1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Suriye'de namus cinayetine ceza geldi

Suriye’de namus cinayeti işleyenler bugüne kadar ceza almıyordu. Namus cinayetine ceza muafiyeti tanıyan yasa 1 Temmuz’da değiştirildi. Artık namus cinayeti işleyen Suriyeliler en az iki yıl hapis cezası alacak.

Suriye'de namus cinayeti işleyenlere en az iki yıl hapis cezası geliyor

Suriye'de namus cinayeti işleyenlere en az iki yıl hapis cezası geliyor

Suriye ceza kanununun, namus cinayetlerini cezadan muaf tutan tartışmalı 548’inci maddesi değiştirildi. Yasa değişikliğiyle, namus cinayeti işleyenlere en az iki yıllık hapis cezası verilmesi öngörülüyor. Kadın hakları örgütleri ve hukukçular uzun bir süredir söz konusu maddenin kaldırılmasını talep ediyordu. Avukat ve kadın hakları savunucusu Daad Musa da yıllardır Suriye’de kadın hakları için mücadele ediyor:

”Kadın örgütleri, 10 yıldan uzun bir süredir bu maddenin kaldırılmasını talep ediyordu. Çünkü bu madde kadına şiddet uygulanmasını onaylıyor. Suriye Hükümeti, geçen yılın sonunda Ailevi Sorunlar Komitesi ile ortaklaşa bir konferans düzenledi. Konferansta bu maddenin iptali tartışıldı.”

Namus cinayeti meşru görülüyor

Tartışmalı maddeyle ilgili göze çarpan nokta bunun İslami hukuk düzeniyle ilgili olmaması. Çünkü namus cinayetlerine hiçbir ceza öngörmeyen madde, Suriye’nin Fransa’nın mandasında olduğu dönemde yürürlüğe girmişti.

Ilımlı İslam yanlısı olarak tanınan Suriye milletvekili Muhammed Habaş, maddenin, İslami hukuk düzeni yani Şeriat’ın üç esas özelliğine karşı olduğunu şu sözlerle açıklıyor:

”İlk olarak, bu madde, zina ve evlilik öncesi cinsel ilişki için, cinayeti meşru bir ceza olarak değerlendiriyor. Oysa Kuran'da, cinayet bir ceza olarak zikredilmiyor. İkincisi, bu madde zina ve evlilik öncesi ilişki suçlarını kanıt olmaksızın sabit kılıyor. Bu yasak. Suç, Şeriat hükümlerine göre cezalandırılmalıdır. Üçüncü olarak ise İslam dini kimsenin kendi başına adaleti yerine getirmesine izin vermez."

Maddenin değişmemesini isteyenler

Yine de bazı dini liderler, maddenin değişmeden kalması gerektiği görüşünde. Habaş sözlerini şöyle sürdürüyor:

”Bizim çabalarımızı desteklemeyen dini liderler olduğunu da itiraf etmeliyim. Bu dini liderler, maddenin kaldırılmasıyla zina ve evlilik öncesi ilişki gibi cürümlerin artacağından endişe ediyor."

Fakat kadın hakları örgütleri yasa değişikliğini yeterli bulmuyor. Avukat Musa, görüşlerini şöyle dile getiriyor:

”Bu kararname, maddenin gerçek iptalini içermiyor sadece kısmi bir değişiklik söz konusu. Şimdiye kadarki hukuki düzenleme, namus cinayetlerini cezalandırmıyordu. Yeni hukuki düzenlemede ise asgari iki yıllık hapis cezası öngörülüyor.”

Erkek dışarıda aldatıyorsa kadın dava açamıyor

Yeni kararname, söz konusu "şüphe unsuru"ndan söz eden bir diğer önemli maddeyi daha kaldırıyor. Şüphe unsuru geniş bir kapsama sahip olduğundan Suriyeli bütün kadınlar, her an şüphe altında oluyor. Avukat ve kadın hakları savunucusu Musa, bu durumu kadın – erkek eşitliği ile ilgili genel bir sorun olarak değerlendiriyor. Buna örnek olarak da zinayı gösteriyor:

”Ceza hukukuna göre, kadınların, zina durumunda erkeği şikâyet etme hakkı var. Ancak kadın, zinanın kendi evinde gerçekleştiğini ispat etmek zorunda. Erkek kadını evin dışında bir yerde aldatıyorsa, kadın erkeğe karşı hiçbir dava açamıyor.”

Sarah Constantine / Çeviri: Başak Sezen

Editör: Ahmet Günaltay