1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Sauerland Grubu davasında gelişme

Sauerland davası sanıklarıyla ilişkisi olduğundan şüphelenilen bir Türk kökenli Alman vatandaşı gözaltına alındı. 24 yaşındaki zanlının bombalı saldırılarda destek sunduğu ileri sürülüyor.

default

Almanya’da çeşitli noktalara saldırarak çok sayıda Amerikan vatandaşını öldürme hazırlığı içindeyken yakalanan ve "Sauerland Grubu" olarak adlandırılan terör zanlıları, Düsseldorf Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde hâkim karşısına çıktı. Terör hücresinin lideri olduğu belirtilen ve sonradan Müslümanlığı seçmiş bir Alman olan Fritz Gelowicz suskunluğunu bozan ilk sanık oldu. Gelowicz, saldırıyı nasıl planladıklarını ayrıntılı olarak anlattı. Aylarca Pakistan'da eğitim aldıklarını belirten Gelowicz, Afganistan-Pakistan sınır bölgelerinde cihada katılmak istediğini söyledi. Ancak daha sonra kendilerine bu yerler dışındaki ülkelerde bulunan Amerikalılara saldırmanın daha çok ses getireceğinin söylendiğini ve bu konuda ikna olduklarını ifade etti.

Federal Savcı Volker Brinkmann, Düsseldorf Eyalet Yüksek Mahkemesi'nde bir aylık bir aranın ardından devam edilen davanın bugün duruşmasından önce yaptığı açıklamada, gelinen durumu şu sözlerle değerlendirdi:

"Zanlılar, mümkün olduğunca çok sayıda Amerikan askerini öldürmeyi planladıklarını kabul etti. Zanlıların bu amacı taşıdığını daha soruşturmamız sırasında tespit etmiştik. Bunu, yaptıkları itiraflarla da doğrulamış oldular.“

Terör hücresinin lideri olduğundan hareket edilen Alman Fritz Gelowicz, bugün ilk kez sessizliğini bozdu ve 2005 yılındaki Mekke seyahatinden sonra Suriye üzerinden Irak’a gidip orada cihada katılmayı hedeflediğini, ancak bunu başaramadığını belirtti. Veziristan’daki terör eğitimi sırasında, Avrupa’da saldırılar düzenlemenin daha iyi olacağı konusunda ikna olduğunu belirten terör hücresi lideri, “O zamanlar El Kaide içinde Avrupa’da saldırı düzenleme ihtimali olan bir Avrupalı yoktu. Biz hazır olduğumuzu açıkladık, çünkü başka kimse yoktu” dedi.

Üç ay eğitim aldılar

Afganistan'da bulunan Amerikalılara saldırmanın “çok zor” olduğunu belirten Gelowicz, terör eğitimi aldıkları Ahmed adlı kişinin, yabancı bir ülkedeki Amerikalılara saldırmanın daha az külfetli ancak çok daha etkili olduğunu söylediğini ifade etti. Gelowicz, kendilerinin de bu konuda ikna olduğunu, ancak asla beyninin yıkanmadığını söyledi.

Dava arkadaşlarıyla birlikte İstanbul ve Tahran üzerinden Pakistan’a gittiğini ve orada Taliban’ın Pakistan'daki kolu ve ağır silahlarla donanmış diğer mücahitler tarafından ağırlandıklarını kaydeden Gelowicz, Mil Ali kenti yakınlarındaki kerpiç evlerde, uzun süre eğitim aldıklarını, bu kapsamda kalaşnikof kullanmayı da öğrendiklerini dile getirdi. Pakistan’daki eğitimin üç ay sürdüğünü ifade eden Gelowicz, Sauerland Grubu'nun bir diğer üyesi olan Adem Yılmaz ile Almanya’da saldırı düzenleme kararını da orada verdiklerini kaydetti.

Baş hâkim ifadelerden etkilendi

Mahkeme, sanıkların yüzlerce sayfalık ifadelerini inandırıcı buldu. Davanın baş hâkimi Ottmar Breidling, ifadelerin bu kadar fazla ve açık olmasından etkilendiğini ortaya koydu. Baş hâkim, “Davayı daha hızlı sonlandırabileceğiz” diye konuştu.

2007 yılında Almanya’da çeşitli noktalara yönelik bir dizi terör saldırısıyla, çok sayıda ABD vatandaşını öldürme hazırlığı içindeyken yakalanan zanlıların davası Nisan ayında başlamıştı. Dava, sorguya zaman tanımak amacıyla birçok kez ertelenmişti. Grupta Fritz Gelowicz ve Daniel Schneider adlı Müslüman olmuş iki Alman ile Atilla Selek ve Adem Yılmaz adlı iki Türk kökenli bulunuyor. Zanlıların üçü 2007 Eylül ayında ele geçirilmiş, Attila Selek de kaçtığı Konya’da yakalanarak Alman yetkililere teslim edilmişti.

Yüzlerce sayfalık itiraf

Zanlılar, yaklaşık iki ay önce itiraflarda bulunacağını beyan etmeleri üzerine Federal Emniyet Dairesi'ne bağlı uzmanlar tarafından cezaevinde sorguya alınmışlardı. Savunma avukatları, “zanlıların yapacağı itirafların birçok sürpriz içerdiğini” açıklamış ve sanıklar, cezaevinde bin sayfadan fazla itirafta bulunmuşlardı.

Geçtiğimiz günlerde tartışma yaratan bir konu ise sanıkların, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ile ilgili iddialarıydı. Bir kaç hafta önce basına yansıyan bazı ifade tutanaklarına göre, sanıklardan Atilla Selek, Mevlüt K. adlı bir kişiden söz ediyor. Sauerland terör hücresiyle Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı CIA ve Türk İstihbarat Teşkilatı MİT arasındaki bağlantıyı Mevlüt K.'nın kurduğunu öne süren Selek, söz konusu kişinin MİT'in "köstebeği" olduğunu savunuyor. Selek ayrıca, İstanbul'da yapılması planlanan saldırıda kullanılacak patlayıcı maddelerin de terör hücresinin lideri Gelowicz'e, Mevlüt K. tarafından teslim edildiğini ileri sürüyordu.

Savcıdan Mevlüt K. a çıklaması

Alman “Der Spiegel” dergisinde yer alan bir haberde ise Almanya'nın bu konuda Türkiye’den bilgi istediği ve gayri resmi bir yanıt alındığı yer alıyordu. Habere göre, Milli İstihbarat Teşkilatı, adı geçen Mevlüt K.'nın 2002 yılına kadar Türk İstihbaratı adına "bağlantı adamı" olarak çalıştığını gayri resmi olarak doğruladı. Ancak MİT, İstanbul'da planlanan saldırılarda kullanılacak patlayıcıları temin ettiği iddia edilen zaman diliminde, Mevlüt K.'nın MİT'le herhangi bir bağının bulunmadığını da vurguladı.

Almanya'nın Ludwigshafen kentinde doğan Mevlüt K. hakkında Federal Savcılık tarafından tutuklama kararı çıkarılıp çıkarılmadığını ilişkin de çelişkili bilgiler mevcut. Söz konusu kişinin şu anda kayıplara karıştığı bildiriliyor.

Öte yandan, Federal Savcı Volker Brinkmann yaptığı bir başka açıklamayla kafalarda soru işareti oluşturdu. Brinkmann, “Mevlüt K.’nın, Türk istihbarat servisinin hizmetinde bulunduğuna dair bir bilgimiz yok” diye konuştu.

BS/MÇ, DPA/AP/AFP/Reuters