1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Schröder hükümetinin reformlar için muhalefete ihtiyacı var

Schröder hükümetinin iddialı mali ve sosyal güvenlik reformlarını federal ve eyalet temsilcileri meclislerinden geçirebilmesi için parlamentonun ikinci kanadında çoğunluğu oluşturan muhalefet partilerini reformların finansmanı konusunda ikna etmesi şart.

Başbakan Schröder ile Maliye Bakanı Eichel muhalefet tarafından sert bir dille eleştiriliyor

Başbakan Schröder ile Maliye Bakanı Eichel muhalefet tarafından sert bir dille eleştiriliyor

Durgunluktan kaynaklanan bütçe açığını rekor borçlanmayla kapatmaya çalışan Maliye Bakanı Hans Eichel’in başı zaten Avrupa Birliği Komisyonu ile dertte. Maliye Bakanı, iki yıldır euro istikrar paktını ihlal eden Almanya’nın 2004 yılında da ek borçlanmayı gayrı safi yurtiçi hasılanın yüzde 3’ünü geçmeyecek düzeyde tutamayacağını itiraf etmişti. Eichel, haftanın parlamento gündemini tayin eden bütçe genel görüşmelerinde makul düzeydeki borçlanmayla reformların finansmanını garanti edebilecek mi?

2010 ajandası başlığı altında toplanan reform paketinin en önemli ögelerinden biri olan vergi indiriminin yasalaşması anlaşıldığı kadarıyla muhalefetin insafına kaldı. Eyalet temsilcileri meclisinde çoğunlukta olmalarından cesaret alan muhalefet partieri ağır şartlar öne sürüyorlar.

Amaç tüketim harcamalarını arttırmak

Bütçe açığının rekor düzeye çıktığı ve bütçe politikasının euro’nun istikrarını sarsabilecek hale geldiği bir dönemde Schröder hükümetinin vergi indirimini bir yıl öne almaya kalkışması gerçekten cesur bir adım. Sosyal Demokrat-Yeşiller koalisyonunun amacı, satın alma gücü üzerinden, yıllardır yerinde sayan tüketim harcamalarının artmasını sağlamak. Milli gelir içindeki payı yüzde 50’nin üzerinde olan tüketim harcamalarının ekonomik durgunluğun atlatılmasına önemli katkısı olacağına inanan Başbakan Schröder, artan tüketimlerin yatırımları da ateşleyeceğini ve ekonomik büyüme hızının devletin vergi gelirlerini arttıracağını düşünüyor.

Muhalefet partileri de prensip olarak işletmeler ve tüketici üzerindeki vergi yükünün azaltılmasına karşı değiller. Ancak muhalefet mantığının kaçınılmaz sonucu olarak hükümetin vergi modelini yeterli bulmuyor ve alternatif vergi mevzuatı üretiyorlar. Bu durumda da hükümetin önnerileri parlamentoda pazarlık konusu oluyor. ‘Vergi indirimini onaylarız ama şartlarımızı kabul ederseniz’, diyen muhalefet kanadı ortaya çıkacak yasada en az hükümet kadar kendi payının da bulunduğunu seçmenine anlatabilmek istiyor.

Ana muhalefet son olarak da vergi indirimini istikrar paktı kriterlerine uyulması şartına bağladı. Hristiyan Birlik partileri AB Komisyonu tarafından talep edilen 4 ila 6 milyar euroluk tasaruf hedefinden sapılmadığı takdirde vergi indirimini onaylayabileceğini duyurdular.

Eichel'a suçlama

Muhalefet sözcüleri Maliye Bakanı'nı euro istikrar kriterlerini hiçe sayarak, güçlü Alman Markı’nın mirasını tehlikeye atmakla suçladılar. Hristiyan Birlik Partileri Meclis Grubu Başkan vekili Friedrich Merz Deutschlandfunk Radyosu'na verdiği demeçte, ‘aşırı borçla para istikrarını tehlikeye atanlar, zaruri olan ekonomik büyümeyi de heba etmiş olurlar’ dedi.

‘Büyüme istikrarın alternatifi olmamalıdır’ diyen Merz Almanya’nın para istikrarını koruduğu dönemlerde yüksek ekonomik büyüme hızına ulaştığını hatırlattı ve sözlerini şöyle sürdürdü.:

”İstikrarı tehlikeye atma pahasına büyüme ve istihdam arayışına girmek büyük hata olur. İstikrar, ekonomi ve istihdam politikalarının başarı anahtarıdır. Federal hükümet her şeyden önce, ekonomik büyümenin ile para istikrarı ile birlikte yürütülemeyeceği havası yaratmaktan vazgeçmelidir.”