1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

'Seçkin üniversite' tartışması büyüyor

Almanya‘da seçkin üniversitelerle ilgili tartışmalar sürüyor. Alman hükümetinin ABD’de olduğu gibi seçkin üniversitelerin kurulması planlarına, akademisyenler sıcak bakmıyor, ancak üniversiteler için ayrılan ödenek azlığından şikayet ediyorlar...

Bonn Üniversitesi...

Bonn Üniversitesi...

Alman hükümeti, seçkin üniversiteler kurulmazsa Almanya’nın uluslararası rekabette kan kaybedeceğini söylüyor ve yüksek eğitimin gidişatını beğenmediğini söylüyor. Ancak akademisyenler ve öğrenciler farklı düşünüyor ve Alman üniversitelerindeki eğitimin çok da kötü olmadığnı savunuyorlar.

Bonn Üniversitesi‘nde okuyan ögrenciler ders planından ve derslerin içeriğinden memnunlar, ancak amfilerin dolu olmasının kosantrasyonu bozduğu, ögrenmeyi güçleştirdiğine dikkat çekiyorlar. Öğrencilerin tek şikayeti bu gibi görünüyor. Özellikle yurtdışında okumuş öğrenciler ise Alman üniversitelerini diğer ülkelerin üniversiteleriyle karşılaştırdıklarında, eğitimin iddia edildiği gibi kötü olmadığını söylüyorlar. Bonn Üniversitesi‘nden profesör Klaus Borchard da aynı tezi savunuyor:

”Almanya’yı ABD‘yle karşılaştırdığımızda bizdeki eğitimin genel olarak iyi olduğunu söyleyebilirim. ABD’de bazı üniversiteler çok iyi, ama geneli kötü. Biz de belki çok çok iyi, Amerika‘daki gibi seçkin üniversiteler yok, ama bizdeki üniversitelerin hiç olmazsa ortalama bir düzeyi var.”

Ödenek sıkıntısı

Genel düzey iyi olsa da son yıllarda üniversitelere ayrılan ödenekler kısıtlandığı için gidişatı kötü. Üniversitelere ayrılan para azaldıkça, eğitim için gerekli bilgisayar, kitap, araç ve gereçler yenilenemiyor. Buna bir de bürokrasi eklenince üniversitelerin durumu daha da karışıyor.

Örneğin, yeni bir bölüm açılması için da bakanlıktan izin alınması gerekiyor. Bonn Üniversitesi‘nden Prof. Klaus Borchard, üniversitelerin merkezi yerleştirme sisteminden vazgeçmelerini ve öğrencilerini kendilerinin seçme özgürlüğüne sahip olması gerektiğini söylüyor.

Üniversiteler gibi öğrencilerin de istediği üniversitede okuma hakkına sahip olması gerektiğini belirten Borchard, ancak böylesi yeniliklerle Alman üniversitelerinin imajının düzeltilebileceğini söylüyor. Borchard ayrıca, üniversitelerde reforma gidilmeden, seçkin üniversitelerin kurulması tartışmalarını doğru bulmuyor.