1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

“Sanal derslikler” ülkeleri birbirine bağlıyor

“Komşu ülkede paralel öğrenim" isimli yeni bir video konferans projesi sayesinde, ders görmek için başka bir ülkeye gitmenize gerek yok.

default

Son teknik kontroller yapılıyor. Her şey hazır... Danimarka Yetişkin Eğitimi Kurumu'ndan Nils Christian Sörensen, Danimarka'daki Haderslev'den, Almanya'daki sınıfını selamlıyor.

Sörensen'in sanal sınıfı Almanya'nın Schleswig Holstein eyaletine bağlı olan Husum'da. İlk sanal sınıf, Danimarka'da Haderslev ile Ribe'nin tam orta noktasındaki küçük ve ücra köy Gram'da oluşturuldu. Gram, Jütland adı verilen ve Danimarka topraklarının büyük kısmının bulunduğu, güney ucu Almanya'ya bağlı olan yarım adada yer alıyor. Sörensen uygulamayla ilgili olarak "Bu yöntemi, Danimarka'daki seyrek nüfuslu bölgelere hizmet ulaştırabilmek için geliştirdik. Bununla doğru bir iş yaptığımızı söyleyebiliriz. Aksi takdirde örneğin Tondern'deki öğrenciler eğitim alamazlardı. Dolayısıyla böyle bir imkana sahip olduklarına seviniyorlar." yorumunu yapıyor.

Husum'daki Alman Yetişkin Eğitim Okulu'dan Sylvia Marquardt, Sörensen'i ziyarete gittiğinde bu yöntemle tanışmış. Marquardt, yanındaki diğer Almanların da bu eğitim şeklinden çok etkilendiklerini belirtiyor. Marquardt sözlerini şöyle sürdürüyor: "Video konferansı yoluyla kendimizi Danimarka'daki bir sınıfın içinde bulduk ve Danimarkalılara bakıp şöyle düşündük: Böyle bir şey sınır ötesi de yapılabilir."

AB projeyi destekliyor

BdT Deutschland Zoo Stuttgart Eisbär Baby Wilbär

Bunun üzerine Alman Yetişkin Eğitim Okulu ile Danimarka Yetişkin Eğitimi Kurumu, Avrupa Birliği'ne bölgelerarası bir proje başvurusunda bulundu. AB projeyi kabul etti. Hali hazırda proje için 1,3 milyon euro ayrılmış durumda. Bunun yarısından fazlasını AB karşılıyor.

Bir sınıfın teknik donanımının maliyeti 25 bin euro tutuyor. Sınırın her iki tarafında on sınıf, uzaktan canlı eğitim için hazırlanmış durumda. Nils Christian Sörensen, sistemi "Temel ilke, her iki tarafta da elektronik bir yazı tahtası bulunmasına dayanıyor. Biz buna akıllı tahta diyoruz. Bu akıllı tahtayı diğerlerine bağlamak mümkün… Böylece Husum'da veya Flensburg'daki bir resim örneğin Haderslev'de de görülebiliyor. Bu, tüm bölgelerden kullanılabilen bir yazı tahtası demek..." sözleriyle açıklıyor.

Sylvia Marquardt, bu harika teknikle ilgili olarak "En büyük avantaj, ana dili konuşanlarla doğrudan iletişim kurulabilmesi. Husum'daki bir İskandinavca kursuyla Sonderburg'daki bir kursu birbirine bağlamak mümkün. Bir diğer avantaj, bir bölgede kurs için yeterli katılımcı bulunmadığı takdirde kursların birleştirilebilmesi." diyor.

Werner Junge / Çeviren: Banu Ertek

Editör: Ahmet Günaltay