1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Seçim kampanyalarında heyecan yok

Almanya’da genel seçimler öncesi yürütülen kampanyalarda önceki seçimlerin heyecanı gözlenmiyor. Partiler ve adaylar "karalama kampanyalarından" uzak dururken, aşırı sağcı NPD'nin ırkçı propagandası tepki topluyor.

default

Angela Merkel Frank-Walter Steinmeier TV Duell Fernsehduell

Merkel ve Steinmeier'in TV düellosu birçokları için hayal kırıklığı oldu.

Almanya’da pazar günü yapılacak genel seçimler için artık son düzlüğe girilirken adaylar arasındaki yarış iyice kızıştı. Parti liderleri yaz aylarından itibaren hız verdikleri kampanyaları kapsamında bir mitingden diğerine koşuyor, seçmeni kendileri lehine iknaya çalışıyor. Oy kapma yarışının sonuna gelindiği şu günlerdeyse adayların genel olarak seçim kampanyaları süresince birbirine karşı “görece” adil ve seviyeli bir mücadele verdiklerini söylemek mümkün. Nasyonal Demokrat Parti’nin kampanyası içinse aynı şeyi söylemek oldukça güç.

Genel Sekreter ateş püskürdü

Hrıstiyan Demokrat Birlik Partisi Genel Sekreteri Ronald Pofalla, yayımladığı basın bildirisinde kendilerine yönelik suçlamaları “terbiyesizlik” olarak tanımladı. Peki, Genel Sekreteri bu kadar kızdıran iddia neydi? Suçlamaların kaynağında ne parti yöneticilerine yönelik uyuşturucu bağımlılığı ne de Başbakan adayları Angela Merkel’in geçmişte bir takım şaibeli ilişkiler sürdüğü gibi asılsız iddialar bulunuyor. Genel Sekreteri çileden çıkaran iddia, Hrıstiyan Birlik Partilerinin seçimden galip çıkmaları halinde kamuoyunda kabul görmeyen nükleer santrallere yenilerini eklemeyi planladığı yönünde. Ancak Genel Sekreterin ateş püskürdüğü basın bildirisinin ardından Genel Başkan ve Federal Başbakan Angela Merkel de iddialara sessiz kalmadı. Merkel, “Yeni nükleer santraller istemediğimizi ortaya koyduk. Hrıstiyan Birlik Partisi içinde bunun aksini düşünen hiç kimseyi tanımıyorum. Seçim programımızda da bu niyetimiz açıkça yer alıyor. İddia edildiği gibi bu tür düşünceler peşinde değilim ve olmayacağım da” diye konuştu.

Bildmontage Sigmar Gabriel Tschernobyl

Sosyal Demokrat Partili Federal Çevre Bakanı Sigmar Gabriel

Sosyal Demokrat Partili Federal Çevre Bakanı tarafından ileri sürülen bu iddia, kampanya sürecinde tansiyonu artıran ender olaylardan biriydi. Öyle ki normalde soğukkanlılığı elden bırakmayan Başbakan Merkel bile bu çizgisinden çıktı denebilir. Sosyal Demokrat Partili Federal Çevre Bakanı’nın iddiaları Hrıstiyan Demokratların, Çevre Bakanı’nın bakanlık bütçesini sorumsuzca harcadığı yönündeki suçlamalarla karşılık buldu. Hrıstiyan Birlik Partililer, Çevre Bakanı Sigmar Gabriel’in bazı pahalı araştırma ve incelemeleri, bakanlık dışındaki özel kurumlara yaptırmakla suçladı. Bunun öncesinde Sosyal Demokratlar da Hrıstiyan Sosyal Birlik Partili Ekonomi Bakanı Theodor zu Guttenberg’in bakanlık dışındaki kurum ve kişilerden danışmanlık hizmeti almasını eleştirmişti.

"Çoluk çocuk işi"

Bakanlıklar düzeyindeki bu karşılıklı suçlamalar birbiri izledi. Ancak henüz koalisyon ortaklıkları sona ermemiş olan Sosyal Demokratlar ile Hrıstiyan Birlik Partileri arasındaki bu atışmaları “karalama kampanyalarından” çok birbiriyle didişen çocuklarınkine benzetmek mümkün.

