1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Schröder'in ziyareti ilişkileri rahatlattı

Türkiye'nin üst düzey yetkilileriyle bugün biraraya gelen Almanya Başbakanı Gerhard Schröder, Angela Merkel'ın soğuttuğu Türk-Alman ilişkilerine olumlu yönde etkiledi. DW Türkçe Yayınlar Yöneticisi Baha Güngör'ün notları:

Schröder Türkiye temaslarından önce olumlu mesajlar verdi

Schröder Türkiye temaslarından önce olumlu mesajlar verdi

Gerçekten çok önemli bir ziyarete tanık olacağız. Schröder bugün siyasi temaslarına başlayacak. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Başbakan Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Bülent Arınç gibi Türkiye’yi temsil eden yetkililerle biraraya gelecek. Ayrıca CHP lideri Deniz Baykal’la da görüşecek. Akşam üstüne doğru İstanbul’a geçecek. İstanbul’de ekonomi dünyasıyla temaslarını sürdürecek. Yarın Tayyip Erdoğan ile birlikte İskenderun'da açılacak termik santralin açılışına katılacak. Schröder Türkiye’den Avrupa Birliği’nin yeni üyesi olacak Malta’ya geçecek ve oradan da Almanya’ya dönecek.

Schröder tepkiyi önledi

Türkiye’deki havaya bakıldığında tabii Hristiyan Demokrat Birlik lideri Angela Merkel’ın ziyaretinin hemen 1 hafta ardından Gerhard Schröder’in gelmesi, Türkiye-Almanya ilişkileri açısından çok olumlu oldu. Çünkü Merkel Türkiye’ye Avrupa Birliği yolunda hiç cesaret vermediği gibi Türkiye’ye karşı olduğunu açıkça dile getirmişti ve burada Almanya’ya, Almanlara karşı tehlikeli bir tepki oluşabilirdi. Ancak bu tepki oluşmadı.

Mesajı rahatlattı

Schröder geziye başlamadan önce Türk basınına verdiği demeçlerinde, ”Avrupa Birliği’nin tam üyelik müzakereleri konusunda bize güvenin, sizi destekliyoruz. Siz yeter ki Kopenhag kriterlerini yerine getirin ve üzerinize düşen görevde eksik kalmasın. Sizi destekleyeceğiz, bu yıl içinde bu iş çözülecek” dedi. Bu çok önemli bir mesajdı. Bu açıdan bakıldığında Ankara gayet rahat bir şekilde konuk başbakanı ağırlamak için bekliyordu.

Türkiye yalnızca tarih peşinde değil

Ziyaretin ardından Türk-Alman ve Türkiye-Avrupa ilişkileri herhalde daha ılımlı bir kulvara girecek. Çünkü Türkiye’nin istediği sadece müzakere tarihini almak değil. Aynı zamanda Avrupa’dan bir güven tazelemek. Eğer tarih verilirse Türkiye güven tazelemiş olacak ve Türkiye bu yeni güvenle ekonomisini daha da ileriye taşıyabilmek için adımlar atabilecek. Yabancı yatırımcı açısından cazibesini artıracak.

Türk insanına katkısı

Ayrıca ekonomik rahatlama, insan hakları ve demokrasi gibi konularda, uyum yasalarının uygulanması konusunda da yardımcı olacak mutlaka. Bugün Türkiye’de yaşama geçirilecek yapısal değişikliklerin hepsini Avrupa’ya bağlamak gerekmiyor. Aynı zamanda Türk insanı için de yapılması gereken pek çok iş vardı. Bunların hepsini yaparken Avrupa’dan destek almak işi kolaylaştırıcı oluyordu. Türkiye’nin çağdaş medeniyetler seviyesine yükselmesi açısından çok önemli adımlar atmasını sağlıyor.

Kohl ziyaretinden farkı

11 yıldan beri ilk kez Türkiye’ye bir Alman başbakan geliyor. 1993 yılında Helmut Kohl geldiğinde Türkiye bambaşka bir süreç yaşıyordu. PKK ile mücadele vardı. Türkiye’ye yönelik tehditler had safhadaydı. İç tehditlerin azalması elbette Türkiye’nin kalkınmasıyla mümkün oldu. Irak savaşını yaşadık. Avrupa, bölgede etkinliği tamamen Amerika Birleşik Devletleri’ne bırakmak istemiyor. Bu açıdan bakıldığında da ziyaret çok önem kazanacak. Gazeteci olarak beklentimiz, ziyaret sonrasında da hem Türkiye hem Avrupa Birliği işin ciddiyetinin farkında hareket etsinler ve müzakere tarihi konusunda bir daha böyle gerginlikler yaşanmasın.