1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

'Su'da yakınlaşma arayışı

Beşinci Dünya Su Forumu İstanbul’da başladı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül yaptığı açılış konuşmasında suyun milletleri ayrıştıran değil, yakınlaştıran bir işbirliği haline gelmesi gerektiğini söyledi.

Zirveye katılan liderler Çırağan Sarayı'nda toplu fotoğraf çektirdi

Zirveye katılan liderler Çırağan Sarayı'nda toplu fotoğraf çektirdi

Üç tarafı sularla çevrili İstanbul, dünyanın en büyük su organizasyonuna evsahipliği yapıyor. Dünya Su Konseyi öncülüğünde gerçekleştirilen 5’inci Dünya Su Forumu'na 180’i aşkın ülkeden 20 binin üzerinde uzman ve hükümet yetkilisi katılıyor. Forumun açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, küresel sorunlara küresel cevaplar vermek zorunda olduklarını belirterek, aksi takdirde, büyük felaketlerin kaçınılmaz olduğunu söyledi. Gül, “Hangi ideolojiden olursak olalım, bugün hepimiz çevreci olmak zorundayız’ dedi. ‘Suyun yanlızca ihtiyaç değil, medeniyet olduğunu’ kaydeden Gül, dünyada bir milyar insanın temiz içme suyundan mahrum olduğuna işaret etti. Su zengini bir ülkede kişi başına yıllık su tüketiminin 10 bin metreküp olarak kabul edildiğini, Türkiye'de ise bu miktarın 1830 metreküp olduğunu kaydeden Gül, gerekli tedbirler alınmazsa Türkiye'nin de 2010 yılından itibaren su bakımından yoksulluk sınırının altına düşebileceğinin hesaplandığına dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Gül, “Su milletleri ayrıştıran, değil, yakınlaştıran bir işbirliği haline gelmeli” diye konuştu.

‘Farklılıkların Suda Yakınlaşması’

18 bini yabancı olmak üzere toplam 30 bine yakın kişinin katıldığı Forum bu yıl “Farklılıkların Suda Yakınlaşması’ sloganı ile

Denizler kentinde su forumu

Denizler kentinde su forumu

düzenleniyor. Forumda tüm dünyayı etkileyen su sorununa çözüm aranarak, su kaynaklarının korunması için, suyun siyasi gündemdeki ağırlığının arttırılması ve somut önerilerin geliştirilmesi ele alınacak.

Forumun gündem maddeleri arasında küresel ısınma, artan içme suyu ihtiyacı, yer altı sularının kirlenmesi, sağlıksız sulama gibi konular yer alıyor. 22 Mart tarihine kadar sürecek olan forum kapsamında, yerel idareleri, su konusunda acil önlemler almaya ve belli kriterleri yerine getirmeye davet eden İstanbul Su Mutabakatı da imzaya açılacak. Forumda alınacak kararların bağlayıcı niteliği bulunmamasına rağmen, ileride yapılacak uluslararası sözleşmelere temel teşkil edebilecek.

Forum’un açılışına protesto gölgesi

Bu arada Forum, protesto gösterilerinin gölgesinde başladı. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla oluşturulan ve kendilerine “Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformu’ adını veren grup üyeleri Beyoğlu Adliyesi önünde toplandı. ‘Su hayattır, satılamaz’, ‘Herkese Yeterli Su’ dövizleri taşıyan grup Forum’un düzenlendiği Sütlüce Kongre ve Kültür Merkezi’ne yürümek isteyince polisin müdahalesi ile karşılaştı. Polisin biber gazıyla müdahalesinin ardından 17 kişi gözaltına alındı.

