1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Somali'de asıl felaket kapıda

Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ziyaret ettiği Somali'de milyonlarca insan kıtlığın pençesinde. Dünya Açlıkla Mücadele Örgütü'nün Almanya Başkanı Bärbel Dieckmann Afrika ziyareti sonrası izlenimlerini aktardı.

default

Afrika Boynuzu'nda milyonlarca insan, açlıkla mücadele ediyor. Yani hayatta kalmayı başaranlar. Çünkü on binlercesi bu mücadeleyi çoktan kaybetti bile.. Durumun en vahim olduğu ülke ise Somali. İnsanlar hayatta kalabilmek için Kenya'nın Dadaab Mülteci Kampına kaçıyor. Dünya Tarım ve Gıda Organizasyonu'nun (FAO) Roma'da düzenlediği konferansta, üye ülkelerin tarım bakanları arasında, felakete karşı alınabilecek diğer acil önlemlerin ele alındığı görüşmelere başlandı.

Dünya Açlıkla Mücadele Örgütü'nün Almanya Başkanı Bärbel Dieckmann, bölge halkının geleceğini karanlık görüyor. Dieckmann'a yöneltilen sorular ve yanıtları şöyle:

- Sayın Dieckmann, Afrika Boynuzu ve Kenya'nın Dadaab Mülteci Kampını kendi gözlerinizle gördünüz. Nasıl bir izlenimle geri döndünüz?

Dieckmann: "İzlenimlerim maalesef çok üzücü. Bu kadar çaresizlik ve sefaleti, hayatım boyunca ilk kez kendi gözlerimle gördüm. Mülteci kampında 400 bin kişinin üzerinde insan var. Gerçi onlara temel gıda yardımı yapılıyor ama içinde bulundukları durumda gerçek bir gelecek şansları bulunmuyor.''

Die Präsidentin der Welthungerhilfe, Bärbel Dieckmann, nimmt am Dienstag (21.06.2011) in Berlin an einer Pressekonferenz teil. Die Welthungerhilfe stellte ihren Jahresbericht für das Jahr 2010 vor. Foto: Tobias Kleinschmidt dpa/lbn +++(c) dpa - Bildfunk+++ usage Germany only, Verwendung nur in Deutschland

Bärbel Dieckmann


- Peki neler geliştirilerek ya da yapılarak onlara gelecek şansı yaratılabilir?

Dieckmann: "Bence mülteci kampında yaşayanların bir geleceğinin olması için Somali'nin bir an önce barışa kavuşması şart. Bunun için dünya devletlerinin bütün siyasi gücünü kullanması gerekiyor. İnsanlara Kenya'dan dönme imkanı tanınmalıdır. Tabii geri döneneleri orada kuraklık bekliyor ama yine de somut projeler sayesinde, yani sulama ve tarım projeleri sayesinde bu insanlara yardım edilebilir. 400 bin insanın daimi olarak Dadaab Mülteci Kampı'nda kalması mümkün değildir.''

- Sizce felaketin boyutu çok mu geç farkedildi?

Dieckmann: "Bence yeterince uyarı yapıldı. Şimdi biz Açlıkla Mücadele Örgütü olarak bu uyarılar eşliğinde nasıl daha çabuk harekete geçebileceğimizi araştırıyoruz. Çünkü ocak ayında da yağmur yağmadığı zaman bunun felakete yol açacağını tam olarak söyleyebilmek mümkün olmuyor. Aksine ocak ayında bu duruma karşı neler yapılacağının kesinleşmesi gerekiyor. Bununla birlikte uzun vadeli projeleri desteklemek gerekiyor. Çünkü bu bölge her zaman kuraklık tehlikesi altında olmuştur. On yıllardır bu böyledir.''

- ''On yıllardır'' diyorsunuz. Bu bölgelerde uygulanan kalkınma programlarında her zaman gerekli alanlara öncelik verildiğini söylemek mümkün mü? Bu ülkelerin kendi temel gıda ihtiyacını karşılayacak kırsal alandaki kalkınmayı destekleme fırsatı boşa mı harcandı sizce?

Dieckmann: "Evet! Kırsal alanlar gerçekten de son yıllarda çok ihmal edildi. İyi bir devlet yönetimi ya da kadın hakları gibi diğer konulara ağırlık verildi. Ayrıca iklim değişikliği nedeniyle bölgede eskiden olduğundan daha fazla alanın, yaşanılmaz hale geleceğini düşünüyorum. O nedenle hâlihazırda bu insanların başka bölgelere temelli göç etme ihtimaliyle de bir an önce ilgilenmeliyiz... Kenya ve Etiyopya'da yaşayan göçmenler bugüne kadar bir yerlerde çocuklarını ve ailelerini doyuracak su bulabildiler. Ama bu nüfus artışıyla yeterli su kaynakları bulamayacaklar ve başka bölgelere göç etmek zorunda kalacaklar.''


© Deutsche Welle Türkçe

Judith Schulte-Loh / Çeviren: Başak Demir

Editör: Ahmet Günaltay

Önerdiğimiz linkler

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız