pençesinde

El Masri ilk defa tutuklanmıyordu. 2011 yılında Arap Baharı bölge ülkelerini deprem gibi sarsmaya başladığında, Facebook'taki yorumlarının devlete zarar verdiği gerekçesiyle hükümet kuvvetlerince yakalanıp bir ay gözaltında tutulmuştu. Amcası ona fazla işkence yapmasınlar diye gardiyanlara rüşvet vermiş.

IŞİD tutukladığında ise çok daha ağır muamele görmüş. Açlık ve susuzluk ona korkuyu unutturmuş. 2014 yılının başlarında Halep'ten sürülen IŞİD militanları tutukladıklarını da yakındaki El Bab'a götürmüş. El Masri evlerine isabet eden varil bombasının annesini öldürdüğünü orada öğrenmiş. "Bir IŞİD'li hücreme gelip, başsağlığı diledi” derken suratı adeta taş kesmişti.

Yıkık Halep'e dönüş

IŞİD af çıkardığında El Masri de diğer tutuklularla birlikte serbest bırakılmış. Aile yakınlarıyla dostlarının çoktan terk ettikleri Halep'e dönmüş. İşine sarılmış, hemen her gün sokak çatışmalarında kıyılan erkek, kadın ve çocuklarla önce Suriye hükümet kuvvetlerinin, sonra da Rusların attıkları bombaların tahrip ettiği binaların resmini çekmeye başlamış. "Çektiğim her resim hafızama kazındı. Hepsini ezberledim. Resimleri hangi şartlar altında çektiğimi harfi harfine anlatabilirim” diyor.

Suriye ordusu 2016 yılının aralık ayında Halep'i alıp binlerce sivil ve muharibin kentten ayrılmasına izin verdiğinde El Masri de Halep'i terk etmiş.

O günle ilgili anılarını Fransız Haber Ajansı'nın muhabirlerine ayırdığı internet güncesinde şöyle anlatıyor: "Halep'ten ayrılmak bana, 2014 yılında pusudan üzerime açılan ateş gibi geldi. İlk on dakika bir şey hissetmedim. Daha sonra kanamaya ve acı duymaya başladım. Halep'ten ayrılırken de aynı şeyleri hissettim. Kentten çıkarken uyuşmuş gibiydim, hislerim adeta donmuştu. Ayrılığın acısı ertesi gün bütün ağırlığıyla üzerime çöktü.”

El-Masri AFP'nin yardımıyla Fransa'ya kaçtı ve orada iltica başvurusunda bulundu. İşlemleri tamamlanana kadar çalışmasına izin verilmiyor. Kerim El-Masri izin çıkınca ne yapacağını biliyor: "Yine yerinde fotoğraf çekmek.”

© Deutsche Welle Türkçe

Rory Mulholland