Alternatif gruplar

Dünya nüfusunun yılda yaklaşık 80 milyon kişi arttığı gözönünde bulundurulduğunda, sınırlı su miktarı daha da büyük bir sorun oluşturuyor. Su kaynaklarının nasıl korunabileceği ve adilce paylaşılabileceği konusundaki görüş ayrılıkları da, İstanbul’da kendini gösteriyor. 17,5 milyon euroya mal olduğu bildirilen Dünya Su Forumu’nun muhalifleri bu yüzden, su sorununa kamu çözümlerinin teşvik edilmesi amacıyla İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde

Polis, gösteri düzenleyen topluluğa müdahale etti

Polis, gösteri düzenleyen topluluğa müdahale etti

alternatif bir forum düzenliyor. Zira Dünya Su Forumu, küresel su sorununu çözmek yerine ticarileştirmeyi amaçladığı şeklinde eleştirilere de hedef oluyor.

Forum'da sivil toplum kuruluşlarının katılımını yeterli görmeyen gruplardan birisi de ‘Suyuma Dokunma’ sloganıyla yola çıkan Alternatif Su Forumu grubu. Bir başka alternatif grup ise ‚Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformu’.

Su Mahkemesi de bir diğer alternatif grup. Alman Heinrich Böll Vakfı, Latin Amerika Su Mahkemesi Örgütü'nün desteği ve danışmanlığında geçtiğimiz hafta İstanbul’da bir ‚Su Mahkemesi’ kurdu. Mahkeme’de Hasankeyf gibi yerleşim yerlerini sular altında bırakan barajlar yargılandı.

İçme suyu tehlikede

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre sağlıklı içme suyu giderek azalıyor ve dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 20’si temiz içme suyu bulamıyor. İki buçuk milyar insan hijyenik koşullarda kullanabileceği bir tuvaletten mahrum yaşarken sağlıksız içme suyunun neden oldugu hastalıklardan her gün 4 bin 500 çocuk ölüyor.

Dünya Su Forumu'nun Genel Sekreteri Oktay Tabasaran da, su kaynaklarının küresel dağılımının ne kadar dengesiz olduğunu vurguladı:

„Su, dünyada küresel olarak bakarsanız, kullanabilir ve içme suyu halinde, çok ender bir madde. Ve dünyada insanların aşağı yukarı 2 milyarı yeterince temiz suya kavuşamıyor. 200 milyon insan hastalanıyor. Ve aşağı yukarı 2 milyon insan da maalesef her sene su yüzünden çıkan hastalıklardan hayatını kaybediyor.“

Yeryüzünün üçte ikisinden fazlası sudan oluşsa da, bunun yüzde 97,5’i tuzlu su. Geriye kalan tatlı suyun yüzde 70’i de kutuplarda ve yüksek bölgelerde buzul ve kar olarak bulunuyor. Tatlı suyun yüzde 30’unu ise toprak nemi ve yeraltı suları oluşturuyor.

Siyasi gerginliklerde su faktörü

Sınırlı su kaynakları yüzünden uluslararası gerginliklerin sayısı da her geçen gün artıyor. İstanbul’daki Dünya Su Forumu'nun Genel Sekreteri Oktay Tabasaran, yine de Türkiye’nin, komşuları Irak ve Suriye ile yaptığı görüşmeler sonrasında, bölgede herhangi bir sorun yaşanmasının beklenmediğini vurguluyor: "Türkiye, şu anda Fırat’ın üzerinden her sene en azından ortalama olarak saniyede 500 metreküp suyu aşağıya veriyor. İmzalamış olduğu anlaşmalara riayet ediyor. Dicle üzerinde ise Türkiye’nin herhangi bir tasarrufu bulunmuyor. Bütün Dicle’nin suyu olduğu gibi Irak’a gidiyor. Irak kullanıyor, Türkiye kullanmıyor."

Türkiye orta sıralarda

Türkiye, su kaynakları bakımından dünyada orta sıralarda yer alıyor. Tabasaran, su kaynaklarının yaklaşık yüzde 70’ini tarım alanında kullanan Türkiye’nin önümüzdeki 25-30 yılda su sorunu yaşamaması için önlemler alması gerektiğini belirtiyor: "Önemli olan su yönetimini akıllı bir şekilde yapıp, suyu çok olan yerden, az olan yere de götürebilmek ve adil bir şekilde sudan faydalanmayı sağlayabilmek."

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN