1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Schröder'den Türkiye'ye destek

"AB içinde, özellikle de yeni üye olan ülkelerde yaşayanlar kendilerini, Avrupa vatandaşı olarak görüyor mu? Ya da AB’nin dış politikasında kültürün rolü nedir?” Bu ve benzeri sorular haftasonu Berlin’de sona eren bir konferansta ele alındı. Türkiye’nin AB’ye olası üyeliğinin de gündeme geldiği konferansın birçok ünlü konuğu vardı.

Konferansta, Almanya Başbakanı Schröder'le AB Komisyonu Başkanı Barroso'nun konuşmaları dikkat çekti

Konferansta, Almanya Başbakanı Schröder'le AB Komisyonu Başkanı Barroso'nun konuşmaları dikkat çekti

Berlin’de yapılan Avrupa Kültür Konferansı’nda, AB'nin coğrafi açıdan genişlemesinin, Avrupalılık ruhunun yayılmasına etkisi üzerinde fikir yürütüldü. Ayrıca AB’nin 10 yeni üye ile genişlediği 2004 yılının önemine de değinildi.

”2004 yılı bir başlangıçlar yılı olarak zihinlere kazınacak” diyen AB Komisyonu Başkanı Jose Manual Barroso, Avrupa Anayasası’nın bu yılda imzalandığını, yeni bir parlamento ve komisyonun göreve geldiğini ve tarihi genişlemenin 2004’te gerçekleştiğini söyledi.

Hoşgörü çağrısı

Barroso Avrupa’nın , gündelik işlerle uğraşırken ortak bir kimlik arama sorununu bir kenara itmemesi gerektiğini vurguladı. Komisyon Başkanı, Avrupa’da hoşgörü kültürü ve karşılıklı saygının hakim olması çağrısında bulundu. Konferansa ev sahipliği yapan Almanya’nın Başkanı Gerhard Schröder ise Avrupa Anayasası'nda da sözü geçen, Avrupa’nın çeşitliliklerin bir birlikteliği olduğunu anımsattı. Ortak deneyimlerin, dini farklılıklardan daha önemli olduğunu vurgulayan Schröder, bu bağlamda Türkiye’nin AB’ye üyeliği hakkındaki tartışmalara da değindi.

Schröder, bir ülkenin AB‘ye üye olmasına, öncelikle siyasi kriterlere göre karar verildiğini yineledi. Almanya Başbakanı, ”Demokrasi, hukuk devleti, insan ve azınlık hakları gibi Avrupa değerlerini benimseyenlere gelecekte üyelik yolu kapatılmamalıdır” diye konuştu.

Schröder: 'Yabancı düşman değil'

”Avrupa, çoğulculuğa, yaşayan bir örnek” diyen Schröder, farklı ve yabancı olanın otomatikman düşman olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.

Schröder ayrıca, Avrupa değerlerini yüksek sesle savunabilmek için işleyen, ortak bir güvenlik ve savunma mekanizmasına sahip olmanın önemini de vurguladı. Bu konuda, ABD ile Irak Savaşı konusunda yaşanan gerginlik de gündeme geldi. Schröder bu bağlamda devletler hukukuna uyulması ve savaşın siyasi araç olarak kullanılmaması gerektiğini belirtti. Almanya Dışişleri Bakanı Fischer de Avrupalılık ruhu tartışması kapsamında Avrupa’nın çekirdeğini, liberal demokrasi ve uyum düşüncesinin oluşturduğunu söyledi.

Fischer, Fransa’nın eski Cumhurbaşkanı Francois Mitterand’ın AP kürsüsünden söylediği ”Asıl savaş milliyetçiliktir” sözünü hatırlattı. Fischer, konuşmasını ”Avrupalılık ruhunu oluşturan entegrasyon, demokrasi, hukuk üstünlüğü ve hoşgörüdür” sözleriyle tamamladı.

  • Tarih 27.11.2004
  • Hazırlayan Jens Thurau
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Ab3I
  • Tarih 27.11.2004
  • Hazırlayan Jens Thurau
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Ab3I