Uzun yıllardır Hrıstiyan Demokrat Birlik Partisi’nin seçim kampanyaları sorumluluğunu yürüten Peter Radunski, bu tür iddiaları daha ziyade "kampanyaları acemice yürüten kadroların marifeti" olarak tanımlıyor. Radunski, “Bunlar genellikle bakanlıklarda belki de daha iyi bir kariyer yapma gayretinde olan bazı grupların ortaya attığı şeyler. Zira karalama kampanyalarının dayanağında genellikle bakanlıklara ait bazı belgelerin olması çok ilginç. Ben açıkçası bu seferki seçim kampanyalarında ortaya atılan iddiaların - Sağlık Bakanı Schmidt’in makam aracıyla ilgili skandalının dışında- abartıldığı düşüncesindeyim” diyor.


Makam aracı skandalı

Mit dem Dienstwagen in Urlaub Es gibt Sixt doch auch in Alicante

Bir otomobil şirketi reklamlarında Sağlık Bakanı Schmidt'in düşünceli fotoğrafını kullanarak, “Resmi makam aracıyla tatile gitmek mi? Hiç gereği yok, çünkü Alicantede de Sixt var” ifadelerini kullanmıştı

Sosyal Demokrat Partili Federal Sağlık Bakanı Ulla Schmidt, resmî makam aracını İspanya’daki tatilinde kullandığının ortaya çıkması sonucu, bu yılın Ağustos ayında Sosyal Demokrat Parti’nin başbakan Adayı Frank-Walter Steinmeier tarafından kampanya ekibinden uzaklaştırılmıştı. Federal Sağlık Bakanı, tatilinde resmî temaslarda da bulunduğuna ilişkin muhasebe kayıtlarını ortaya koyduysa da muhalefet ve Hrıstiyan Birlik Partili siyasilerin “duyarsız” davrandığı yönündeki suçlamalarına engel olamadı.

1990 öncesi tüm genel seçimlerde olduğu gibi Doğu Almanya kökenli siyasilerin 90’lar öncesi geçmişi bu seçimler öncesinde de gündeme geldi. Sol Parti'nin Federal Meclis Grup Başkanı Gregor Gysi, “Der Spiegel” dergisinde; ‘kendisinin Doğu Almanya’da avukatlık yaptığı dönemde müvekkillerinden çok, devletin çıkarlarını ön planda tuttuğu' iddialarını sert bir dille eleştirdi. Ne bu iddia ne de Sol Parti Genel Başkanı Oscar Lafontaine’nin Başbakan Angela Merkel’in Eski Doğu Almanya Cumhuriyeti’nde Sosyalist Gençlik Örgütü'nün ateşli bir üyesi olduğu yönündeki iddiaları büyük yankı buldu. Merkel kendisine yönelik eleştirileri, "Sayın Lafointaine’nin bu tavrına alıştık artık diyebilirim. Bu konuyla ilgili gerekli tüm açıklamaları yaptığımı düşünüyorum ama her defasında bu gibi şeyler tekrarlanıyor” diye yanıtladı.

Polen NPD Plakate

NPD'nin Polonya sınırı yakınında astığı ırkçı ilanlar toplandı.

NPD'den tartışmalı kampanya

27 Eylül genel seçimleri için yürütülen kampanyalar arasında en çok tartışılan Nasyonal Demokrat Parti'nin (NPD) kampanyası oldu. Aşırı sağcı partinin Berlin Eyalet Teşkilatı, seçimden önce bazı göçmen kökenli politikacılara ırkçı söylemler içeren mektuplar gönderdi ve bu kişilerden ülkelerine geri gönderilmelerini istedi. Emniyet güçlerinin parti merkezine düzenlediği baskında söz konusu mektuplara el konuldu. Savcılar, mektubu gönderen Nasyonal Demokrat Partili siyasetçi hakkında “ırkçı nefreti körükleme" suçlamasıyla dava açmaya hazırlanıyor. Bunun dışında partinin Polonya’ya komşu bölgelerde sokaklara astığı “Polonyalı istilasına son” yazılı pankartlar da mahkeme kararıyla toplatıldı.

Bernd Gräßler / Çeviri: Meltem Karagöz

Editör: Murat Çelikkafa