1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Sincan olayları Çin devlet televizyonunda

Çin yönetimi için, ülkenin kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde Pazar günü en az 156 kişinin ölümüne neden olan şiddet olaylarının tek sorumlusu var, o da sürgündeki Uygurlar.

default

Urumçi ve Sincan'daki olaylar Çin Devlet Televizyonu'nda birinci haber olmasa bile, haber bültenlerinde düzenli olarak yer almaya devam ediyor. Yanan barikatların ve yaralı insanların görüntüleri sürekli ekranlara yansıyor.

Dışişleri Bakanlığı: İşbirliğine hazırız

Çin yönetimi geçen yıl Tibet’te yaşanan şiddet olaylarından farklı olarak bu sefer medyada savunmaya geçmeyerek, yabancı basına karşı daha açık bir tutum sergiliyor. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Qin Gang, yetkililerin işbirliğine hazır olduğunu vurguluyor. Pazar günkü olaylar hakkında haberlerin kamuoyuna ulaştırılmasında, açıklık ve şeffaflık stratejisi izlediklerini belirten sözcü, Çinli ve yabancı gazetecilerin Sincan’dan haber geçebilmelerine yardımcı olmak istediklerini kaydediyor ve uluslararası medyanın olaylar hakkında tarafsız ve doğru haber geçeceğini umduklarını söylüyor.

Muhabirler, yetkililerin kontrolünden yakınıyor

Çinli yetkililer, daha Sincan’daki çatışmaların boyutu kamuoyuna yansımadan, medya mensuplarını e-mail ile Urumçi’ye davet etti. Şehir merkezindeki bir otelde kurulan basın merkezinde fotoğrafçılar ve televizyon ekiplerine, olaylardan alınmış görüntüler sunuldu. Ancak bölgeye giden muhabirler, yanlarında resmi bir yetkili olmadan söyleşi yapamadıklarından ve yetkililerin herşeyi kontrol etmek istediğinden yakınıyor.

Dışişleri Bakanlığı, Pekin’deki gazeteciler için, Urumçi’deki çatışmalardan görüntüler içeren bir CD hazırlasa da, bu yeni açıklığın da bir sınırı var. Çin yönetimi, dünya kamuoyunun hangi görüntüleri göreceğine kendi karar vermek istiyor. Ayrıca hükümetin, ister Tibet’te olsun, ister Sincan’da, özerklik çabalarına karşı ödün vermez tutumu da devam ediyor. Bir yıl önce Dalay Lama’ya karşı sürdürülen çamur atma politikası, şimdi de sürgündeki Uygurları hedef alıyor.

Pekin, sürgündeki Uygurları sorumlu tutuyor

„Sincan’daki yetkililerin de vurguladığı gibi, bunlar önceden organize edilmiş şiddet olayları. Yabancı örgütlerin çatışmaların arkasında olduğuna dair elimizde deliller var" şeklinde konuşan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Qin Gang, soruşturmaların sürdüğünü belirtiyor ve "Sürgündeki Uygurların lideri Rabia Kader’in yalanları günışığına çıkartılacak. Anavatanın parçalanmasını hedefleyen bölücülerin terörist amaçları, tüm dünyanın gözleri önüne serilecek.“ ifadelerini kullanıyor.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, şiddet olayları ile ilgili olarak Uygur Amerikan Derneği Başkanı Rabia Kader'i kışkırtıcılık yapmakla suçlarken, basın mensupları Kader’e yönelik suçlamalar ile ilgili elde herhangi bir kanıt olup olmadığını soruyor. Ancak resmi ağızdan yapılan açıklamalar, sadece genel beyanlarla sınırlı kalıyor:

„Gerçek günışığına çıkacak. İlgili yetkililer, kanıtları kamuoyuna sunacak. Umarız, diğer ülkeler bölücülerin gerçek yüzünü görür ve onlara artık daha fazla destek vermez.“

İnternette kontroller sıkılaştırıldı

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, diğer birçok konudaki soru işaretlerini de yanıtsız bırakmaya devam ediyor, örneğin güvenlik güçleriyle meydana gelen ağır çatışmalarda kaç Uygur’un hayatını kaybettiği konusunda.

Yetkililerin üstünkörü açıklığına rağmen, bu kez de şiddetin gerçek kaynağı konusunda kapsamlı bir tartışmaya izin verilmeyecek. İnternetteki kontroller sıkılaştırıldı. Twitter veya Youtube gibi sayfalara erişim durduruldu. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün verdiği bilgiye göre, Sincan’da yaklaşık 50 internet forumu, şebekeden çıkarıldı. Resmi açıklamalar ise bu kararın, söylentilerin yayılmasını ve protestoları düzenleyenlerin internet aracılığıyla organize olmasını engellemek için alındığı yönünde.


Ruth Kirchner / Çeviren: Aydın Üstünel


Editör: Beklan Kulaksızoğlu