1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Schröder: Desteğimize güvenin

Ankara'da temaslarda bulunan Almanya Başbakanı Schröder, 40 yıl önce AB sözü verilen Türkiye'nin, Almanya'nın desteğine güvenebileceğini söyledi. DW Türkçe Yayınlar Yöneticisi Baha Güngör'ün notları:

Gerhard Schröder, Türkiye'nin AB'yi hedeflerken Atatürk'ün yolunda olduğunu söyledi

Gerhard Schröder, Türkiye'nin AB'yi hedeflerken Atatürk'ün yolunda olduğunu söyledi

11 yıl aradan sonra ilk kez bir Almanya Başbakanı Türkiye’ye resmi ziyaret gerçekleştiriyor. Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan’la görüşen Almanya Başbakanı Gerhard Schröder, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefine güçlü destek mesajları verdi. Heyetlerarası ve başbaşa görüşmelerin ardından, iki başbakan ortak açıklama yaptı.

40 yıllık söz

Türkiye’ye 40 yıl önce AB’ye üyelik yolunun açıldığını ve sözler verildiğini hatırlatan Schröder, ”Türkiye’nin üyelik müzakerelerinin başlatılması yönündeki arzusunu desteklediğimiz doğru. AB Komisyonu’nun bunun için gerekli koşulların yerine getirildiğini tesbit etmesinin ardından bu yılın sonunda tarih verilme şansı hayli yüksek” diye konuştu.

Erdoğan: Kriterleri yerine getirdik

Tayyip Erdoğan da Schröder’e Kopenhag siyasi kriterlerinin mevzuat bakımından büyük ölçüde yerine getirildiğini ve bu çerçevede, kritik eşiğin aşıldığını söyledi. Erdoğan, ”Bugün başbaşa ve heyetler arasında gerçekleştirilen görüşmeler sırasında ağırlıklı olarak Türkiye-AB ilişkileri üzerinde durduk” dedi.

"Desteğimize güvenin"

Ankara’da ilk olarak Anıtkabir’i ziyaret eden Schröder, Anıtkabir özel defterine, ”Türk halkı Almanya’nın ve Alman halkının desteğine güvenebilir” diye yazdı. Schröder, Erdoğan’la birlikte düzenledikleri basın toplantısında da benzer ifadeler kullandı. Merkel’in geçen hafta olumsuz mesajlar içeren ziyaretinin ardından Schröder olumlu bir hava yarattı.

Atatürk’ün yolunda

Schröder’in yarattığı olumlu hava, Anıtkabir’de başladı ve temasları süresince devam etti. Schröder’in Anıtkabir özel defterine yazdığı bir cümle daha dikkat çekti. Schröder, Mustafa Kemal Atatürk’ün, Türkiye’nin Avrupa yolunu açtığını, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne giden yolunun açık tutulması gereğine işaret etti.

Almanya’nın desteği neden önemli?

Schröder, ortak basın toplantısında Almanya’nın desteğinin neden bu kadar önemli olduğunu şu sözlerle vurgulamaya çalıştı: ”Biz Avrupa olarak Türkiye’yle 40 yıl önce ortaklık anlaşmasını imzalayarak AB’de tam üyeliğe giden yolu açmış, söz vermiştik. Bu sözü tutmak zorundayız. Çünkü Türkiye, büyük çoğunluğu Müslüman olan halkıyla, Avrupa’nın değerlerini bağdaştıran bir ülke olarak bölgesindeki istikrara çok önemli katkıda bulundu ve bulunmaya devam edecek. Onun için Türkiye’nin gerek siyasi, gerek kültürel gerekse ekonomik açıdan kalkınmasını desteklemek zorundayız. Biz sözümüzün ardında duruyoruz. Türkiye’ye müzakere tarihi konusunda Kopenhag kriterlerini eksiksiz veya çok büyük bölümünü yerine getirmesi halinde Türkiye’ye AB yolunu açacak olan müzakerelerin başlatılması açısından Almanya’nın desteği tamdır.”

Schröder’in aşkının ardında yatan

Türkiye’nin bölgedeki öneminin istikrar açısından katkısı ortada. Konulara bakıldığında da Türkiye’nin önemi ortaya çıkıyor. Kıbrıs, Irak, Ortadoğu, NATO, Afganistan... Bütün bu konularda Türkiye her zaman ön planda rol alan bir ülke ve Türkiye’nin çok güvenilir bir ülke olduğu açık. Türkiye, 1952’den beri NATO üyesi. Türkiye aşkı işte buradan doğuyor. Türkiye, Batı'nın her zaman güvendiği bir ülkeydi. Ayrıca Almanya’da 600 bin Türk kökenli seçmen var. İki yıl önce Schröder kılpayı kazanmıştı. 5 eyalette bu yıl federal seçimler, iki yıl sonra da genel seçimler var. Kısacası, Schröder’in Türkiye aşkının depreşmesinde bir etken de Alman iç siyaseti. Türk kökenli seçmenlere, ”Biz sizin anavatanınızın yanınındayız” mesajı verilmeye çalışılıyor.

Erdoğan: Yasalar kağıt üzerinde kalmayacak

Erdoğan’dan gelen mesajlara bakmak lazım. Burada da uyum yasalarının uygulanması konusunda çok olumlu gelişmeler var. Bu gelişmelerin devamı lazım. Bir gazeteci, "Kürtçe televizyonlar ne zaman izlenebilecek" diye sordu. Erdoğan, "Biz Türkiye’de yasaları çıkardık. Yasalar uygulanacaktır, yasalar sayfa aralarında kalmaz. Anadilini öğrenmek isteyen herkese bu imkan açıktır. Güneydoğuda da bu yönde çalışmalar yapıldı, kurslar açıldı. Avrupa değerlerine tamamen katılıyoruz. Muhafakazar demokrat parti olarak öne çıkmak istiyoruz. Kopenhag kriterlerini ve gereken tüm şartları yerine getirmeye hazırız" dedi.

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN