1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Schengen tartışması yine kızıştı

Lüksemburg’da biraraya gelen AB içişleri bakanları yasadışı göç akımı olduğu zamanlarda sınır kontrolleri getirilmesi konusunda uzlaştı. Ancak AB Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu bu düzenlemeye karşı.

Bugüne kadar AB’ye üye ülkeler olağanüstü durumlarda sınır kontrollerini devreye sokabiliyorlardı. Doğal afetler ya da terör tehdidi gibi. Ya da bir başka örnek, Avrupa Futbol Şampiyonası boyunca Polonya ülke hudutlarında sınır kontrolleri yapacak. İçişleri Bakanlarının üzerinde uzlaştığı yeni düzenleme ise ‘yasadışı göç akımı' durumunda da sınır kontrolü kararını ülkelerin inisiyatifine bırakıyor.

Almanya İçişleri Bakanı Hans Peter Friedrich şunları kaydetti:

“Burada amaç genel olarak Avrupa’yı güçlendirmek. Komisyonun güçlü bir konumu olacak, bir rapor verecek, öneri sunacak ve Konsey değerlendirecek ama bütün içişleri bakanları için önemli bir nokta; son kararı verme hakkı üye devletlerde kalacak. Çünkü biz vatandaşlarımızın güvenliğinden sorumluyuz. Bu düzenleme ile doğru yolda olduğumuza inanıyorum.”

Geçtiğimiz yıl İtalya’nın Kuzey Afrika ülkelerinden gelen göç dalgası karşısında mültecilere geçici oturum izni verip diğer ülkelere geçmelerine olanak tanıması tepkiye yol açmıştı. Yunanistan da yasadışı göçle mücadele etmediği yönünde eleştiri alıyor. Türkiye sınırından Yunanistan'a giren kaçak göçmenler diğer Avrupa ülkelerine geçebiliyorlar. Avusturya İçişleri Bakanı Johanna Mikl Leitner Türk-Yunan sınırındaki durumu, 'daha açık bir şekilde belirlenen acil mekanizmalara ihtiyaç olduğunun göstergesi' şeklinde değerlendirdi. İsviçre İçişleri Bakanı Simonetta Sommaruga da yeni düzenlemeleri savunuyor:

“Diğer pek çok üye devlet ile birlikte son karar yetkisinin bizde kalması için çaba göstereceğiz. Bir başkasının bizim sınırlarımız hakkında karar almasını kabul edemeyiz.”

Malmström'den karşı görüş

AB İçişleri Bakanlarının üzerinde uzlaştığı yeni düzenlemeleri Avrupa Parlamentosu ile AB Komisyonu’nun onaylaması gerekiyor. Ancak AB Komisyonu’nun içişlerinden sorumlu üyesi Cecilia Malmström daha toplantı öncesinde karşı görüş bildirdi:

“Komisyon masaya yatırılan bu öneriyi kabul etmiyor. Çünkü Avrupa sisteminin temeline uygun değil, Schengen’i de geliştirip güçlendirmiyor. Eğer olağanüstü bir durumda sınır kontrollerinin yeniden başlatılması gerekirse bu AB’nin ortak kararı olmak zorunda, bu devletlerin tek başına verebileceği bir karar olamaz.”

'Asıl tehdit, hakların sınırlanması'

Cecilia Malmström yasa dışı göçün kamu düzeni için bir tehdit oluşturmadığını da söyledi. Malmström esas tehdidin, devletlerin acil durumlarda devreye sokabileceği sınır kontrolleri ile AB’de vatandaşların serbest dolaşım hakkının kısıtlanması olduğu yönünde uyardı. Almanya İçişleri Bakanı ise bu konuda rahat:

“Acil durum mekanizması sadece en son noktada artık olmazsa olmaz durumlarda devreye girecek. Ve şimdi devreye girmeli diyebileceğim bir durumda da gözükmüyor.”

Üye devletler şimdilik AB Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu karşısında ilk raundu kazanmış gözüküyor. Ancak önlerinde Avrupa Parlamentosu engeli bulunuyor. Karar alma mekanizmalarına yeterince dahil edilmediğinden şikayetçi olan Parlamento, Avrupa Adalet Divanı'na gitmekle tehdit ediyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Christoph Hasselbach / Çeviren Deniz Eğilmez

Editör: Beklan Kulaksızoğlu