1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Suriye BM'yi ikiye böldü

Arap Birliği’nin Suriye’ye BM ile ortak bir barış gücü gönderme önerisi BM’yi ikiye böldü. ABD ve Türk dışişleri bakanları, 24 Şubat'ta “Suriye’nin Dostları” toplantısında yeni adımları görüşme konusunda uzlaştı.

Türk mevkidaşı Ahmet Davutoğlu ile görüşen ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, ülkesinin, Beşar Esad hükümeti üzerindeki uluslararası yaptırımları sıklaştırmak ve Suriye halkına insanî yardım gönderme yolları aramak için çalışacağını vurguladı.

Arapların Suriye’ye barış gücü gönderme önerisini de desteklediklerini kaydeden Clinton, ancak veto yetkisi bulunan BM Güvenlik Konseyi üyeleri Rusya ve Çin’in Şam’a verdikleri destek dikkate alındığında, bunun kabulünün zor olduğuna dikkat çekti.

“Arap Birliği’nin tüm tavsiyelerinin nasıl uygulamaya konulacağı konusunda görüşülmesi gereken pek çok zorluk var ve tabii ki barış gücü talebi, üzerinde anlaşma ve uzlaşma gerektiren bir şey” diyen Clinton, Suriye'yi bu konuda ikna etmenin mümkün olup olmayacağını bilmediklerini de bildirdi ve “Bugün itibarıyla bunu reddetmiş durumdalar” dedi.

Davutoğlu da uluslararası camianın Suriye krizini sona erdirmek için tüm seçeneklere bakması gerektiğini vurguladı ve “Bu insanî trajedi devam ederken sessiz kalamayız” şeklinde konuştu. Şu anda alınacak diplomatik ve insanî adımları görüştüklerine işaret eden Davutoğlu, “Diğer senaryolara gerek duyulmayacağını umuyoruz ama olasılıkları da düşünmemiz gerekiyor” dedi.

München Sicherheitskonferenz Ahmet Davutoglu

Davutoğlu, "Sessiz kalamayız" dedi.

Rusya ve Çin'den yine red

Suriye Devlet Başkanı Esad’ın yakın müttefiki olan Rusya, Suriye’de çatışan iki tarafın da şiddete son vermeden önce, bu ülkeye barış gücü gönderilmesini destekleyemeyeceğini açıkladı. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ülkesinin Kahire toplantısında yapılan öneriyi incelemekte olduğunu ancak BM Barış Gücü misyonlarının bir yere gönderilebilmesi için, önce ortada “korunması gereken bir barış” bulunması gerektiğini söyledi.

Suriye’de de önce ateşkes gibi bir düzenleme üzerinde anlaşılması gerektiğini kaydeden Lavrov, “Ama oradaki trajedi şu ki, rejim kuvvetleriyle çatışan silahlı gruplar, hiç kimsenin emri ve kontrolü altında değil” dedi.

Çin de Arap Birliği’nin “arabuluculuğu”nu desteklediğini açıkladı ancak Suriye’ye ortak bir barış gücü göndermeye destek işareti vermedi. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Liu Weimin, “BM’nin konuyla ilgili atacağı adımlar, Suriye’deki gerginliği düşürmeye yönelik olmalıdır, onu daha da karmaşık hale getirmeye değil” ifadesini kullandı.

Londra ve Paris'in çekinceleri

BM Güvenlik Konseyi’nin veto yetkisi bulunan diğer üyelerinden İngiltere'nin Dışişleri Bakanı William Hague, Suriye’ye gönderilecek herhangi bir barış gücü askerlerinin Batılı olmayan ülkelerden gelmesi gerektiğini belirtirken, Fransız Dışişleri Bakanı Alain Juppe, “Yapılacak bir dış müdahalenin durumu sadece daha da kötüleştireceğini düşünüyoruz” dedi.

Olası bir barış gücünün gönderilebilmesi için buna onay vermesi gereken Suriye ise Arap Birliği’nin kararını “ülkenin güvenliği ve istikrarını hedef alan hasmane bir eylem” olarak nitelendirmiş ve bu öneriyi reddetmişti.

BM Genel Kurulu da oylama yapacak

Bu arada Arap Birliği'nin Suriye'de demokrasiye geçiş için yaptığı planı “tümüyle destekleyen” ve Suriye için Arap Birliği ile birlikte ortak bir temsilci atama çağrısı yapan bir karar tasarısının, bu hafta içinde BM Genel Kurulu’na oylamaya sunulabileceği öğrenildi.

Deutsche Welle Türkçe’nin elde ettiği karar tasarısı, önceki hafta BM Güvenlik Konseyi’nde Rus ve Çin vetosuna uğrayan karar tasarısı ile büyük oranda benzeşiyor. Ancak Genel Kurul’da hiçbir ülkenin veto yetkisi bulunmuyor ve burada alınan kararlar da hukuken bağlayıcı değil.

Navi Pillay

Navi Pillay, Çin ve Rusya'nın vetolarını eleştirdi.

BM: Vetolar Esad'ı cesaretlendirdi

Öte yandan BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Navi Pillay, dün 193 üyeli Genel Kurul salonunda yaptığı konuşmada, Suriye hükümetini kınayan ve Esad’ın görevi bırakmasını içeren Arap Birliği planına destek veren karar tasarısının BM Güvenlik Konseyi’nde Rus ve Çin vetoları ile reddedilmesinin, Şam’ı saldırılarını yoğunlaştırmaya teşvik ettiğini kaydetti.

Pillay, Esad’ı demokrasi yanlısı protestoları sona erdirmek için sivillere “ayrım gözetmeden” saldırmakla suçladı. Pillay’ın konuşmasından bir kaç saat sonra Suriye kuvvetleri Humus kentini bombardımana yeniden başladı. Böylece bu kente top ateşi ve keskin nişancılarla yapılmakta olan saldırılar, dün 10'uncu gününü doldurdu.

© Deutsche Welle Türkçe

Haber: Sema Emiroğlu / New York

Editör: Başak Sezen